1557 fermanı Erzurum'un sarayla doğal bağını ortaya koydu
Tarihçi Taner Özdemir'in Osmanlı arşivlerinde ortaya çıkardığı 1557 tarihli ferman, Erzurum'un hem siyasi konumunu hem de doğal kaynaklarının Osmanlı sarayı için nasıl kullanıldığını gösteriyor. belge, Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait olup kentin sarayla kurduğu ilişkide farklı bir boyutu gün ışığına çıkarıyor.
Belgenin içeriği ve tarihî önemi
Hicri 20 Muharrem 965 (Kasım 1557) tarihli ferman, Hassa-i Hümayun yani padişahın şahsi hizmetleri ve saray ihtiyacı için Erzurum ve civarındaki avcılar (sayyad) ile rençberlerden vaşak satın alınıp gönderilmesini emrediyor. Özdemir, belgenin vaşak kürkünün o dönemde 'asaletin en üst göstergesi' olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor.
Özdemir, belgenin arka planını değerlendirirken Kanuni Sultan Süleyman'ın Erzurum üzerindeki etkisini şu sözlerle özetliyor: "Kanuni Sultan Süleyman Han, Erzurum’un gerçek banisidir. 1534’teki Irakeyn Seferi’nde şehre geldiğinde gördüğü yıkık manzarayı bizzat verdiği emirlerle değiştirmiştir. Şehrin surlarını ayağa kaldıran, iç kale camisini inşa ettiren ve bölgeyi bir eyalet merkezi yaparak Erzurum’a kimlik kazandıran odur. Kanuni’nin Erzurum’u sadece askeri bir üs olarak değil, her türlü zenginliğiyle korunan bir değer olarak gördüğünü bu yeni belgeyle bir kez daha anlıyoruz."
Tarih ile doğanın günümüzdeki yansıması
Özdemir, fermanın günümüz gözlemleriyle örtüştüğünü vurguladı. Son yıllarda İspir, Oltu ve Tortum gibi ilçelerde vaşakların sıkça kameralara yansımasının tesadüf olmadığını belirterek, "Arşivden çıkardığımız bu belge, vaşakların bu toprakların özbeöz ev sahibi olduğunu kanıtlıyor. O gün sarayın gözdesi olan bu 'orman hayaletleri', bugün de Erzurum dağlarında varlığını sürdürerek şehrimizin biyoçeşitliliğinin ne kadar köklü olduğunu bizlere hatırlatıyor" dedi.
Mirasın kapsamı: Mimari kadar doğa da
Özdemir, belgenin Kanuni'nin mirasının yalnızca taşınmaz eserlerle sınırlı olmadığını gösterdiğini belirtti: "Bizler bugüne kadar Kanuni’nin Erzurum’a bıraktığı taşınmaz eserleri konuştuk. Ancak bu ferman gösteriyor ki, padişahın mirası sadece camiler ve surlardan ibaret değildir; o, bu coğrafyanın yaban hayatına da bir kıymet biçmiştir. Bu belge, Erzurum’un tarihi mirasını doğasıyla birleştiren eşsiz bir vesikadır"
TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİ (TDED) ERZURUM ŞUBESİ YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE TARİH KOMİSYONU BAŞKANI TANER ÖZDEMİR, OSMANLI ARŞİVLERİNDE YÜRÜTTÜĞÜ ÇALIŞMALARDA ERZURUM’UN HEM SİYASİ HEM DE DOĞAL TARİHİNİ AYDINLATAN 469 YILLIK BİR BELGEYİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARDI. 1557 TARİHLİ FERMAN, CİHAN SULTANI KANUNİ’NİN ERZURUM’A OLAN ÖZEL İLGİSİNİ VE SARAYIN BU KADİM ŞEHİRDEN BEKLENTİLERİNİ ÇARPICI BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYUYOR.