Anne sütü hem bebeği hem anneyi koruyan yaşam kaynağı

Anne sütü bebeğin bağışıklığını ve zeka gelişimini destekler; doğum sonrası toparlanmayı hızlandırır, uzun vadede anne kanser riskini azaltır.

Yayın Tarihi: 03.08.2026 12:41
Güncelleme Tarihi: 03.08.2026 12:41

Anne sütü hem bebeği hem anneyi koruyan yaşam kaynağı

Emzirmenin tarihsel ve küresel önemi:

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Ümran Kılınçdemir Turgut, emzirmenin sadece bebek için değil, anne sağlığı açısından da hayati katkıları olduğunu vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl 1-7 Ağustos tarihleri arasında kutlanan Dünya Emzirme Haftası, anne sütünün önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Turgut, anne sütünün tarih boyunca "yaşam sıvısı" olarak adlandırıldığını; Antik Mısır, Yunan ve Roma uygarlıklarında ve daha sonraki dönemlerde süt annelik geleneğinin bulunduğunu, Osmanlı döneminde ve İslam kaynaklarında da emzirmenin teşvik edildiğini belirtti. Emzirme farkındalığının güçlendirilmesinin gerekliliğinin, formül mamaların yaygınlaşmasıyla daha da ortaya çıktığını söyledi.

Bebek için sağladığı avantajlar:

Dr. Turgut, bebeklerin ilk altı ayında anne sütünün tek başına yeterli olduğunu ifade etti. Anne sütünde bulunan immünoglobulinlerin, bağırsak florasını ve mukozasını kapsayan benzersiz bir bağışıklık yapısı oluşturduğunu ve bebeği enfeksiyonlara karşı koruduğunu anlattı. Ayrıca, anne sütünün bebeğin zeka gelişimini desteklediğini ve dengeli bir besin kaynağı olması nedeniyle obezite gibi olumsuz sonuçlara yol açmadığını belirtti. Bu nedenle mümkünse bebeklerin ilk altı ayı yalnızca anne sütüyle geçirilmelidir.

Anne sağlığına kısa ve uzun vadeli katkılar:

Emzirmenin anne üzerinde de somut yararları bulunuyor. Dr. Turgut, kısa vadede emzirmenin doğum sonrası hızlı toparlanmaya, eski kiloya dönmeye yardımcı olduğunu ve rahim kasılmalarını destekleyerek doğum sonrası kanama riskini azalttığını söyledi. Uzun vadede ise özellikle 30 yaşın altındaki annelerde emzirmenin meme ve yumurtalık kanseri riskini azalttığına dikkat çekti.

Emzirme sürecinde yaşanan en sık sorunların, çoğunlukla doğru teknik bilgisinin eksikliğinden kaynaklandığını belirten Turgut, Sağlık Bakanlığı tarafından verilen gebe okullarındaki eğitimlerin özellikle gebeliğin son üç ayında emzirme konusunda yol gösterdiğini hatırlattı. Çevresel faktörlerin ve sosyal desteğin de emzirme kararında belirleyici olduğunu vurguladı.

Yeni doğum yapmış annelerin "sütüm yeterli mi" ya da "bebek aç mı kalıyor" gibi endişelerinin anksiyeteye yol açabildiğini ifade eden Turgut, anneye pozitif ve güven verici söylemlerle destek olunması gerektiğini, emzirmenin devam ettikçe sütün miktarının artacağına dair bilgilendirmenin önem taşıdığını söyledi.

Sonuç olarak, emzirme hem bebek hem de anne sağlığına çok yönlü katkı sağlıyor; tarihsel ve güncel uygulamalar bu doğal beslenme biçiminin korunması ve desteklenmesi gerektiğini işaret ediyor.

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI’NDAN UZMANI DR. ÜMRAN KILINÇDEMİR TURGUT, EMZİRMENİN...

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI’NDAN UZMANI DR. ÜMRAN KILINÇDEMİR TURGUT, EMZİRMENİN YALNIZCA BEBEK DEĞİL, ANNE SAĞLIĞI AÇISINDAN DA ÖNEMLİ KATKILARI BULUNDUĞUNU SÖYLEYEREK, "KISA VADEDE DOĞUM SONRASI HIZLI TOPARLANMAYI, ESKİ KİLOYA DÖNMEYİ VE RAHİM KASILMALARINI DESTEKLEYEREK DOĞUM SONRASI KANAMA RİSKİNİ AZALTIR" DEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.