Ankara’da 'Türkiye’de başıboş köpek sorunu' paneli: Mağdurlar, hukuki ve sağlık boyutlarını tartıştı
Ankara’da platformlar tarafından düzenlenen "Türkiye’de başıboş köpek sorunu" panelinde, 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrası uygulama sorunları, belediyelerin hukuki sorumlulukları, halk sağlığı ve güvenlik boyutları ile bilimsel, idari ve insan hakları perspektifleri ele alındı. Etkinliğe başıboş köpek mağdurları, hukukçular ve akademisyenler katıldı.
Panelde ele alınan başlıklar
Panelde özellikle 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrasında ortaya çıkan uygulama boşlukları ve belediyelerin yükümlülükleri tartışıldı. Katılımcılar, konunun yalnızca hayvan refahı meselesi olmadığını; aynı zamanda halk sağlığı, kamu güvenliği ve idari uygulamalar açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Etkinlik, vakaların mağdurlar üzerindeki sosyal ve hukuki etkilerine dair doğrudan tanıklıklara da yer verdi.
Nevzat Öylek’in değerlendirmesi
Ankara Sivil Toplum Platformu Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin yürütülmesinin önemine dikkat çekti ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir. Özellikle okul çevreleri, parklar, hastaneler ve ibadethaneler güvenli alanlar haline getirilmelidir. Yalnızca şehir güvenliği konusunda değil, toplumun kültürel ve vicdani meseleleri konusunda da sorumluluk almaya devam ediyoruz. Dün RTÜK önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında ekranlar üzerinden toplumumuza yönelik kültür emperyalizmine aile yapısını hedef alan yayınlara ve toplumsal değerlerimizi aşındırmaya çalışan içeriklere ilişkin kaygımızı ifade ettik".
Mağdur annenin anlatımı
Panelde söz alan bir mağdur anne, yıllarca verilen propaganda mesajlarının arka planının sorgulanmamasının bedelinin kendileri için ağır olduğunu belirtti ve yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: "Ancak bu propagandanın arka planını sorgulamamanın bedeli bizim için çok ağır oldu. Sadece 3 buçuk dakika içinde varlığıyla içimi şükürlerle dolduran kızım, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Kaçarken bir kamyonun altında kaldı ve bacağı koptu. Sizin haberlerde köpek saldırısı deyip geçtiğiniz o başlıklar bizim hayatımıza düşen birer ateş topuydu. Yanına vardığımda bana, ‘özür dilerim anneciğim köpekler saldırdı’ diyordu. Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor, acısı dayanılmaz hale geldiğindeyse uyutun beni diye yalvarıyordu. Biz bu felaketin ortasında çaresizce beklerken sosyal medyada bir tokat gibi yüzümüze vurulan iftiralar başladı. Kızımın hep sokaklarda olduğu, köpekleri tahrik ettiği gibi asılsız yalanlar yayıldı. İftiralar, öyle ahlaksız bir boyuta ulaştı ki olayın FETÖ kurgusu olduğundan tutun iffetime, namusuma, şahsıma yönelik onur kırıcı saldırılara kadar her türlü haksızlığa uğradım. Evladımız canıyla uğraşırken biz aynı zamanda bu organize kötülükle uğraşmak zorunda kaldık."
Sonuç ve katılımcı profili
Panel, uygulama sorunlarına yönelik çözüm arayışlarını, belediyelerin hukuki sorumluluklarının netleştirilmesini ve sahada uygulanabilir halk sağlığı önlemlerinin geliştirilmesini ön plana çıkardı. Programa hukukçular, mağdurlar ve akademisyenler katılarak hem tanıklık hem de hukuki ve bilimsel perspektiflerin bir arada tartışılmasını sağladı.
ANKARA’DA PLATFORMLAR TARAFINDAN ‘TÜRKİYE’DE BAŞIBOŞ KÖPEK SORUNU’ PANELİ DÜZENLENDİ.