Analiz: Gazze'de sporcu ölümleri ve uluslararası spor boykotu çağrısı

Yazarlar, Gazze'de hedef alınan sporcuları işaret ederek İsrail'in uluslararası spordan men edilmesi ve spor boykotları örgütlenmesini savunuyor.

Yayın Tarihi: 18.09.2025 12:21
Güncelleme Tarihi: 18.09.2025 12:21

Analiz: Gazze'de sporcu ölümleri ve uluslararası spor boykotu çağrısı

Giriş: Sporun hedef alınması ve uluslararası sorumluluk

New Brunswick Üniversitesi'nden Doç. Dr. Nathan Kalman-Lamb ile Irish Sport for Palestine üyesi, eski milli basketbolcu Rebecca O’Keeffe tarafından kaleme alınan analiz, Gazze'de sporcuların doğrudan hedef alınmasını belgeleyerek küresel spor camiasının nasıl bir yanıt vermesi gerektiğini tartışıyor. Yazarlar, dayanışma ve somut eylem çağrısıyla İsrail'in uluslararası spor organizasyonlarından men edilmesi gerektiğini savunuyor.

Gazze'de yaşananlar: örnek vakalar ve kapsam

Analizde, 19 Ağustos tarihinde, yardım ararken İsrail askerleri tarafından Gazze'de vurularak öldürülen eski Filistin Milli Basketbol Takımı oyuncusu Muhammed Şa'lan örneği veriliyor. Yazarlar, Şa'lan'ın ölümünü, yardım arayan binden fazla kişinin katledildiği, yüzlerce sporcunun yaşamını yitirdiği ve on binlerce Filistinlinin hayatını kaybettiği sürecin bir bileşeni olarak sunuyor.

Benzer biçimde, 43 yaşındaki Gazze'nin efsane futbolcusu, 'Filistin'in Pele'si' olarak anılan Süleyman Ubeyd'in quadcopterden atılan mühimmatla öldüğü bildirildi. Bu olaylar, spora özgü saldırıların yaygınlığına dair verilerle destekleniyor; Filistin Futbol Federasyonu'na göre 7 Ekim 2023'ten bu yana 808 sporcu hayatını kaybetti, bunların neredeyse yarısı çocuk.

Athleticide kavramı

Yazarlar, sporcuların sistematik olarak hedef alınmasını tanımlamak için akademik literatürde yer alan athleticide kavramına atıf yapıyor. Bu terim, sporcuların katledilmesini, kültürel kimliğin bu önemli ifade biçimini yok etmeye yönelik daha geniş bir politika bağlamında değerlendiriyor ve Sociology of Sport Journal'da yayımlanacak çalışmalardan söz ediliyor.

Spor altyapısına ve kimliğe verilen zarar

Analizde, İsrail'in uygulamalarının sadece insan kaybı ile sınırlı kalmadığı; altyapının yıkımı, stadyumların toplama merkezlerine dönüştürülmesi, spor tesislerinin harap edilmesi ve Filistin'in kültürel ile akademik mirasının zarar görmesi biçiminde sürdüğü vurgulanıyor. Yazarlar, bu süreçlerin Filistinli sporcuların uzun vadeli rekabet ve gelişim imkânlarını kısıtladığını belirtiyor.

Spor boykotları: tarihsel bağlam ve güncel kampanyalar

Makale, spor boykotlarını Güney Afrika apartheid rejimine karşı uygulanmış uluslararası baskı ve dışlamayla kıyaslayarak, tarihten alınacak dersler bulunduğunu öne sürüyor. Yazarlar, spor camiasının kültürel gücünü kullanarak İsrail'in uluslararası spordan dışlanmasının bugün benzer etkiyi yaratabileceğini savunuyor.

