Ani ölümlerin yüzde 50'si kalp ritim bozukluklarına bağlı; Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, ablasyonun rolünü anlattı

Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, ani ölümlerin neredeyse yüzde 50-60'ının ritim bozukluklarından kaynaklandığını; ventriküler taşikardi tedavisinde ablasyonun önemini vurguladı.

Yayın Tarihi: 22.05.2026 09:33
Güncelleme Tarihi: 22.05.2026 09:35

Ani ölümlerin yüzde 50'si kalp ritim bozukluklarına bağlı; Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, ablasyonun rolünü anlattı

Ani ölümlerin büyük kısmı ritim bozukluklarına bağlanıyor: Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz açıklıyor

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, ani ölümlerin neredeyse yüzde 50-60'ının kalp ritim bozukluklarına bağlı olarak gerçekleştiğini belirtirken, ventriküler taşikardi tedavisinde ablasyon yönteminin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi. Gökdeniz, ablasyon ile ventriküler taşikardi tedavisinde başarılı sonuçlar elde ettiklerini ifade etti.

Ventriküler taşikardi hangi hastalarda daha sık görülüyor?

Ventriküler taşikardi, kalbin karıncıklarından kaynaklanan ve tedavi edilmediğinde hayatı tehdit edebilen ciddi bir ritim bozukluğudur. Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, bu ritim bozukluğunu özellikle daha önce kalp ameliyatı geçirmiş, kalp krizi geçirmiş veya kalp yetmezliği olan hastalarda sık gördüklerini; gençlerde nadiren ortaya çıktığını belirtti. Öte yandan, kalp hastalığı olmayan kişilerde de ventriküler taşikardi nadiren görülebilir ve bu olgularda çoğunlukla iyi huylu seyreder.

Tedavi seçenekleri ve ablasyonun yükselen rolü

Ventriküler taşikardi tedavisinde başlıca uygulanan yöntemler ilaç tedavisi, pil (ICD) tedavisi ve ablasyondur. Prof. Dr. Gökdeniz, önceki yıllarda ana tedavinin ilaçlar olduğunu; ancak ritim bozukluklarının mekanizmalarının anlaşılması ve teknolojik ilerlemeler sayesinde ablasyon uygulamalarının giderek arttığını vurguladı. Ablasyon, bazı vakalarda ilaç ve pil tedavisine alternatif veya tamamlayıcı olarak öne çıkıyor.

Ablasyon nasıl uygulanıyor?

Ablasyon tedavisi, genellikle kasıktan girilerek yapılan, özelleşmiş bir işlemdir. Gökdeniz işlemi şu şekilde anlattı: bu işlem bazen 3-5 saat veya daha uzun sürebilir; kalbin içinde 3 boyutlu sistemlerle dolaşılarak gelen elektriksel sinyaller sürekli yorumlanır, ritim bozukluğunun odağı tespit edilip radyo frekans veya farklı enerji kaynaklarıyla o bölge yok edilir. Bu yüzden ablasyon sofistike bir yöntem olup yalnızca deneyimli ekip ve yeterli altyapısı olan merkezlerde uygulanmalıdır.

Tedavi beklentileri ve uzun dönem durum

Gökdeniz, implant edilen pillerin (ICD) hayat kurtardığını ancak her şoklamanın hastanın ömründen bir parça çaldığını belirterek, ablasyonun bu şoklamaları azaltma açısından önemini vurguladı. Ablasyonla amaç, o anki aktif odağı susturmak olup tedavi başarılı olduğunda belirgin fayda sağlanır. Ancak ritim bozukluğunun tamamen ortadan kaldırılması her zaman mümkün olmayabilir; ilerleyen yıllarda farklı odaklardan yeniden ventriküler taşikardi gelişebilir ve gerektiğinde tekrar ablasyon uygulanabilir.

Toplumda farkındalık gerekliliği

Haberi sonlandırırken Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, kalp ritim bozukluklarına dair toplumda farkındalığın artması gerektiğini vurguladı. Ani ritim bozukluklarının hızlı müdahale gerektirdiğini ve doğru merkezlerde uygulanacak uygun tedavilerin hastaların yaşam süresi ve kalitesini doğrudan etkilediğini belirtti.

"Ani ölümlerin yüzde 50’si kalp ritim bozukluğuna bağlı"

"Ani ölümlerin yüzde 50’si kalp ritim bozukluğuna bağlı"

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.