Afrika ve Güney Amerika'da Eşleşen Dinozor Ayak İzi Keşfi

Araştırmacılar, Afrika ve Güney Amerika'da dinozor ayak izlerine dair çarpıcı bulgular elde etti.

Yayın Tarihi: 27.08.2024 17:54
Güncelleme Tarihi: 27.08.2024 17:54

Afrika ve Güney Amerika'da Eşleşen Dinozor Ayak İzi Keşfi

Yeni Dinozor Ayak İzi Keşfi

Southern Methodist Üniversitesi'nde yürütülen bilimsel bir çalışmada, Afrika ve Güney Amerika kıtalarında bulunan 260'tan fazla dinozor ayak izinin, aralarındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik mesafeye rağmen eşleştiği tespit edildi.

120 Milyon Yıl Önceki İzler

Duyurulan araştırmada, dinozorların yaklaşık 120 milyon yıl önce Erken Kretase döneminde Brezilya ile Kamerun arasında yürüdükleri keşfedildi.

Pangea ve Jeolojik Bağlantılar

Pangea'nın ayrılması ile oluşan Atlantik Okyanusu, iki kıta arasında yaklaşık 6 bin kilometrelik bir mesafe yaratmıştır. Ancak yapılan incelemelerde, bu iki kıtanın birbirleriyle bağlantılı olduğu ortaya konuldu.

Fosil Çeşitliliği

Çalışma ekibi, Brezilya'nın Borborema bölgesi ve Kamerun'un kuzeyindeki benzer havza, nehir ve göl oluşumlarına dair kanıtlar da buldu. Araştırmacılardan Diana Vineyard, elde edilen ayak izi fosillerinin çoğunun üç parmaklı teropod dinozorlara ait olduğunu; bazılarının ise dört ayaklı sauropodlar ve kuş kalçalı ornithischianlara ait olduğunu belirtti.

Ayak İzlerinin Anlamı

Araştırmanın başı Louis Jacobs, bulunan ayak izlerinin yaş, şekil ve jeolojik durum açısından benzerlik gösterdiğini vurguladı. Ayak izlerinin, eski göl ve nehir tabanlarındaki alüvyon ve çamur katmanlarında fosilleştiğini ifade etti. Dinozorların, günümüz Güney Amerika ve Afrika arasında bu alüvyonlu bölgeyi geçiş hattı olarak kullandığını belirtti.

Dinozorların Davranışlarına Işık Tutan Kalıntılar

Jacobs, dinozor fosilleri ile ayak izlerinin, bu türlerin davranış ve alışkanlıkları hakkında eşsiz bilgiler sunduğunu dile getirdi. "Ayak izleri, dinozorların nasıl hareket ettiğine, kiminle yürüdüklerine, ne yöne gittiklerine dair kanıtlar sunuyor" diyerek bu bulguların önemini vurguladı.

Evrim Üzerindeki Etkileri

O dönemdeki yüksek yağış seviyelerinin, tropikal yağmur ormanı benzeri alanların oluşumuna katkı sağladığını aktaran Jacobs, hayvanların her iki kıtaya da yayıldığını ve bu durumun dinozor popülasyonlarının karışmasına yol açtığını belirtti. Pangea'nın parçalanmasının, evrimsel süreçler üzerinde kalıcı etkiler yarattığını sözlerine ekledi.

Yazar
EDİTÖR

Aksiyon Haber Ajansı