Aileler gayrettepe yangınında 30 ekimde adalet istiyor

Gayrettepe gece kulübü yangınında 29 kişi öldü; aileler, 30 Ekim 2026'de görülecek 16. duruşmada ihmallerin ve sorumluların ortaya çıkarılmasını talep ediyor.

Yayın Tarihi: 14.09.2026 11:35
Güncelleme Tarihi: 14.09.2026 11:53

Aileler gayrettepe yangınında 30 ekimde adalet istiyor

Dava süreci ve iddialar:

İstanbul Gayrettepe'de bir gece kulübünde tadilat sırasında çıkan yangında 29 kişi yaşamını yitirmişti. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 11 kişi gözaltına alındı; bu şüphelilerden 7'si tutuklanırken 4'ü adli kontrolle serbest bırakıldı. Yangınla ilgili davanın ilk duruşması 17 Temmuz 2024 tarihinde başladı ve bugüne dek 15 duruşma görüldü. Davanın 16. duruşması 30 Ekim 2026 tarihinde yapılacak ve 4'ü tutuklu olmak üzere toplam 22 sanık yargılanıyor.

Soruşturma ve iddianameye göre, gece kulübünde yapılan tadilatın 11 Mart 2024'te başladığı, tadilat alanının şantiye sınıfında değerlendirildiği bildirildi. İBB İtfaiye Daire Başkanlığı'nın raporunda mekanda yağmurlama sistemi olduğu ancak çalışmadığı, acil durum aydınlatmalarının ve yönlendirme levhalarının bulunmadığı, yangın başladıktan sonra mekanın elektriklerinin kesildiği tespit edildi. İddiaya göre binanın yöneticisi tarafından şalterlerin indirilmesi söz konusu oldu.

Bilirkişi raporları ve belediyeler arasındaki tartışma:

Ayrıca bilirkişi heyetinin ön raporunda şüphelilerin gerekli önlemleri almadıkları, ihmaller bulunduğu ve kusurlu davranışların mevcut olduğu vurgulandı. Raporda yangına ilk müdahaleyi işçilerin yaptığı, ancak yangın söndürme tüplerinin boş olması nedeniyle müdahaleden sonuç alınamadığı kaydedildi. Mahkeme dosyasına gelen raporların eksik ve yetersiz olduğu yönünde ailelerin avukatları itiraz etti.

Ailelerin avukatlarından Onur Fırat Kaynun, Beşiktaş Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında mahkeme sürecinde yetki karmaşası oluşturmaya yönelik tutumlar gözlemlendiğini belirtiyor. Kaynun, her iki kurumun birbirini sorumlu göstermeye çalıştığını; zabıta, itfaiye ve denetim personellerinin "mekanı görmedik" ya da "teknik yeterlilikleri yok" gibi savunmalar yaptığını aktarıyor. Bu durumun, dosyanın etkili ve hızlı sonuçlanmasını zorlaştırdığını savunan Kaynun, yeni bir bilirkişi heyetinin görevlendirilmesi talebinin devam ettiğini söyledi.

Ailelerin beklentisi ve tanıklıklar:

Aileler, belgelenmemiş eksikliklerin ve iddia edilen ihmallerin aydınlatılmasını, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyor. Avukat Kaynun, tadilatın kapsamının büyük olduğunu ve kulübün faaliyette olması halinde kayıp sayısının çok daha fazla olabileceğini ifade ederek, sanık savunmalarının olayın "yüzeysel tadilat" olduğu yönünde kurulduğunu, bunun olası kast iddiasını bertaraf etmeye yönelik olduğunu belirtti.

Yangında hayatını kaybedenlerden Onur Aladağ'ın annesi Gülşen Aladağ acılarının hâlâ taze olduğunu söyleyerek, "Biz hala 2024 Nisan'ın 2'sinde kaldık" dedi. Aladağ, hukuki süreçlerin yavaş ilerlemesinden, taleplerinin mahkemece yeterince dikkate alınmamasından yakınırken; sorumlulardan davacı olduklarını, ancak bazı isimlerin dosyada farklı statülerde görünmesinin ve tutuklama kararlarının yer yer geri alınmasının ailelerde hayal kırıklığı yarattığını ifade etti.

Anne Aladağ ayrıca yangın anında binanın yöneticisinin tüm elektriği kesip şalterleri indirdiği iddiasını tekrar ederek, eğer aydınlatmalar çalışmış olsaydı ve yönlendirme levhaları mevcut olsa insanlara kaçış imkânı doğabileceğini söyledi. Aileler, sanıkların, belediyelerin ve yöneticilerin sorumluluklarının netleştirilmesini ve etkin bir soruşturma ile kovuşturma yürütülmesini talep ediyor.

Dosyada, bugüne kadar mahkemeye sunulan iki ayrı bilirkişi raporunun heyet tarafından yeterli görülmediği, her iki tarafın da yeni bir rapor istemesi üzerine üniversiteden üç hukukçuya görev verildiği, bu raporun 30 Ekim'deki duruşmaya yetişmesinin beklendiği bildirildi. Aileler ve avukatları, raporun mahkemeye ulaşması ve delillerin değerlendirilmesiyle dosyanın hızlıca sonuçlandırılmasını umuyor.

Davada halen eksik kalan yanıtlar, ailelerin yaşadığı derin mağduriyet ve kurumlar arası yetki tartışmaları süreci gölgeliyor; yakınlarını kaybedenler ceza sürecinin uzamasından dolayı adaletin zamanında tecelli etmediğini düşünüyor ve bunun giderilmesini talep ediyor.

ANNE GÜLŞEN ALADAĞ

ANNE GÜLŞEN ALADAĞ

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.