Altın Portakal'da uluslararası cast ve görünürlük gündemi
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen bir oturum, Türk oyuncuların uluslararası pazara açılmasına odaklandı. "Beyond Location: How Talent Attracts International Co-Productions" başlıklı söyleşide cast yöneticileri, festivalin misyonuna paralel olarak ortak yapımlarda rol alabilmenin pratik ipuçlarını paylaştı. Etkinlikte oyuncu Cemal Hünal, cast direktörü Harika Uygur, Lucinda Syson ve Filmmakers Europe yöneticisi David Zitzlsperger yer aldı.
Cast ağları ve görünürlük: nasıl bir köprü kuruluyor:
Lucinda Syson, 35 yıllık sektör deneyimini hatırlatarak ortak yapımların artmasıyla cast süreçlerinin artık çok ülkeliden isimleri buluşturduğunu vurguladı. Syson, Türkiye için yerel uzmanların önemine dikkat çekerek Harika Uygur'un bilgi birikiminin projelerde çok değerli olduğuna işaret etti.
Harika Uygur ise örneklerle Türkiye kökenli oyuncuların uluslararası projelerde yer almasının yollarını anlattı. Uygur, The Danish Girl sonrası çeşitliliğin arttığını; eski kalıp rollerin kırıldığını söyledi ve Haluk Bilginer'in audition verip rolü kazandığı anekdotunu paylaştı: "Lütfen bunu aklınızda tutun; Haluk Bilginer audition verdi."
Benzer şekilde Uygur, Amazon dizisi Nine Perfect Strangers'ta Romanya için yapılan cast çalışmasında Türkiye'den oyuncu önerdiğini, yaklaşık 200 kişilik audition sürecinin ardından Aras (Aydın)'ın seçildiğini aktardı. Bu örnekler, coğrafi sınırların esnemesinin ve yerel yeteneklerin doğru şekilde önerilmesinin önemini gösterdi.
David Zitzlsperger ise Filmmakers Europe'un altyapısını anlattı: platformun, oyuncuların ve menajerlerin cast direktörleri tarafından görünür olmasını sağlamayı hedeflediğini; 2017'de Almanya'da başlayan çalışmayla bugün yaklaşık 160 bin Avrupalı oyuncu ve 3 bin 300 ajansın platformda yer aldığı bilgisini paylaştı. Zitzlsperger, Türkiye ile arada halen bir köprü eksikliği olduğunu ve bu görünürlüğün artırılmasının hem Türk oyunculara hem de uluslararası yapımlara fayda sağlayacağını vurguladı.
Pratik tavsiyeler: profil, dil ve kültürel miras:
Panelde öne çıkan somut öneriler arasında profil oluşturmanın önemi, doğru fotoğraf seçimi ve dil becerilerinin net olarak kaydedilmesi vardı. Zitzlsperger, platformlarında profil bulundurmayı, "profesyonel ve doğal" vesikalık fotoğraflar kullanmayı ve becerilerin, özellikle dil yetkinliklerinin doğru girilmesini tavsiye etti. Ayrıca oyuncuların kendi aksanlarını korumalarının değerli olduğunu, başkasının yerine geçmeye çalışmanın seçimlerde dezavantaj yaratabileceğini belirtti.
Lucinda Syson oyunculara en ısrarla önerdiği noktanın İngilizce olduğunu belirtti: sadece gündelik konuşma değil, o dilde oyunculuk yapabilecek düzeyde güven ve doğallık gerektiğini söyledi. Seçmelerde dilin ve performansın belirleyici olduğunu vurguladı.
Zitzlsperger ayrıca Avrupa'da fonlama ve ortak yapım başvurularında farklı bölgelerden isimlerin projede yer almasının önemine değindi; bu uygulamanın Türk oyuncular için fırsat yaratabileceğini söyledi. Almanya gibi pazarlarda cast direktörlerinin projelere erken dahil olduğunu, bölgesel fonların başvurularda gişe garantisi veya yerel yetenek gerektirdiğini hatırlattı.
Setlerde çalışma koşulları ve temsilde cinsiyet sorunları
Festival çerçevesindeki ikinci söyleşi, oyuncuların çalışma koşullarına ve özellikle kadın temsiline odaklandı. "Ödül alıyoruz, peki neler yaşıyoruz?" başlıklı oturumda Oyuncular Sendikası temsilcileri sektörün görünmeyen problemlerini paylaştı.
Gizem Soysaldı, sinema ve televizyonda kadın karakterlerin sıklıkla erkek merkezli anlatılar içinde temsile indirgenmesine dikkat çekti. Soysaldı, dizilerde kadınların çoğunlukla mecazi rollerde kaldığını, meslek sahibi karakterlerin az olduğunu ve yaş ayrımcılığının kadın oyuncular için rol alanlarını daralttığını vurguladı.
Oyuncular Sendikası'nın çalışmalarından bahseden Soysaldı, yakınlık koordinatörlüğü mesleğinin sendika tarafından tanımlandığını, sektöre bu uygulamanın tanıtılması için videolar, lansmanlar ve protokoller hazırlandığını; bugüne kadar Türkiye'de 16 projede yakınlık koordinatörlüğü uygulandığını ve Ocak 2026'da 120'yi aşkın katılımcıyla yapılan çalıştay sonucunda Set Çalışma İlkeleri'nin hayata geçirildiğini aktardı. Bu ilkelerle asgari çalışma standartlarının belirlendiği belirtildi.
Demet Koca ise çocuk ve bebek oyuncuların çalışma koşullarına dair geçmiş uygulamalardaki ihmallere değindi. Koca, Anayasa'nın çocukların gece çalışamayacağını belirtmesine rağmen sektörde çocukların gece çalıştırıldığını, eskiden pedagog ya da çocuk koçu olmadığını; geçmişte çocukları uyanık tutmak için zarar verici uygulamaların yapıldığını anlattı. Ancak "Bu Sette Çocuk Var" kampanyasının etkisiyle uygulamaların değiştiğini ve artık pedagogların yer aldığını söyledi.
Gün boyunca konuşulanlar, Türk sinema ekosisteminde hem uluslararası görünürlük hem de çalışma koşulları açısından somut adımlara ihtiyaç olduğunu gösterdi. Uzmanlar, dil eğitimi, profesyonel görünürlük, yerel profesyonellerle iş birliği ve sendika destekli protokollerin, Türk oyuncuların hem uluslararası ortak yapımlarda yer almasını kolaylaştıracağını hem de setlerde daha güvenli çalışma koşulları oluşturacağını ortaya koydu.
Altın Portakal'da oyuncuların günü