Rubio: Müslüman Kardeşler değerlendirmesi sürüyor
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Müslüman Kardeşler'in terör örgütü olarak tanımlanıp tanımlanmayacağının incelendiğini söyledi. Rubio, örgütün farklı kolları bulunduğunu belirterek, "Bunların hepsi üzerinde çalışılıyor ve açıkçası Müslüman Kardeşlerin farklı kolları var, bu yüzden her birini tanımlamak gerekecek." ifadesini kullandı.
Rubio, süreç için inceleme, belgeleme ve neyin ne olduğunun gerekçelendirilmesi gerektiğini vurguladı ve çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Ayrıca, "Grupları ne olarak tanımlayacağımızı sürekli olarak gözden geçiriyoruz: terörist destekçileri, belki de teröristlerin kendileri, her neyse. Bunu uzun zamandır yapmadık, bu yüzden daha çok telafi etmemiz gereken şey var. Ve özellikle Müslüman Kardeşler olmak üzere, ciddi endişe yaratan birkaç isimden bahsettiniz." sözleriyle değerlendirme sürecinin kapsamına dikkat çekti.
WABC radyo programında açıklamalar
Rubio, söz konusu açıklamaları ABD merkezli WABC radyosunda yayımlanan "Sid and Friends" programına telefonla bağlanarak yaptı. Program sunucusu Sid Rosenberg'in soruları üzerine Rubio, Müslüman Kardeşler ve Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi'nin (CAIR) statüsü hakkındaki değerlendirmelerin sürdüğünü belirtti.
Trump-Putin görüşmesine ilişkin değerlendirme
Rubio, 15 Ağustos'ta Alaska'da gerçekleşen ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin görüşmesini "yoklama toplantısı" olarak nitelendirdi. Rubio, Trump'ın Putin ile önceden telefonla görüştüğünü, ancak görüşmede netice alınamadığını aktararak, Trump'ın amacının "Putin'le yüz yüze bakarak değerlendirmek yapmak" olduğunu söyledi.
Rubio, geçmişte ABD arabuluculuğunda Ermenistan-Azerbaycan, Kamboçya-Tayland ve Hindistan-Pakistan arasında sağlanan ateşkes veya barış anlaşması örneklerine atıfta bulunarak, ABD'nin çatışmalarda "fark yaratma" kapasitesine inandığını belirtti.
Çin ile ilişkilere dair uyarılar
Rubio, 21. yüzyılın ABD ve Çin arasındaki ilişkiyle tanımlanacağını savunarak, Çin'in teknoloji, ticaret, askeriye ve istihbarat alanlarında ABD'nin "rakibi ve hasmı" olduğunu söyledi. Çin'e bağımlılığın azaltılması için yerli üretimin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Rubio, "Bu böyle devam ederse, gelecekte bize şantaj yapabilirler. Bunu zaten yapıyorlar. İstediklerini yapmazsak, ilaç gibi ihtiyacımız olan şeylerden bizi mahrum bırakmakla tehdit edebilirler. Bu, içinde bulunulabilecek çok savunmasız bir pozisyon. Yani askeri ve benzeri her şeyin dışında, ele almaya çalıştığımız tek savunmasız alan bu." ifadelerini kullandı.
Avrupa'nın Filistin tanıması ve Washington'daki güvenlik kaygıları
Bazı Avrupalı devletlerin Filistin'i devlet olarak tanıyacağı yönündeki değerlendirmelere Rubio, bunun büyük ölçüde sembolik olduğunu ve iç siyasete dayandığını söyleyerek yanıt verdi: "Her şeyden önce, bu büyük ölçüde anlamsız, değil mi? Sembolik ve bunu temelde tek bir sebepten dolayı yapıyorlar, o da iç siyasetleri." Rubio, bölgenin geleceğinin "herhangi bir BM kararı ile belirlenmeyeceğini" ve bunun sahada verilecek kararla mümkün olacağını savundu.
Ayrıca Rubio, Başkan Trump'ın Washington DC'ye Ulusal Muhafız'ları konuşlandırmasının gerektiğini savunarak, kente gelen dünya liderlerinin gördüğü manzaranın giderek şiddetlendiğine dair kaygılarını dile getirdi: "Dünyanın dört bir yanından liderler, bizimle görüşmek için Washington'a geliyorlar ve gördükleri şey bu. Gördükleri şey, giderek şiddetlenen bir yer. Haberleri açtıklarında gördükleri şey, birinin saldırıya uğradığı, birinin öldürüldüğü, birinin bunu aldığı haberleri."