Anadolu Aşiretler Federasyonu kararı ve çağrısı
Anadolu Aşiretler Federasyonu, İsrail parlamentosu Knesset tarafından Filistinli esirlere idam cezası öngören yasa tasarısının onaylanmasını ve Mescid-i Aksa'nın uzun süredir ibadete kapalı tutulmasını kınadı. Federasyon, Iğdır merkezli olarak yaklaşık 300 aşireti temsil ediyor ve 60 ilde faaliyet gösterdiğini belirtti.
Federasyonun açıklamasının içeriği
Federasyon Başkanı Ferhat Armağan, Knesset'in tasarısını "insan haklarına açık aykırılık" olarak nitelendirdi. Armağan, İsrail'in savaş gerekçesiyle Mescid-i Aksa'yı 28 Şubat'tan bu yana kapalı tutmasını ve 1967'den bu yana ilk kez Ramazan Bayramı'nda Mescid-i Aksa'da bayram namazına izin verilmemesini "tarihi ve dini değerlere yönelik ağır bir ihlal" olarak değerlendirdi.
Armağan'ın açıklamasında yer alan bölüm şöyle:
"Mescid-i Aksa’nın 30 günden fazladır ibadete kapatılması ve diğer bir gündem olan 12 bin Filistinli mahkûmun idam edilmesi ile ilgili bugün bir açıklama yapmak istiyoruz. Maalesef görüyorsunuz ki her zaman ve tarih boyunca yeryüzünü fesada uğratan, insanları maddi ve manevi perişan eden bu siyonist ve emperyalist güçler, âlem-i İslâm’ı birkaç asırdır esaret altına almış durumdadır. Dolayısıyla İslam aleminin bir araya gelmesi çok zor bir hale gelmiştir. Bugün bakın İran’ı görüyoruz. Bütün emperyalist güçler, tüm kuvvetleriyle İran’a saldırıyor. İslam âlemi için bir olma zamanı artık gelmedi mi? Bugün Hristiyanlık alemine bakın ve diğer Yahudi alemine bakın. Asırlar boyunca, tarih boyunca onları bir araya getirecek ruhani liderleri, Katolik liderleri ve Hristiyan ülkelerini bir ordu gibi, bir asker gibi nizam altında toplayan bir güçleri var. Buna karşılık bizde bunun yokluğuna üzülüyoruz. Bizde ise asırlar boyunca İslam milletlerini ve İslam devletlerini her zaman bir arada tutan bir güç ve kuvvet vardı. Bu da hilafet makamıydı. Gerçekten de bu makamın yokluğunun çok ciddi acısını maalesef yaşıyoruz. Tarih boyunca hilafet makamı sayesinde bütün İslam milletleri ve İslam devletleri tek vücut halinde, bir ordu gibi hazır bulunurdu. Bütün beşeriyeti, bütün İslam milletlerini bir araya toplamak tek bir emirle mümkün olurdu. Fakat bugün görüyoruz ki İslam alemi içimizi yakan, dağlayan elim bir durum içindedir. İslam alemi ve İslam milletleri maalesef birbirinden ayrılmış, rekabet haline gelmiştir. Emperyalist güçlerin hiçbir merhameti olmadığını görüyorsunuz. Siyonist güçlerin bu milleti ayrılıklarla parçalamak için nasıl bir birlik içinde hareket ettiklerini de tarih boyunca gördük. Bizim tek çare-i necatımız Gazze’yi, Filistin’i ve tüm İslam alemini kurtarmak için İslam milletlerinin bir an önce uyanmasıdır. Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: ’Bir kötülükle karşılaşıldığında mümin onu gücüyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle karşı koysun; buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.’ Maalesef üzülerek söylüyorum ki İslâm âlemi neredeyse kalbiyle buğz edemeyecek bir hâle gelmiştir. Çok ciddi bir gaflet içindedir. Dolayısıyla insanlık hiçbir zaman böyle bir gaflete düşmemiştir. Bilhassa İslam milletleri, tarih boyunca şu anda yaşadığımız bu ayrılık ve parçalanma gibi bir perişanlıkla karşı karşıya kalmamıştır. Ancak yine de umutsuz değiliz. Şunu da ifade etmek isterim ki, alem-i İslâm’ın tarih boyunca böyle zor zamanlarda yeniden yek vücut haline gelmesini sağlayacak imkan, güç ve kabiliyet inşallah Türkiye’dedir. Daha önce olduğu gibi Türkiye’nin bu birlik ve beraberliğe öncülük edeceğine inanıyoruz. O günlerin çok uzak olmadığı kanaatindeyiz. Esaret altında olan ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuşmasını Cenab-ı Hakk bizlere nasip etsin. Ve 12 bin Filistinli kardeşimizin idam edilmesi meselesinde de şunu ifade etmek isteriz ki inşallah Cenab-ı Hakk’ın kudretiyle Selahaddin Eyyubiler, Fatih Sultan Mehmetler, Yavuz Sultan Selimler bu milletin bağrından yeniden çıkacak ve bu zulüm sona erecektir. Bunun da çok yakın olduğuna inanıyoruz" dedi.
Uluslararası hukuk ve kalıcı barış çağrısı
Federasyon yetkilileri, bölgede kalıcı barışın sağlanabilmesi için uluslararası hukuka uygun adımlar atılması gerektiğini vurguladı ve yaşanan gelişmeleri "şiddetle kınadıklarını" belirttiler. Açıklamada, ibadet özgürlüğünün engellenmesi ve Filistin halkına yönelik yaptırımların kabul edilemez olduğu tekrarlandı.
Bu açıklama, federasyonun temsil ettiği geniş tabanın duyarlılığına işaret ederken, bölgesel gerilim ve insan hakları tartışmalarına dair ulusal ve uluslararası aktörlere yönelik bir çağrı niteliği taşıyor.
ANADOLU AŞİRETLER FEDERASYONU, İSRAİL'İN İDAM TASARISI VE MESCİD-İ AKSA’NIN KAPATILMASINA SERT TEPKİ GÖSTERDİ