AK Parti kongre merkezinde onuncu yıl sempozyumu
AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı tarafından düzenlenen Siyasi ve Hukuki Yönleriyle Onuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programın moderatörlüğünü AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı üstlendi. Etkinlikte eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, eski Başbakan Binali Yıldırım, eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ile eski Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş yer aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı
Programa gönderilen yazılı mesaj okunurken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz gecesinde şehit olan 253 kişinin yad edildiğini ve gazilere şükranlarını iletti. Mesajında FETÖ’nün 40 yıl boyunca milletin güvenini istismar ettiğini ve 15 Temmuz gecesindeki asıl niyetinin o gece ortaya çıktığını belirtti. Erdoğan, darbe girişiminin milletin direnişiyle püskürtülmesinin Türkiye için yeni bir sayfa açtığını, FETÖ ile mücadelenin hukuk içinde kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Mesajın önemli bölümleri şu ifadeleri içerdi:
“15 Temmuz gecesi devletimizin istiklali, milletimizin istikbali uğruna canlarını feda eden 253 şehidimizi her birini rahmetle yâd ediyorum... Yeni 15 Temmuzların yaşanmaması için var gücümüzle çalışacağız.”
Hayati Yazıcı’nın açılış konuşması
Yazıcı, 15 Temmuz’un demokrasi ile vesayet, hukuk ile silah, milli irade ile cunta zihniyeti arasındaki mücadelenin en açık tezahürlerinden biri olduğunu söyledi. 15 Temmuz 2016’yı Türkiye siyasi tarihinde karşılaşılan en ağır, en hain ve en kanlı darbe girişimi olarak nitelendiren Yazıcı, Anayasa’daki “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” ifadesinin milli iradenin üstünlüğünü teyit ettiğini kaydetti. Yazıcı ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki iktidarların milli iradeyi koruma noktasında sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini belirtti ve o gece milyonların meydanlara çıkmasının Türk demokrasisinin önemli bir kazanımı olduğunu ifade etti.
Yazıcı, 15 Temmuz ruhunun yalnızca anma değil, birlik ve beraberliği güçlendirerek bu mirası gelecek kuşaklara taşımak sorumluluğu getirdiğini vurguladı. Ayrıca yeni anayasanın milli iradeyi merkeze almasının Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmede en büyük dayanak olacağını savundu ve 1982 Anayasası’ndaki vesayetçi anlayışın değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
Eski yetkililerin değerlendirmeleri
Dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 15 Temmuz’u darbe değil, “Türkiye’yi işgal hareketi” olarak tanımladı ve o gün Meclis’i açmasının sebebinin işgali önlemek ve gerekirse şehit olmak olduğunu belirtti. Kahraman, Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşunun halkı sokağa davet ederek sürecin seyrini belirlediğini ifade etti.
Eski Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz’un etkilerinin hâlâ taze olduğunu söyleyerek FETÖ’nün devlet ve millet iradesini hedef aldığını belirtti. Yıldırım, o gece halkın meydanları doldurmasının darbe girişimini durduran en önemli unsur olduğuna dikkat çekerek, “Bu alçakça kalkışmayı durduran milletin ta kendisidir.” dedi.
Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala, 15 Temmuz’un hedeflerinden birinin Türkiye’yi Suriye’ye çevirmek olduğunu savundu. Ala, başarısız olunsaydı iç savaşın çıkabileceğini belirterek, ülkenin bir uçurumun kenarından çekildiğini ve iç savaş olasılığından kurtarıldığını söyledi.
Sonuç ve vurgu
Sempozyumda ortak vurgu, 15 Temmuz’un sadece geçmişe ait bir olay değil, milli iradenin korunmasına dair sürekli bir görev olduğuydu. Konuşmacılar, FETÖ ile mücadelede kararlılığın sürdürülmesi, milli iradenin anayasal zeminde güçlendirilmesi ve 15 Temmuz ruhunun canlı tutulmasının gerekliliği üzerinde durdu.
Program, anma ve değerlendirmeler üzerinden 15 Temmuz’un siyasi ve hukuki boyutlarının tartışıldığı bir zeminde sona erdi.
AK PARTİ SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI TARAFINDAN DÜZENLENEN ‘ONUNCU YILINDA 15 TEMMUZ SEMPOZYUMU’ GERÇEKLEŞTİRİLDİ.