Sonbahar nemi ve kapalı alanlar öksürüğü uzatıyor
Havaların serinlemesi ve nem oranının yükselmesi, ev içindeki mikroskobik canlıların neden olduğu alerjik şikâyetleri görünür hâle getiriyor. Medipol Sağlık Grubu Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Serdar Al sonbahar aylarında özellikle İstanbul gibi nemin yüksek olduğu bölgelerde ev tozu akarı alerjilerinin arttığını belirtiyor. Kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirilmesiyle burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma ve burun kaşıntısına sıkça rastlanırken; çocuklarda bu tablo haftalar süren öksürük ve hışırtı ile ilerleyebiliyor.
ev tozu akarları nerelerde yoğunlaşır:
Gözle görülemeyecek kadar küçük olan ev tozu akarları, özellikle yatak, yorgan, yastık, koltuk ve kanepeler gibi insan derisi parçacıklarıyla beslenen yüzeylerde toplanıyor. Doç. Dr. Serdar Al, elektrik süpürgesiyle alınan tozların bir gramında yaklaşık 20 bin ev tozu akarı olabileceğini söylüyor. Ayrıca yün, kuş tüyü ve kaz tüyü gibi hayvansal kaynaklı organik materyallerden üretilen yatak ve uyku ürünlerinde akar yoğunluğu artabiliyor. Bu yüzden yatağa girildiğinde şikâyetlerin artması ev tozu akarı alerisi açısından önemli bir ipucu kabul ediliyor.
belirtiler, tanı ve tedavi seçenekleri:
Ev tozu akarı alerjisinde en sık görülen yakınmalar burun akıntısı, tıkanıklık, hapşırma ve burunda kaşıntı şeklinde ortaya çıkıyor. Bazı çocuklarda ise bu tablo astımı tetikleyebiliyor; özellikle gece veya sabah uyandığında ortaya çıkan öksürük, koşma/gülme/ağlama sırasında belirginleşen öksürük ve hışıltı dikkat çekiyor. Doç. Dr. Serdar Al, grip gibi enfeksiyonların yol açtığı öksürüklerin genellikle 5–7 gün sürdüğünü; oysa alerjik kaynaklı öksürüklerin bir ayı, 1,5 ayı hatta iki ayı bulabildiğini vurguluyor.
Tani ve yönetimde ortam kontrolü ile semptomları azaltmaya yönelik tedaviler ön planda yer alıyor. Ev temizliğinin alerjen yükünü azaltmada önemli olduğuna dikkat çeken uzman, HEPA 13 filtreli elektrik süpürgelerinin toz ve kalıntı toplanmasında fayda sağladığını belirtiyor. Alerjen immünoterapisi (alerji aşısı) ise belirtilerin uzun vadede kontrol altına alınmasına katkı sağlayabilen bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Doç. Dr. Serdar Al, alerji aşısının yaklaşık 100 yıldır kullanıldığını, çocuklarda da etkili bir tedavi seçeneği olduğunu ve uygulamanın alerji hekimi kontrolünde yapılması gerektiğini söylüyor. Uygulama sırasında iğne sonrası yaklaşık 30 dakika gözlem yapılmasının önemine işaret eden uzman, nadir de olsa anafilaksi gibi ciddi reaksiyonların görülebileceğini hatırlatıyor. Tedavi genellikle aylık enjeksiyonlar şeklinde ve toplamda yaklaşık 4 yıl sürebiliyor; çocuklarda tedaviye yanıt oranları ise %90’ın üzerinde olabiliyor.
Sonuç olarak, özellikle sonbaharda başlayan ve yatakla ilişkilendirilebilen uzun süreli öksürük ve hırıltı şikâyetleri olan çocukların alerji uzmanına başvurması öneriliyor. Uzman değerlendirmesi hem doğru tanı hem de uygun tedavi planının belirlenmesi açısından önem taşıyor.
MEDİPOL SAĞLIK GRUBU’NDAN ÇOCUK İMMÜNOLOJİ VE ALERJİ HASTALIKLARI UZMANI DOÇ. DR. SERDAR AL