ABD-Çin Rekabetinde Nükleer Tehdit: Yeni Bir Dönem mi?

ABD'nin yeni nükleer stratejisi, Çin ile büyüyen gerilimi nasıl etkiliyor? Detaylar burada.

Yayın Tarihi: 27.08.2024 13:49
Güncelleme Tarihi: 27.08.2024 13:49

ABD-Çin Rekabetinde Nükleer Tehdit: Yeni Bir Dönem mi?

ABD-Çin Rekabetinde Nükleer Tehdit

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, bu yılın mart ayında "Nükleer Görevlendirme Kılavuzu" adlı gizli bir nükleer strateji planını onayladı. Bu plan, Çin’in nükleer cephaneliğindeki genişlemenin oluşturduğu tehdide odaklanmasıyla ABD'nin nükleer stratejisini gözden geçirmeyi amaçlıyor. Pentagon'un, Çin'in önümüzdeki on yıl içinde ABD ve Rusya'nın nükleer kapasiteleriyle rekabet edebileceğine dair endişeleri ile bu strateji ortaya çıkmış olabilir.

Askeri Rekabetin Boyutu

Çin, Gayri Safi Milli Hasılasının (GSMH) yüzde 7'sini askeri harcamalar için kullanıyor. Bu büyük yatırım, daha gelişmiş silahlar ve askeri altyapı geliştirmeye yöneliktir. Her ne kadar ABD, Çin'i silahlanma yarışında suçlasa da, son 20 yılda Çin'in GSMH'sı yaklaşık 1 trilyon dolardan 17 trilyon dolara yükselmiştir. Bu durum, Çin’in askeri gücünü artırmakta ve ABD’nin bu duruma karşılık vermesini zorunlu hale getirmektedir.

Güvenlik ve Siyasi İstikrarsızlık

Ukrayna ve Gazze’deki çatışmalar, ABD ile Çin arasındaki rekabetin, küresel ve bölgesel riskleri artırabileceğini gösteriyor. Çin’in komşu bölgelerde yaşanan çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle ilk defa ciddi bir askeri tehdit hissedebileceği değerlendirilmektedir.

ABD Seçimlerinin Etkisi

Nükleer Görevlendirme Kılavuzu'nun ağustosta sızdırılması, ABD'deki yaklaşan seçimler göz önüne alındığında kritik bir zamanlama taşımaktadır. Biden hükümeti, bu belge ile hem Çin hem de Rusya tehdidi ile savaşmış bir hükümet imajı oluşturmayı amaçlamaktadır.

Çin'den Gelen Tepki

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, belge sızdırıldıktan sonra Amerikan tarafını suçladı. Mao, "Çin'in nükleer cephaneliği, ABD ile aynı seviyede değildir" diyerek, nükleer silahları 'ilk kullanmama' politikası doğrultusunda geliştirdiklerini vurguladı.

Nükleer Savaş Tehdidi Var mı?

20. yüzyılda nükleer silahların ortaya çıkmasından sonra, kitle imha silahlarının kontrolünü sağlamaya yönelik uluslararası anlaşmalar arttı. Ancak, global güç dinamiklerinin değişmesi ve siyasi istikrarsızlık, bu doktrini yeniden sorgulatıyor. Kısa vadede nükleer bir savaş ihtimali düşük görünse de denge kaymaları, ortaya çıkabilecek çatışma durumları açısından endişe vericidir.

[Kadir Temiz, ORSAM Akademik Direktörüdür ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Öğretim Üyesidir.]

Yazar
EDİTÖR

Aksiyon Haber Ajansı