ABD başkan yardımcısı Vance: Hürmüz Boğazı’ndan 12,5 milyon varil petrol geçti

Başkan Yardımcısı James David Vance, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol miktarının çatışma sonrası en yüksek düzeye çıktığını ve İran için faydaların davranış değişikliğine bağlı olduğunu söyledi.

Yayın Tarihi: 18.06.2026 22:00
Güncelleme Tarihi: 18.06.2026 22:04

ABD başkan yardımcısı Vance: Hürmüz Boğazı’ndan 12,5 milyon varil petrol geçti

Başkan yardımcısı Vance'ın değerlendirmesi

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol miktarına, İran ile varılan mutabakata ve bölgesel güvenlik dinamiklerine ilişkin kapsamlı açıklamalar yaptı. Vance, boğazdan geçen petrol miktarının çatışma sonrası en yüksek seviyeye ulaştığını ve İran’ın davranışlarının değişmesine bağlı olarak bölge ilişkilerinde köklü değişiklikler olacağını belirtti.

Hürmüz Boğazı ve petrol geçişi

Vance, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol miktarının dün gece 12,5 milyon varil olduğunu söyledi ve bunun çatışmanın başlamasından bu yana görülen en yüksek seviye olduğuna dikkat çekti. Buna bağlı olarak petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelerine neredeyse geri döndüğünü ifade etti.

Vance, İran’ın son iki gece boyunca boğazdaki gemilere ateş açmadığını ve CENTCOM’un uyguladığı deniz ablukasından bir düzineden fazla geminin geçmesine izin verdiğini belirtti. ABD tarafı da anlaşmanın ilk aşamasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiğini vurguladı ve ablukayı kaldırdıklarını söyledi.

İran’a sağlanacak imkanlar ve koşullar

Mutabakatta İran’a sağlanacak finansal teşviklerle ilgili iddialara ilişkin Vance, iddiaların çarpıtıldığını belirtti. İranlıların bu kaynaklara erişebilmesinin tek yolunun anlaşmaya tamamen uymak ve davranışlarını değiştirmek olduğunu söyledi. Vance, özellikle şu ifadeyi vurguladı: Hiçbir şart altında ABD’den tek bir sent bile alamayacaklar.

Nükleer program ve füze kapasitesi

Vance, nihai anlaşmada görmek istedikleri önceliklerin İran’ın bölgesel istikrarsızlığı ve terörizmi finanse etmemesi ile nükleer silah programını yeniden inşa etmeye çalışmaması olduğunu belirtti. ABD’nin operasyonlarında İran’ın balistik füze envanterinin ve fırlatma sistemlerinin önemli kısmını imha ettiklerini söyledi.

Vance, İran’ın yarın nükleer silah geliştirme kararı verse bile bunu gerçekleştirecek kapasitesi olmadığını ve nihai anlaşmanın bu kapasitenin uzun yıllar boyunca yeniden inşa edilememesini sağlamayı hedeflediğini ifade etti. Ayrıca, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imha edilmesinin mutabakat kapsamında yer aldığını vurguladı.

Lübnan ve bölgesel güvenlik

Vance, mutabakatta Hizbullah’ın İsrail’e roket ve insansız hava aracı saldırılarından kaçınmasının beklendiğini, aynı zamanda İsrail’in de Lübnan’da kontrolsüz hareket etmemesi gerektiğini söyledi. Nihai hedefin Güney Lübnan’da Lübnan hükümetinin güvenliği sağlama kapasitesini güçlendirmek olduğunu belirtti.

Vance, bölgede daha az çatışma ve saldırı görüldüğünü, ancak zaman zaman küçük gerilimlerin diplomasiyle yönetilmesi gerektiğini ekledi.

Süre, müzakereler ve metnin yayımlanması

Vance, nükleer müzakereler için öngörülen 60 günlük sürenin resmi olarak bugün başladığını söyledi. Teknik müzakerelerin önümüzdeki hafta sonu İsviçre'de başlamasının planlandığını, ancak İran tarafının dışa kapalı ve müzakereye kolay iştirak etmeyen bir muhatap olduğunu belirtti.

Mutabakat metninin yayımlanmasıyla ilgili gecikmeye ilişkin Vance, İranlıların metnin cuma gününe kadar paylaşılmamasını talep ettiklerini ve bunun nedenini Farsça tercüme isteğiyle ilişkilendirdiklerini söyledi.

Yaptırımlar, petrol satışı ve ekonomik etkiler

Vance, İran’ın petrol satamamasının esas nedeninin yaptırımlardan ziyade uygulanan ablukalar olduğunu, ABD tarafının belirli miktarda petrol satışına izin vereceğini ve bunun karşılığında boğazın açılmasının sağlandığını belirtti. Tam kapasiteye ulaşmanın zaman alacağını ifade etti.

Ayrıca, birkaç milyon dolarlık petrol satışının İran ekonomisini temelden dönüştürmeyeceğini; ülkenin ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Asker çekilmesi ve bölgesel tepkiler

Vance, bölgeden asker çekilmesinin nihai anlaşmaya bağlı olduğunu; İranlıların yükümlülüklerini yerine getirmesi ve doğrulama sağlaması durumunda askerlerin çatışma öncesi seviyesine çekileceğini söyledi. Bu kapsamda bazı uçak gemisi görev gruplarının geri çekileceği belirtildi.

Ayrıca Vance, Körfez ülkelerinden oluşan koalisyonun bu mutabakatı desteklediğini, eski nükleer anlaşma ile yeni mutabakat arasındaki farkların bölge aktörleri tarafından olumlu karşılandığını ifade etti.

Sonuç ve izlenecek adımlar

Vance, anlaşmanın uygulanmasının İran’ın davranışlarındaki somut değişikliklere bağlı olduğunu, davranış değişikliği olmazsa İran’ın mutabakatın sunduğu faydalardan yararlanamayacağını vurguladı. Denetim, yaptırım mekanizmaları ve teknik müzakereler sürecin merkezinde yer alacak.

Öne çıkan veri ve taahhütler: Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol 12,5 milyon varil, 60 günlük müzakere süresi resmi olarak başladı, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imhası ve denetçi erişimi mutabakat kapsamında yer alıyor.

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, "Dün gece, Hürmüz Boğazı’ndan 12,5 milyon varil petrol...

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, "Dün gece, Hürmüz Boğazı’ndan 12,5 milyon varil petrol geçti. Bu, çatışmanın başlamasından bu yana görülen en yüksek seviye" ifadelerini kullanarak, İran'ın davranışlarını değiştirmesi durumunda Orta Doğu ile tamamen farklı bir ilişkiye sahip olacağını savundu.

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.