Antalya'da denize düşen beton ağırlıklardan yapay resif oluşturuldu
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Konyaaltı Sahili'nde öğrencileriyle gerçekleştirdiği dalışın ardından denizde oluşturdukları yapay resif uygulamasının sonuçlarını paylaştı. Gökoğlu, denize düşen beton ağırlıkların bir noktada toplanmasıyla oluşturulan küçük yapay resifin, kısa sürede biyolojik çeşitliliği artırdığını gözlemlediklerini söyledi.
Yapay resiflerin rolü
Gökoğlu, yapay resiflerin doğal resiflerin taklidi olduğunu belirterek, insan eliyle denizin içine bırakılan batmış tekneler veya yapılmış objelerin de yapay resif sayıldığını ifade etti. 'Hemen burada bir boru var. Bu boru da bir nevi yapay resif. Dolayısıyla üzerinde biyolojik çeşitlilik fazla. Bizim dalış noktamız da burası' sözleriyle, yapay yapıların üzerinde canlı çeşitliliğinin arttığını vurguladı.
Uygulama ve gözlemler
Konyaaltı'nda denize düşen beton ağırlıkları bir noktada toplayarak küçük bir yapay resif oluşturduklarını aktaran Gökoğlu, 'Buradan düşen beton ağırlıklar var. Biz de onlardan küçük bir yapay resif oluşturduk. Düşen beton ağırlıkları bir noktaya yığdık. Oraya gittiğinizde biyolojik çeşitliliğin bir anda arttığını görüyorsunuz' dedi. Gökoğlu, bu tür uygulamaların bölge için uygun habitatlara yerleştirilmesi gerektiğini de belirtti: 'Yapay resiflerin bu bölge için uygun habitatlara konması gerekiyor.'
Kıyı yapısı ve tür dağılımı
Yapay resiflerin özellikle doğal kayalık yapıların sınırlı olduğu kumlu ve çamurlu alanlarda tür çeşitliliğine katkı sunduğunu söyleyen Gökoğlu, 'Yapay resif doğal resiflerin olmadığı yerlere konur. Denizin içerisinde çöl gibi olan, kumlu ve çamurlu noktalar var. Yapay resiflerin buralara yerleştirilmesi gerekiyor' ifadeleriyle uygulamanın amacını özetledi.
Antalya kıyılarındaki kayalık alanların sınırlılığına dikkat çeken Gökoğlu, 'Falezlerden Konyaaltı'na, oradan limana ve hatta limanın arkasındaki Sıçan Adası'na kadar kayalık alan çok az. Limanın mendirekleri de yapay resif sayılır' diyerek, bu yapıların hem balık hem de diğer deniz canlılarının çeşitliliğini artırdığını belirtti.
Son olarak Gökoğlu, yapay resiflerin zayıf doğal alanları desteklemek amacıyla kullanıldığını ve kıyılarda tür çeşitliliğinin azaldığına işaret ederek, 'Kıyılarımızda tür çeşitliliği azaldı. Azalan türlerin yerine genellikle Kızıldeniz orijinli türler geliyor. Yapay resifler zorunluluk değildir ancak bölgeyi hem tür çeşitliliği hem de balık çeşitliliği açısından zenginleştirmek için yapılır. Bunlar aynı zamanda balıkçılığı desteklemeye yönelik faaliyetlerdir' dedi.
ANTALYA’DA DENİZE DÜŞEN BETON AĞIRLIKLARI BİR NOKTADA TOPLAYARAK KÜÇÜK BİR YAPAY RESİF OLUŞTURDUKLARINI AKTARAN PROF. DR. MEHMET GÖKOĞLU, BÖLGEDE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KISA SÜREDE ARTTIĞINI SÖYLEDİ. YAPAY RESİFLERİN DENİZ CANLILARI İÇİN YENİ YAŞAM ALANLARI OLUŞTURDUĞUNU İFADE EDEN GÖKOĞLU, "ORAYA GİTTİĞİNİZDE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN BİR ANDA ARTTIĞINI GÖRÜYORSUNUZ" DEDİ.