Alper Gezeravcı, İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde Türkiye’nin İnsanlı İlk Uzay Misyonunu Anlattı
İstanbul Gelişim Üniversitesi, "Türkiye’nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu: ISS" başlıklı söyleşiye ev sahipliği yaptı. Etkinlikte Türkiye’nin uzay yolculuğu, Milli Uzay Programı ve savunma sanayisindeki teknolojik gelişmeler kapsamlı biçimde ele alındı. Söyleşide Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı öğrencilerle bir araya geldi ve yoğun katılımla gerçekleşen programda deneyimlerini paylaştı.
Açılış ve üniversitenin rolü
Programın açılış konuşmasını İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin gerçekleştirdi. Şahin, Türkiye’nin son yıllarda uzay ve havacılık alanında yakaladığı ivmeyi vurgulayarak üniversitelerin bu sürece sağladığı katkının önemine dikkat çekti. Konuşmasında, geçmişte hayal olarak görülen çalışmaların bugün somut başarı hikâyelerine dönüştüğünü belirtti ve üniversitenin araştırma ile eğitim altyapısını uzay ve havacılık alanlarında güçlendirme taahhüdünü yineledi.
Gezeravcı'nın değerlendirmeleri: Teknolojik kazanımlar ve programlar
Alper Gezeravcı, Türkiye’nin uydu geliştirme ve fırlatma konusundaki birikimini değerlendirirken şu tespitte bulundu: "BİLSAT, RASAT, İMECE ve GÖKTÜRK uydularının geliştirilmesi, üretimi ve fırlatma operasyonlarında ciddi bir tecrübe seviyesine ulaştık. Nihayetinde de TÜRKSAT 6A ile bu süreç yeni bir aşamaya taşındı."
Gezeravcı, kurumlaşma açısından 2018'de kurulan Türkiye Uzay Ajansının ve 2021 Şubat ayında kamuoyuyla paylaşılan Milli Uzay Programının önemine dikkat çekti. Bu yapıların, ülkenin uzay faaliyetlerini tek çatı altında yürütme ve stratejik hedefleri belirleme açısından belirleyici olduğunu vurguladı.
Savunma ve iletişim teknolojilerindeki ilerleme
Türkiye’nin savunma sanayisi ve yüksek teknoloji üretimindeki konumuna ilişkin olarak Gezeravcı, "F-16 gibi savaş jetlerinin kanadında taşıdığımız hava-hava füzelerini dünyada üretebilen yalnızca 7 ülke var. Bunlardan biri de Türkiye’dir." ifadesini kullandı. Ayrıca, "Elektrikli otomobilini, helikopterini ve uçağını üretebilen dünyada sadece 6 ülke bulunuyor; Türkiye Cumhuriyeti de bunlardan biridir" dedi.
Haberleşme teknolojilerindeki kazanımları da paylaşan Gezeravcı, "Cep telefonlarının birbiriyle haberleşmesini sağlayan baz istasyonlarını dünyada üretebilen yalnızca 5 ülke var ve Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. Kendi geliştirilen savaş platformlarına entegre edilen milli mühimmat kapasitesinin de ülkenin teknoloji bağımsızlığını güçlendirdiğine dikkat çekti.
İnsanlı görev deneyimi: Hazırlık, görev ve dönüş
Söyleşi kapsamında Gezeravcı, Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonunun eğitim sürecinden fırlatma anına, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki görevlerden Dünya’ya dönüş sürecine kadar olan aşamaları detaylandırdı. Eğitim süreçleri, görev esnasında karşılaşılan operasyonel detaylar ve dönüş prosedürleri hakkında öğrencilerle tecrübelerini paylaştı. Sunumunu, uzay yolculuğunun tüm serüvenini aktaracak şekilde tamamladı.
Üniversite-sanayi iş birliği ve geleceğe yönelik adımlar
Prof. Dr. Bahri Şahin, sanayi-üniversite iş birliğinin önemine vurgu yaparak SAHA İstanbul 2026 Fuarı kapsamında imzalanan 6 protokolle üniversite bünyesinde sanayi kuruluşları ile ortak test ve araştırma süreçlerinin başlatıldığını belirtti. Şahin, bu tür iş birliklerinin Türkiye’nin uzay ve havacılık vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inandıklarını ifade etti.
Program, Rektör Prof. Dr. Bahri Şahin'in Alper Gezeravcı’ya plaket takdimi ve Genel Sekreter Doç. Dr. Serdar Egeli'nin üniversite adına hazırlanan tabloyu sunmasının ardından öğrencilerle çekilen toplu fotoğrafla son buldu.
Öne çıkanlar: Türkiye'nin uydu ve savunma teknolojilerindeki kazanımları, Türkiye Uzay Ajansı ve Milli Uzay Programı'nın rolü, insanlı misyon eğitim ve operasyon süreçlerinin paylaşılması ve üniversite-sanayi iş birliği adımları etkinlikte öne çıkan başlıklardı.
TÜRKİYE'NİN İLK ASTRONOTU ALPER GEZERAVCI