Meclis açılışında birlik ve geçmişe saygı vurgusu:
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın açılış konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İstiklal Harbi kahramanları ve parlamento tarihinde görev yapmış tüm milletvekillerini anarak başladı. Kurtulmuş, geçen çalışma döneminde sağlanan uzlaşı ve Meclis’te elde edilen mutabakatların milletin geleceği adına önemli bir eşik olduğunu belirtti.
Kurtulmuş, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarındaki farklı görüşlerin demokratik olgunlukla bir araya gelmesini öne çıkardı. Komisyon raporunun ittifaka yakın bir mutabakatla kabul edilmesinin ve ardından Meclis’te 10 Ağustos tarihinde çıkarılan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un 467 gibi rekor bir oyla kabulünün tarihî bir kapı araladığını söyledi ve sürece katkı veren partilere teşekkür etti.
Terörsüz Türkiye hedefi ve Meclisin sorumlulukları:
Kurtulmuş, terörsüz Türkiye sürecinde kabul edilen yasal düzenlemenin artık dikkatle uygulanma aşamasına geçtiğini ifade etti. Silahlı örgütün feshi ve silah bırakması gibi hususların yetkili kurumların tespitine tabi olduğunu hatırlatarak, kanunda öngörülen şartların tamamlanmasının izlenecek yolun hukuki güvencesi olduğunu vurguladı.
Meclisin üç ana sorumluluğu:
Kurtulmuş, Meclis olarak bu süreçte üç temel sorumluluğun bulunduğunu söyledi: birincisi kanunun tatbikatını kuracağı izleme komisyonu aracılığıyla takip etmek; ikincisi güvenlik kurumlarının fesih ve silahsızlanmaya ilişkin tespitlerini hukuk ölçüsü içinde izlemek; üçüncüsü ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeleri mutabakatla ele almak. Bu adımların, terörsüz bölge hedefine giden yolda ana taşları oluşturacağına işaret etti.
Ayrıca Kurtulmuş, coğrafyamızda güven ve huzuru artıracak ilişkiler geliştirilmesi gerektiğini belirterek bu süreci bölgesel sulhun tesisine yönelik bir adım olarak değerlendirdi.
Yeni Anayasa çağrısı ve iç tüzük beklentisi:
Konuşmasının önemli bir bölümünü yeni Anayasa çağrısına ayıran Kurtulmuş, "Yeni, çağdaş, demokratik, sivil ve katılımcı bir Anayasa" ihtiyacının ertelenemez bir sorumluluk olduğunu yineledi. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasal çerçevenin milletin katılımıyla yenilenmesi gerektiğini vurguladı.
Kurtulmuş, özellikle "Anayasa’nın ilk 4 maddesi etrafında gereksiz tartışmalar üretmeden, ortaklaşabileceğimiz alanlarda çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız" ifadelerini kullanarak, bu konu etrafında gereksiz gerilim ve ayrışmadan kaçınılmasının önemine dikkat çekti. İç Tüzük çalışmalarında ise parlamentonun etkinliğini artıracak, milletvekillerinin bilgi ve tecrübesini kanun yapımına daha fazla yansıtacak düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtti.
Siyasi Partiler Kanunu ile seçim mevzuatının da parti içi katılımı artıracak ve seçmen ile temsilci arasındaki bağı güçlendirecek şekilde yenilenmesi gerektiğini söyledi. Çoğulculuğu geliştirecek düzenlemelerde geniş bir konsensüs sağlanabileceğine inandığını ifade etti.
Denetim, yargı bağımsızlığı ve ekonomik güven:
Kurtulmuş, tasarruflarını değerlendirmek isteyen vatandaşların yaşadığı kaygıları yakından takip ettiklerini belirterek usulsüzlük ve haksız kazanç iddialarının tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi. "Yargının bağımsız incelemesi" sürerken ilgili kurumların ekonomik güveni koruyacak tedbirleri titizlikle uygulaması gerektiğini vurguladı.
Parlamento olarak denetim kudretinin yasa dışı işlemlerin üzerine gitmek için kullanılacağını kaydeden Kurtulmuş, "Milletin malına, emeğine ve geleceğine sahip çıkmak denetim vazifesinin bir gereğidir" dedi.
Çalışma disiplini, nezaket ve toplumsal diyalog çağrısı:
Genel Kurul ve komisyonlardaki disiplinli çalışmalardan memnuniyet duyduğunu belirten Kurtulmuş, milletvekillerinin fedakârlığını vurguladı ve çalışma düzeninin verimliliğini artıracak adımlar atılması gerektiğini söyledi. Tartışmaların gölgesinde kalmasına izin verilmemesi gerektiğini, fikirleri kararlılıkla savunurken karşı görüşlerin de dikkatle dinlenmesinin önemini dile getirdi.
Nezaketin korunmasının siyasi iddiaların itibarını yükselteceğini belirten Kurtulmuş, söz hakkına riayet edilmesini ve incitici ifadeler ile kavga görüntülerinin sözün ağırlığını zedelemesine fırsat verilmemesini istedi. Meclisin geniş temsil gücüne vurgu yaparak, ortak milli menfaatler etrafında hareket edilebileceğini ifade etti.
Kapanışta Kurtulmuş, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ile çıkan kanunun sağladığı mutabakatın bundan sonra ortak meselelerde ortak görüş geliştirebileceğinin somut kanıtı olduğunu belirtti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Anayasa’nın ilk 4 maddesi etrafında gereksiz tartışmalar üretmeden, ortaklaşabileceğimiz alanlarda çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız"