SPOR

Scholl Mehmet'in hikayesi

Scholl Mehmet'in hikayesi
Yahya Bilgin, yıl 1965'i gösterdiğinde, bir taraftan karısı Rahime'nin ani ölümüne çok üzülüyor, bir taraftan da gelecek için neler yapabileceğini düşünüyordu. Aslında neler yapabileceğini değil de Almanya'ya gidip gitmeyeceğini desek daha doğru olur. Zira o yıllarda bütün Altınpınarlılar, çalışmak için Almanya'ya akın ediyorlardı. Yahya da köylüleri gibi Almanya'ya gitmeli miydi acaba? Düşündü, taşındı ve kararını verdi. Kızı Naziye'yi de alıp Almanya'ya gidecek, halk diliyle Alamancı olacaktı kısacası. Gerekli işlemleri yaptırdıktan sonra ver elini Münih... Almanya, bütün Türkler için olduğu gibi onun için de yeni bir dünyaydı. Bu yeni dünyada Yahya, gelecekteki kendi dünyasının hayallerini kuruyordu. Bol para kazanacak, evi, arabası olacak ve belki de ikinci evliliğini yapacaktı. Nasıl olsa genç ve yakışıklıydı. İstediklerinin hepsi yavaş yavaş olur giderdi.

Yahya, bir taraftan bu yeni dünyaya ayak uydurmaya çalışırken, bir taraftan da devamlı alış— veriş yaptığı bakkaldaki Rozvitha adlı kıza yavaş yavaş ısınmaya başlıyordu. Derken Rozvitha ile tanıştılar, anlaştılar ve evlenmeye karar verdiler. Rozvitha, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Almanya'ya göç etmiş bir Rus ailesinin kızıydı. Yahya'yı çok sevmesinin yanında onun değerlerine de sempati duymaya başlayan Rozvitha, önce başını örtüyor, daha sonra namaz kılmaya, oruç tutmaya başlıyordu. Bunlarla yetinmeyen Rozvitha, kendini daha bir Türk gibi hissetmek istiyor, bunun için de kendisine Türk ismiyle hitap edilmesini talep ediyordu. Yahya da ona Selvinaz ismini uygun gördü ve günlük hayatta bu ismi kullanmaya başladı. Yahya— Selvinaz çiftinin 1969 yılında Nazan adında bir kız çocukları dünyaya geldi. Mutluluklarına diyecek olmayan çiftin bir de arabaları olunca mutlulukları daha da arttı. Yahya'nın düşündüğü gibi istediklerinin hepsi yavaş yavaş olup gidiyordu. Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı... Tarih 22 Ocak 1972'yi gösterdiğinde, muammalığı senelerce sonra ortaya çıkacak bir olay yaşanacaktı.

* * *

Mehmet Scholl... Babası Türk, annesi Alman. Almanya'nın köklü kulüplerinden Karlsruhe'nin altyapısında futbola başladı, Almanya Ümit Milli Takımı'nda başarıyla forma giydi. Alman futbolunun efsanevi ismi Beckenbauer'in ısrarlarıyla önce Bayern Münih'e trasfer edildi, sonra da İngiltere 96 finallerinde Alman Milli Takımı'na alındı. Alman Milli Takımı'nın ve Bayern Münih'in en sevilen futbolcusu oldu. Bayern Münih ile 2002 yılına kadar sözleşmesi var. Geçen yıl, yetmişbinlik bir rakamla forması en fazla satılan futbolcu oldu Almanya'da. Almanlar ona, melez anlamına gelen Scholli (Şolli) diye hitap ediyorlar. Allah'a inanıyor fakat İslamiyet'i bilmiyor. 'Allah'a inanıyorum. Herşeyi yaratan bir güç var. Fakat Allah'a ulaşmak için herhangi bir dine ihtiyaç olmadığını düşünüyorum. İnsanlar dini inançları doğrultusunda istedikleri gibi yaşayabilmeli. Örneğin, başörtüsü takabilmeli'. Ne normal hayatta, ne de şampiyonluk kutlamalarında içki içmiyor, içki içmemek benim prensibim, diyor. Eşi Susanne'nin 'Kocam sık sık deplasmanlara gidiyor, evde sürekli yalnız kalıyorum' deyip annesinin evine gitmesiyle sürpriz bir şekilde ayrıldılar. Şu anda yalnız yaşayan Mehmet Scholl, Türklüğünü inkar etmiyor. Sadece adım değil, kanım da Türk diyor ama Türkçe bilmiyor. 'Okuldayken adım Mehmet olduğu için sık sık sorunlarla karşılaştım. Bir keresinde matematik öğretmenim benimle alay etmeye kalktı. Ama ben Türklüğümle gurur duyuyorum'. Tabii bunları Almanca olarak söylüyor.

Almanya'nın en sevilen futbolcusu Scholl, adının Mehmet olmasından ötürü Türkiye'de de çok seviliyor ve hayatı merak ediliyor. Adı Mehmet de soyadı neden Scholl? Madem ki Türk, niye Türk Milli Takımı'nda oynamıyor? Niye Türkçe bilmiyor? Ailesi kim? Bütün yıldız futbolcuların aileleriyle röportaj yapılır da Mehmet'in ailesiyle niçin yapılmaz?..

Gazeteler, dergiler, televizyonlar, Mehmet Scholl'un fazla parladığı dönemlerde onunla ilgili haberler hazırlarlar hemen. Hazırlanan haberler bazen tezat teşkil etse de üç aşağı, beş yukarı hemen hemen aynıdır. Çıkan haberlerde Mehmet'in bir Türklüğüyle gurur duyduğu, bir Türklüğünden nefret ettiği söylense de hakkındaki diğer haberler fazla zıtlık içermiyor.

BASINDAKİ HAYATI TEZATLARLA DOLU

Basın— yayın organlarında çıkan haberlere göre Mehmet Scholl'un hayat hikayesi kısaca şöyle: Hemşire Hella ile makine mühendisi Ergin Yüksel, birbirlerini severler ve evlenmeye karar verirler. 1972 yılında Ergin Yüksel, arkada birçok borç bırakarak karısını terk eder. Bu arada Mehmet dünyaya gelir. Anne Hella futboldan hiç anlamayan spor öğretmeni Herman ile evlenir. Herman, futboldan hiç anlamamasına rağmen Mehmet'teki yeteneği farkeder ve derslerini aksatmamak şartıyla zamanının büyük bir bölümünü futbola ayırmasına müsaade eder. Derken Mehmet futbolcu olur ve bugünlere gelir.

Hikaye kısaca böyle ama bu hikaye aklımıza birçok soru işaretini de beraberinde getirdi. Türk kocası kendisini terk edince, Hella, çocuğunun ismini neden Mehmet versin? Ergin Yüksel diye biri, oğlu şöhret olunca ortaya çıkıp, neden 'O benim oğlum' demedi? Anne Hella ve üvey baba Herman, çıkıp bütün gerçekleri niçin açıklamadılar? Veya herşeyin ıcığını cıcığını çıkaran medya; Hella, Herman ve Ergin Yüksel ile niçin hiç röportaj yapmadı?

Bu ve buna benzer sorular, hep kafamızı kurcalamıştı bugüne kadar, Mehmet Scholl'un her parlayışının ardından ısıtılıp ısıtılıp tekrarlanan haberlerle birlikte. Mehmet Scholl ile röportaj yapılıyor, ama o da kendi hayatını yeterince bilmiyordu. Hal böyle olunca Mehmet Scholl'un hayatıyla ilgili çelişkiler ve muammalar nasıl giderilebilirdi?

Bu konuyu daha önce Zaman Gazetesi Antalya muhabirliğini yapan İrfan Bayramoğlu ile de konuşmuş ancak annesi, babası olduğu iddia edilen kişilerden ses soluk çıkmayınca bir sonuca varamamıştık. Daha sonra İrfan Bayramoğlu, Işık Sigorta'nın Mersin Temsilciliği'ni üstlendi ve Mersin'e yerleşti. Birgün bir telefon geldi. Telefondaki, epeydir görüşmediğimiz Bayramoğlu'ydu. Aramasının sebebini uzun zamandır görüşmediğimize bağlıyordum ki, sana bir sürprizim var, dedi. Hani, seninle Mehmet Scholl'un hayatını konuşmuş ve bir sonuca varamamıştık ya. Benim taşındığım apartmanda kim oturuyor, bil bakalım, dedi. Mehmet Scholl'un gerçek amcasının orada oturacağını nereden bilebilirdim ki. Bilmiyorum, dedim. Mehmet Scholl'un amcası, dedi, hem de oğlu Tuncay tıpkı Mehmet Scholl'a benziyor, istersen hemen atla gel. Durur muyum? Hemen atlayıp Mersin'in yolunu tuttum.

ŞANINDA ŞÖHRETİNDE GÖZÜMÜZ YOK

Mersin'e varır varmaz Bayramoğlu ile birlikte doğruca Mehmet Scholl'un amcası Fahri Bilgin'in evine gittik. Hoş beşten sonra gözlerim Tuncay'ı aramaya başladı hemen. Gerçekten Mehmet Scholl'a benziyor muydu acaba? Tuncay aşağıda top oynuyormuş. Çağırdılar hemen. Koşarak geldi. Bayramoğlu haklıydı, tıpkı amcaoğlu Mehmet'e benziyordu Tuncay. Üzerinde Liverpool'un forması olan Tuncay, Bayern Münih'te oynayan Mehmet ağabeyi gibi futbolcu olmak istiyor, onun maçlarını hiç kaçırmıyor.

Fahri Bilgin, basında çıkan haberlerde, Mehmet Scholl'un "param ve şöhretimden dolayı herkes bana, ben senin akrabanım diyor" sözlerinden ötürü "ben Mehmet Scholl'un gerçek amcasıyım" demekten çekinmiş şu ana kadar. Fahri Bilgin, "Bizim Mehmet'in şanında şöhretinde, parasında pulunda gözümüz yok. O benim ağabeyimin çocuğu, yeğenim. Mutlaka başarılarıyla gurur duyuyoruz, hiçbir maçını da kaçırmıyoruz. Tıpkı ağabeyim Yahya'ya benziyor. Bilmesini istiyoruz ki Türkiye'de akrabaları var, sevenleri var" diyor Mehmet'e olan özlemiyle birlikte.

