zirvede öne çıkan başlıklar:
Muğla Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve ICLEI Europe iş birliğiyle düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi ve COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi'nde üç gün sürdü. Dünyanın üç kıtasından yerel yönetim temsilcileri, uluslararası kuruluşlar ve uzmanlar Muğla'da bir araya geldi.
Programda Akdeniz bölgesinin ortak riskleri; su yönetimi, aşırı sıcaklıklar, kuraklık, seller, orman yangınları ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi konular ön plana çıktı. Oturumlarda kentler arası iş birliğinin güçlendirilmesi, kentsel dirençliliğin artırılması ve yerel uygulamaların bölgesel politikalara dönüştürülmesi tartışıldı.
yerel yönetimlerin rolü:
Zirve kapsamında yapılan panellerde, belediyelerin yalnızca politika uygulayıcısı değil aynı zamanda karar alma süreçlerinin de içinde olması gerektiği vurgulandı. Katılımcılar; saha bilgisinin yatırımların önceliklendirilmesinde belirleyici olduğunu, su ve atık yönetimi, temiz enerji yatırımları ve kıyı koruma gibi alanlarda yerel liderliğin kritik rol oynadığını belirtti.
Programda yer alan kurumlar arasında Birleşmiş Milletler, Türkiye Belediyeler Birliği, UCLG MEWA, BM Ankara Ofisi ve Sıfır Atık Vakfı da bulunuyordu; bu aktörler arası koordinasyonun güçlendirilmesi sıkça tekrarlandı.
cop31'e hazırlık ve beklentiler:
'COP31’e Doğru' başlıklı politika diyalogunda iklim finansmanının yerelleştirilmesi, adil ve kapsayıcı dönüşüm, yenilikçilik, teknoloji ve verinin kullanımı gibi temalar işlendi. Katılımcılar, ulusal ve küresel iklim hedeflerinin yerel ölçeğe indirgenmesinin, belediyelerin iklim finansmanına erişiminin kolaylaştırılmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
Zirve, yerel liderlik ve bölgesel iş birliği ekseninde ortaya çıkan bir deklarasyonun COP31 gündemine taşınması hedefiyle sona erdi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras bu hedefi şu sözlerle özetledi:
"Muğla’da iklim krizini konuştuk, Akdeniz’in geleceğini konuştuk, kentlerimizin karşı karşıya kaldığı riskleri konuştuk. Yerel yönetimler iklim politikasının uygulayıcısı olduğu kadar karar süreçlerinin de bir parçası olmalıdır. Çünkü ihtiyaç neredeyse, çözüm nerede uygulanacaksa, hangi yatırımın öncelikli olduğuna karar verilecekse bunu en iyi sahadakiler bilir ve bu da yerel kentlerdir. Yöneticileri de yerel yöneticilerdir. Muğla’da biz bunun somut örneklerini yaşıyoruz. Su yönetiminden atık yönetimine, temiz enerjiden kıyıların ve denizlerin korunmasına kadar birçok alanda hep birlikte çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bu deklarasyon burada kalmayacak. Zaten amacımız bu. Akdeniz kentlerinin ortak iradesini biz COP31’de bu deklarasyonla ilan edeceğiz ve Akdeniz için daha güçlü bir ortak politikaya ve daha güçlü bir ittifaka ihtiyacımız var. Mesajımız çok net. Kentleri güçlendirmeden iklim hedeflerine ulaşamayız. Akdeniz’i ve kentlerimizi koruyamayız. Artık konuşmaktan uygulamaya geçelim."
Kapanışta söz alan Bangladeş’in Ankara Büyükelçisi M. Amanul Haq ise yerel yönetimlerin karar alma mekanizmalarına katılımının önemini vurguladı ve ekledi:
"Bu toplantının elbette önemli bir mesajı var ve bu mesaj COP31’e giden süreçte doğrudan iletilmiş olacak. İklim eylemi yalnızca duygularla ve isteklerle başlayan bir süreç değildir. Uluslararası çalışmalar konferans salonlarında gerçekleştiriliyor olabilir ancak asıl başarıyı belediyelerde, kentlerde ve sokaklarda sağlayabiliriz. Yerel liderliğin güçlendirilmesi; kapsayıcı, dirençli ve sürdürülebilir kentlerin oluşturulması son derece önemli. Yerel liderlik ruhunu ve kapsayıcı dirençliliği COP31’e doğru taşıyalım, sonrasında da sürdürmeye devam edelim. Bunu ancak birlikte atacağımız anlamlı ve somut adımlarla başarabiliriz"
Üç günlük program, oturumlar ve çalıştayların ardından tamamlandı. Zirve, Akdeniz kentlerinin karşılaştığı ortak sorunlara odaklanan somut politika önerilerinin ve yerel-uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi çağrısının öne çıktığı bir buluşma olarak kayda geçti.
MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ EV SAHİPLİĞİNDE DÜZENLENEN AKDENİZ İKLİM ZİRVESİ VE COP31’E DOĞRU: YEREL İKLİM EYLEMİ POLİTİKA DİYALOĞU, ÜÇ GÜN SÜREN PROGRAMIN ARDINDAN TAMAMLANDI.