İrlanda örneği

Irish Sport for Palestine üzerinden yürütülen kampanyalar, 2023'te 300'ün üzerinde tanınmış İrlandalı sporcunun imzaladığı açık mektup ve sonrasında yaşanan gelişmeler analizde ayrıntılı ele alınıyor. İmzacılar, İsrail'in tüm uluslararası spor organizasyonlarından men edilmesini ve spor tüzükleri ihlallerine ilişkin soruşturma açılmasını talep etti. İrlanda'da Eurobasket Elemeleri bağlamında İsrail ile karşılaşma planları ve ardından gelen boykot çağrıları, Basketbol İrlanda'nın karşı talepleri reddetmesi ve maçların ertelenmesi gibi aşamalar kronolojik olarak aktarılıyor.

Kanada örneği

Kanada'da ise Davis Kupası maçı etrafında gelişen kampanya anlatılıyor. Doç. Dr. Kalman-Lamb'ın öncülük ettiği mektup Tenis Kanada ve Spor Kanada'ya iletilmiş; mektup şu ana kadar 451 Kanadalı veya Kanada'da yaşayan sporcu, yönetici, akademisyen ve gazeteci tarafından imzalandı. İmzacılar arasında olimpiyat madalyalı ve tanınmış isimler yer alıyor ve imzacıların çeşitliliği vurgulanıyor.

Uluslararası spor örgütlerinin tepkisi

Yazarlar, FIFA, UEFA ve FIBA gibi kuruluşların İsrail'in eylemlerine yönelik daha kapsamlı yaptırımlardan kaçındığını belirtirken, spor figürlerinin ve bazı federasyonların gösterdiği tepkilerin sınırlı kaldığını yazıyor. Buna karşın futbolcu Muhammed Salah'ın sosyal medyada yaptığı paylaşımlar sonrası UEFA'nın yardımcı sembolik tepkiler verdiği örneklendiriliyor.

UEFA Başkanı Aleksander Ceferin'in söylemleri ve UEFA'nın sınırlı uygulamalarının eleştirildiği metinde, somut bir men kararının UEFA'nın yetkisi dahilinde olduğu, ancak bu iradenin gösterilmediği iddia ediliyor.

Sporcuların rolü ve sivil toplumun desteği

Analizde, sporcuların sadece sosyal medyada paylaşımla yetinmemeleri, somut eylemlerle tavır almaları gerektiği vurgulanıyor. Ürdünlü tenisçi Abdellah Shelbayh'in bir karşılaşmadan çekilme örneği ile Ürdün U19 basketbol takımının İsrail ile oynamayı reddetmesi, bireysel ve kurumsal bedeller göze alındığında dahi etkili duruş örnekleri olarak sunuluyor.

Yazarlar, sporculara yönelik dayanışma mekanizmalarının, hukuki desteğin ve taraftar organizasyonlarının sağlanmasının önemine dikkat çekiyor. Ayrıca, sporu önemseyen herkese ortak sorumluluk düştüğü; gecikme varsa bile birlikte hareket edilerek İsrail'in küresel spordan men edilmesi için çaba gösterilmesi çağrısı yapılıyor.

Değerlendirme ve sonuç

Sonuç bölümünde yazarlar, Gazze'de sporcuların hedef alınmasının kültürel kimliğe yönelik bir saldırı olduğuna ve bu nedenle sporun etik kurallarını uygulamakla yükümlü uluslararası örgütlerin daha aktif rol alması gerektiğine işaret ediyor. Spor boykotlarının tarihsel olarak anlamlı bir araç olduğu, ancak etkili olması için örgütlenmiş, kararlı ve geniş tabanlı bir dayanışma gerektiği vurgulanıyor.

Doç. Dr. Nathan Kalman-Lamb ve Rebecca O’Keeffe'nin analizinde, spor camiasının ve sivil toplumun bir araya gelerek somut yaptırımlar talep etmesi gerektiği özetleniyor ve bu çağrı, makalenin ana mesajı olarak sunuluyor.

Makalede yer alan görüşler yazarlarına ait olup Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazar
EDİTÖR

Aksiyon Haber Ajansı