BABASI, MEHMET DOĞMADAN ÜÇ AY ÖNCE ÖLMÜŞ

Fahri Bilgin'e basında çıkan haberleri hatırlatıyoruz. Babasının kendisini terk ettiğini, bakmadığını, Mehmet'in bir söylentiye göre doğmadan, bir söylentiye göre altı yaşında terk edildiğini... Fahri Bilgin hepsi yanlış, hepsi yalan, diyor, başlıyor anlatmaya. "Mehmet Scholl'un gerçek babası ağabeyim Yahya Bilgin'dir. Ağabeyim 1965 yılında Almanya'ya gitti. Münih yakınlarındaki Weltenburg'da çalışıyordu. Bu sırada bir bakkalda çalışan Rozvitha adında bir kızla tanıştı. Daha evvel Türkiye'de bir hanımı vardı, ölmüştü. İlk hanımından Naziye adında bir kızları da vardı. Rozvitha ile evlendikten sonra İstanbul'a geldiler. Bir yıl kadar kaldılar. 1970'te ben, ağabeyim, yengem Rozvitha (Türkiye'deki adı Selvinaz'dı), bir yaşındaki çocukları Nazan ve ilk hanımından olma Naziye ile birlikte tekrar Almanya'ya gittik. Ben Konstans şehrine gittim. Burada Rozvitha'nın annesi, babası ve kızkardeşi vardı. Bir de erkek kardeşi vardı, akli dengesi yerinde değildi. Ben bunların evine gittim. Rozvitha'nın ailesi aslen Rus asıllı. 2. Dünya Savaşı yıllarında yerleşmişler Almanya'ya. 22 Ocak 1972 tarihinde ağabeyim, yengem, çocukları Nazan ve Naziye ile birlikte Rozvitha'nın ailesini ziyarete giderlerken Münih yakınlarında trafik kazası geçirdiler. Ağabeyim direksiyonun kalbi sıkıştırması nedeniyle öldü. Yengem o sırada altı aylık hamileydi. Çocukları ve yengemi Buchlo hastanesinde üç ay tedavi ettirdim. Kaza anında Rozvitha akli dengesini büyük ölçüde yitirmişti. Yengem tedavi görürken Mehmet (Yahya'nın en yakın arkadaşının ismini veriyorlar) de dünyaya geldi. Bundan sonra yengemi ve çocukları Rozvitha'nın babasına teslim ettim. 1973 yılında Rozvitha, çocukları da alarak köyümüze, Gümüşhane'nin Altınpınar köyüne babamın yanına gitti. Üç ay kadar orada kaldılar. Babam Hamza Bilgin ağabeyimin ölümüne fazla dayanamadı. O da ölünce Rozvitha, Nazan ve Mehmet'i alarak tekrar Almanya'ya döndü. Almanya'dayken o yıllarda iki— üç defa ziyaretlerine gittim. Almanya'dan dönünce birbirimizi arayıp soramadık, irtibatımız kesildi. Ağabeyimin ilk hanımından olma Naziye ise köyde kaldı. Naziye evlendi ve köye yerleşti. Naziye ile Rozvitha bir müddet mektuplaştı ama Rozvitha'nın mektupları bir anda kesildi ve bir daha haber alamadık. Mehmet'i televizyonlardan izliyoruz ama annesi ve kızkardeşinin ne olduğunu hâlâ bilmiyoruz. İşin kötü tarafı Mehmet de bilmiyor". Mehmet'in soyadının neden Bilgin değil de Scholl olduğunu soruyoruz Fahri Bilgin'e: "Annesi Rozvitha'nın soyismi Scholl idi. Ağabeyim, Mehmet'in doğumundan önce öldüğü için annesinin soyismini aldı".

Fahri Bilgin'den Mehmet Scholl'un hayatının muammalığını giderici cevapları aldıktan sonra Scholl'un ablası Naziye (Bilgin) Şahin ile de görüşmek üzere Gümüşhane'nin Torul ilçesine bağlı Altınpınar Köyü'nün yolunu tutuyoruz. Zigana Dağları'nın eteğindeki Altınpınar'a ulaşmak için Torul'dan kalkan köy dolmuşuna biniyoruz. Dolmuş sahibi hemen hemen bütün Altınpınarlılar gibi Alamancı, dolmuş da tabii ki Alman Fordu. Şoför, ön tarafta oturan fötr şapkalı, palabıyıklı adamla Almanya muhabbeti yapıyor. Köy yolunun yarısı toprak. Dolmuşun içi tozla dolunca laf dönüp dolaşıp Almanya'nın yollarına geliyor. 'Almanya'da böyle mi ya! Bırak toprak yolları, asfaltı delik bir yol bile bulamazsın'.

Köye yaklaşınca dolmuş parasını uzatıyorum. Parayı inmeden önce vermemden yabancı olduğumu anlayan şoför, 'Siz nereye? Yabancısınız anlaşılan' diyor. Gazeteci olduğumu, Naziye Şahin ile görüşmek istediğimi söylüyorum. 'Haa! Şu bizim Mehmet'in ablasıyla' diyor şoför, 'Kadıncağız çok dertli. Mehmet'e bir kere doya doya sarılmak istiyor, başka birşey istemiyor'. Köy meydanına geliyoruz. Kahvehanenin önü son durak. Şoför, bir çocukla birlikte beni Naziye Şahin'in evine gönderiyor.

