Akciğer nodülleri her zaman kanser belirtisi değil: ne zaman tetkik gerekir

Her akciğer nodülü kanser değildir; Prof. Dr. Gülfidan Çakmak, risk değerlendirmesi, takip aralıkları ve büyüme halinde ileri tetkik gerekliliğini anlattı.

Yayın Tarihi: 04.09.2026 12:22
Güncelleme Tarihi: 04.09.2026 12:35

Akciğer nodülleri her zaman kanser belirtisi değil: ne zaman tetkik gerekir

Uzman değerlendirmesi:

Daviva Avcılar Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümünden Prof. Dr. Gülfidan Çakmak, akciğerde saptanan nodüllere ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Çakmak, akciğer nodülünü tomografide 3 cm’den küçük lezyonlar olarak tanımlayarak, hastaların çoğunun ilk andan itibaren kanser endişesi yaşadığını belirtti. Uzmanın verdiği bilgiye göre, uygun tarama yapılan hasta gruplarında bu tür nodüllere rastlanma oranı yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor.

Nodüllerin olası nedenleri:

Çakmak, her akciğer nodülünün kanser olmadığına dikkat çekti. Nodüller; geçirilmiş enfeksiyon izlerinden, özellikle ülkemizde görülebilen tüberküloz geçmişine, mantar enfeksiyonlarına ve bazı romatizmal, otoimmün hastalıkların akciğer tutulumlarına kadar geniş bir yelpazede ortaya çıkabiliyor. Elbette bazı durumlarda malign süreçler de nodül şeklinde kendini gösterebiliyor. Bu nedenle görüntüleme bulgusu tek başına tanı koydurmuyor.

Uzman, nodüllerin çoğunlukla belirti vermeden tespit edildiğini, bazen öksürük gibi hafif semptomların olabileceğini ve KOAH’lı hastalarda öksürüğün karakterinde değişikliklerin gözlenebileceğini ifade etti.

Hangi durumlarda ileri tetkik gerekiyor:

Tedavi ve takip planı nodülün olası nedenine göre şekilleniyor. Prof. Dr. Çakmak, öncelikle nodülün kökenine dair bir yaklaşım belirlemek gerektiğini söyledi. Enfeksiyon veya mantar şüphesi varsa bunların tedavisiyle başlanıyor; birçok hasta için düzenli takip yeterli olabiliyor. Ancak nodülün radyolojik olarak incelenmesi, eski görüntülerle karşılaştırılması, büyüme hızı ve hastanın genel durumuna göre bir risk skalası oluşturuluyor.

Risk faktörleri yüksek olanlarda daha agresif protokoller uygulanıyor. Özellikle sigara öyküsü olan, mesleki maruziyete sahip veya ailede malignite hikayesi bulunan kişilerde takip sıklığı artırılıyor. Çakmak, nodülde büyüme saptandığında veya risk yüksek olduğunda ileri tetkiklerin başlatıldığını vurguladı.

Takip önerileri arasında, şikayet olsun ya da olmasın, risk grubundaki hastalar için en az 6 ayda bir görüntüleme yapılmasının önemine dikkat çekildi. İlk olarak akciğer grafisi önerilirken, risk yüksekse grafi normal çıksa bile tomografi ile inceleme tavsiye ediliyor.

Yaşam tarzı ve önleyici yaklaşım:

Prof. Dr. Çakmak, nodül oluşumunda sigaranın önemli bir olumsuz faktör olduğunu hatırlatarak, sigarayı bırakamayan veya kirli hava ve iç ortam kirliliğine maruz kalan kişilerin kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirtti. Beslenme, yaşam tarzı, uyku düzeni, stres ve mevcut klinik durumun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sonuç olarak, akciğerde nodül saptanması otomatik olarak kanser anlamına gelmiyor; doğru değerlendirme, düzenli takip ve risk odaklı tetkikler sayesinde gereksiz kaygı azaltılabiliyor ve zamanında müdahale mümkün oluyor.

PROF. DR. GÜLFİDAN ÇAKMAK

PROF. DR. GÜLFİDAN ÇAKMAK

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!