Kapıda karşılıyor Naziye Şahin. Kendisine durumu anlatıyorum. Dertli olduğu her halinden belli. Neredeyse ağlayacak. Dolmuş şoförünün dediği gibi bana da 'Mehmet'e doya doya bir kere sarılayım, başka birşey istemiyorum. Ne parasında pulunda, ne de şanında şöhretinde gözüm var' diyor. Mehmet'in gerçek kardeşi olduğunu bir an evvel ispat etmek istercesine kesip sakladığı gazete kupürlerini, anne ve babasına ait resimleri getiriyor hemen. Yahya Bilgin'in düğün fotoğrafı Mehmet Scholl'a benziyor aynen. Bir dergide çıkan haberi göstererek 'Hepsi yalan. Babası altı yaşında terk etmiş de, bakmamış da, babasının adı Ergin Yüksel'miş de, falan filan... Mehmet'in gerçek babası benim babam Yahya Bilgin. Mehmet doğmadan üç ay önce trafik kazasında öldü' diyor. Derken komşular da toplanıyor Naziye Şahin'in evine. Herkes Mehmet Scholl'dan bahsediyor. 'Ben çok iyi hatırlıyorum. Buraya geldiklerinde daha iki— üç aylık çocuktu' diyenler, 'Annesi çok iyi kadındı. Başını örter, namaz kılardı' diyenler, 'Selvinaz burayı çok sevdi. Çünkü, Mehmet büyüsün, tekrar geri döneceğim dedi' diyenler... (Köyde herkes Rozvitha'yı Selvinaz olarak biliyor.)

Naziye Şahin, geçen yıla kadar annesine, babasına ait resimlere bakıp bakıp, üvey annesinin gönderdiği mektupları okuyup okuyup ağlıyormuş. 'Hergün ağlamama kocam dayanamadı. Senin başka işin yok mu deyip bütün mektupları, resimleri toplayıp yaktı. Elimdeki iki— üç resmi zor kurtardım' diyor Naziye Şahin, 'Üvey annem Rozvitha ile 1975'e kadar devamlı mektuplaşıyorduk. Mektuplarında Mehmet büyüsün, tekrar Türkiye'ye geleceğim, diyordu. Birbirimizi çok seviyorduk. Ama ne olduysa oldu, 1975'te mektupları aniden kesildi. Bir daha haber alamadım. Ya öldü, ya da akli dengesini tamamen yitirdi. Geçirdiğimiz trafik kazasında akli dengesini biraz yitirmişti çünkü. Mehmet de büyük ihtimalle yetiştirme yurduna verildi. Oradan da birileri evlatlık olarak aldılar. Babası, annesi diye iddia edilenler evlatlık olarak alanlar olabilir. O kazayı hiç unutamıyorum. Unutmak mümkün mü?' diyor hatırlamak bile istemeyerek. 1972'deki o kazada Naziye Şahin de arabadaymış. Kurtulmalarını, rahmetli babasının yolculuk esnasında yüksek sesle şarkı söylemesine bağlıyor. 'Babam araba kullanırken yüksek sesle şarkı söylerdi hep. Bu yüzden ön tarafa kimse oturmak istemezdi. O gün annemle ben arkaya oturmuştuk rahatsız olmamak için. Kader işte. Babam öldü, biz kurtulduk. Annemin karnındaki Mehmet'e de birşey olmadı'.


ADIM DA, KANIM DA TÜRK, AMA...

Naziye Şahin'den de gerekli bilgi ve dokümanları aldıktan sonra sıra geliyor Mehmet Scholl'a durumu anlatmaya. Bayern Münih'in tesislerine gidiyor, Futbol Şubesi Sorumlusu'na Mehmet Scholl ile görüşmek istediğimizi söylüyoruz. Türk olduğumuzu öğrenince gülerek 'Kardeşi misiniz?' diye soruyor ve yaptığı şakayı açıklamaya çalışıyor: 'Çok Türk geliyor buraya. Biz Mehmet'in akrabasıyız deyip para istiyorlar da'. Daha sonra, kendisi razı olduktan sonra Mehmet'le görüşebileceğimizi söylüyor. Mehmet'i antrenmandan önce yakalıyoruz. Türkiye'den geldiğimizi söyleyince güleryüzle hoşgeldiniz, diyor. Damarlarında Türk kanı olduğu hemen belli oluyor. Ailesiyle ilgili görüşmek istediğimizi söylüyoruz. Eşi Susanne hakkında olduğunu zannederek, 'Bu konuda kesinlikle konuşmak istemiyorum' diyor. Susanne ile değil annesi, babası, ablası ve amcası ile ilgili görüşmek istediğimizi söylüyor, fotoğrafları veriyoruz eline. Önce irkiliyor, şaşırıyor. Sonra 'Olabilir ama geçmişimi hatırlamak istemiyorum. Herkes bana akrabam olduğunu söylüyor, birşeyler istiyor. Bu konuları konuşmak bile istemiyorum' diyor. Gerçek ailen seni nasıl ilgilendirmez? şeklindeki sorumuza, 'Annem, babam hiç alakadar etmiyor. Ben yirmidört yıldır ailesiz yaşamışım, bundan sonra da yaşarım' diyor. Biraz daha üsteleyince 'Benim babam var. Hürriyet Gazetesi buldu. Daha geçen hafta telefonla görüştüm' diyerek bu olayın kapanmasını istiyor. Anlaşılan o ki akrabasıyım deyip birşeyler isteyenler Mehmet Scholl'da 'geçmişi kesinlikle konuşmamak ve hatırlamamak' gibi bir savunma psikolojisi oluşturmuş. Son olarak, peki Türklüğünü inkar ediyor musun? diye soruyoruz. 'Hayır' diyor 'Benim adım da Türk, kanım da Türk. Annemin Alman, babamın Türk olduğunu biliyor ve kabul ediyorum ama geçmişi kesinlikle konuşmak istemiyorum'. Daha sonra da arabasına atlayıp tesislerden uzaklaşıyor ama kafasında bir soru işareti oluştuğu kesin. Kimbilir birgün gerçek yakınlarıyla tanışmak ister belki de.

Mehmet Scholl'un, bu olayı örtbas etmek için böyle bir iddiada bulunduğunu bilsek de biz her ihtimale karşı Hürriyet Gazetesi'nin spor servisini arıyor, Mehmet Scholl'un babasıyla ilgili haberi yapan muhabirden babası olduğu iddia edilen Ergin Yüksel'in adresini veya telefon numarasını istiyoruz. 'Öyle birisi yok. Biz o ismi yazdık ama o isimde birinin olup olmadığını bilmiyoruz' cevabını alıyoruz.

FİLM 'MUTLU' SONA ERSİN

Bütün bu olaylardan çıkardığımız sonuçlar şunlar: Mehmet Scholl Gümüşhaneli. Babası, doğumundan üç ay önce 22 Ocak 1972 tarihinde trafik kazasında ölen Yahya Bilgin. Annesi, Rus asıllı Rozvitha Scholl. Naziye Şahin (babaları bir, anneleri ayrı) ablası. Fahri Bilgin amcası. Mehmet Scholl her ne kadar geçmişini ve ailesini konuşmak ve onlarla şu anda görüşmek istemese de gerçek bunlardan ibaret.

Evet, Mehmet Scholl'un hayatı tam bir Türk filmi: Gümüşhane— Münih Hattı. Genellikle Türk filmleri mutlu sonla biter ama Mehmet'in ailesine karşı şu andaki soğukluğu filmin mutlu sonla bitmeyeceğini gösteriyor. Fakat film henüz bitmiş değil. Belki de şu an, filmin en heyecanlı yeri. Bakarsınız, Mehmet Scholl Türkiye'ye gelir, ablasıyla, amcasıyla bir kere de olsa doya doya sarılırlar, film de mutlu bir şekilde sona erer.

Naziye Şahin dualarında hep şunu söylüyor: 'Allah'ım, kardeşim Mehmet'e bir kere doya doya sarılmayı bana nasip eyle'. İhşaallah duası kabul olur.