yargıda aile odaklı dönüşüm ve çalışmalar
Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş Dikmen Hakimevi'nde düzenlenen "Hukuki Süreçlerde Danışmanlık Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Çalıştayı"nda bir araya geldi. Programa bakan yardımcıları, başsavcılar, hâkim ve savcılar ile akademisyenler ve uzmanlar katıldı. Gürlek, çalıştayın amacını adalet hizmetlerinde insan odaklı bir yaklaşımı güçlendirmek ve aile hukukunda karşılaşılan sorunlara bütüncül çözümler geliştirmek olarak özetledi.
Gürlek, adaletin yalnızca hüküm vermek olmadığını, hukuki sürecin insan hayatı üzerindeki etkisinin de değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak "Her dosyanın ardında bir hayat, her uyuşmazlığın ardında bir hikâye, her çocuğun ardında korunması gereken bir gelecek vardır" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aile kurumuna verdiği önemi hatırlatan Gürlek, aile politikalarının hukukun güvencesi ile sosyal devletin koruyucu sorumluluğunu buluşturması gerektiğini belirtti.
boşanma davalarındaki sayılar ve süreç süreleri:
Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre, boşanma davalarının ortalama görülme süresi 2020'de 199 gün iken 2025'te 163 güne düştü. Gürlek bu düşüşü yargısal süreçlerin etkinliğine ilişkin dikkate değer bir gelişme olarak nitelendirdi, ancak hukuka uygun, hakkaniyetli ve makul sürede yargılama sağlanmasının esas hedef olduğunu vurguladı.
Yıllık dava sayıları bakımından bakanın paylaştığı veriler şöyle: 2024 yılında 326.069, 2025 yılında 309.479 boşanma davası açıldı. 8 Ekim 2026 itibarıyla açılan boşanma davası sayısı 242.722 olarak bildirildi. Karar verilen dosya sayısı 2024'te 326.328, 2025'te 315.993 ve 8 Ekim 2026 itibarıyla 235.187 olarak kaydedildi. Aynı tarihte derdest dava sayısı ise 139.541 olarak açıklandı.
Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma dağılımında 2025'te anlaşmalı davaların oranı %42,9, çekişmeli davaların oranı %21,6 iken; 8 Ekim 2026 itibarıyla bu oranlar sırasıyla %44,3 ve %21,2 olarak bildirildi.
aile danışmanlığı ve adli destek uygulamaları:
Gürlek, aile hukuku alanında destek hizmetlerinin güçlendirilmesinin sadece bireysel ihtiyaçlara değil, yargı hizmetlerinin etkinliğine de katkı sağlayacağını belirtti. Bu kapsamda adli destek ve mağdur hizmetleri ile aile danışmanlığı uygulamaları ön plana çıkarıldı.
2019'dan itibaren faaliyet gösteren Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin sayısı bugün 81 ilde 185'e ulaştı. Bu müdürlükler kurulduğu tarihten bu yana 559.318 hukuk dosyasında ve 253.016 ceza dosyasında olmak üzere toplam 812.334 sosyal inceleme raporu hazırladı. Ayrıca mahkemelerde uzman eşliğinde gerçekleştirilen ifade işlemleri 29.526 hukuk dosyası ile 164.863 ceza dosyasında olmak üzere toplam 194.389 dosyayı buldu.
2026 yılı içinde ise o güne kadar 122.027 sosyal inceleme raporu hazırlandı ve 23.292 dosyada ifade işlemi uzman eşliğinde yürütüldü. Mağdur ve çocukların ifade ve beyanlarının alındığı adli görüşme odaları ilk kez 2017'de kuruldu; bugün 81 ilde, 168 adliyede 177 adli görüşme odası bulunuyor ve kurulduğu tarihten bu yana 181.557 ifade işlemi bu ortamlarda gerçekleştirildi.
çalıştayın hedefleri ve saha uygulamaları:
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş çalıştayda, amaçlarının ihtiyaç duyan her ailenin danışmanlık hizmetlerine erişimini sağlamak olduğunu belirtti. Göktaş, hangi ailelerin öncelikli yönlendirmeye ihtiyaç duyduğunun, yönlendirmenin nasıl işleyeceğinin ve mevzuat boyutunda hangi adımların atılması gerektiğinin bu süreçte netleştirileceğini söyledi.
Göktaş, 2012'den beri il müdürlükleri ve sosyal hizmet merkezlerinde ücretsiz aile danışmanlığı verildiğini hatırlatarak 2025'te ihtisaslaşma yolunda adımlar attıklarını, bunun sonucu olarak 144 ihtisaslaşmış aile danışmanlığı birimi oluşturduklarını açıkladı. Boşanma oranlarının yüksek olduğu 10 ilçede saha çalışmaları yürütüldü; 81 il ziyareti sonrası mart-ağustos döneminde 42 ilde 166 ailenin mahkemeler aracılığıyla danışmanlık hizmetlerine yönlendirildiği bildirildi.
Göktaş, aile politikalarını "hayatın her anında aileye eşlik eden" bir anlayışa dönüştürmeyi hedeflediklerini belirterek, ailelerin zor anlarda yalnız kalmaması ve kanunun sunduğu imkânların sahada etkin karşılık bulmasının önemine dikkat çekti. "En zor anlarda bile, anne ve babaların çocuklarının ihtiyaçlarını doğru okuyabilmesini ve karşılayabilmesini destekleyeceğiz" dedi.
çocukların üstün yararı ve insan odaklı adalet:
Gürlek, çocukların yetişkinlerin anlaşmazlıklarının yükünü taşımaması gerektiğini vurguladı: "Hiçbir çocuk, anne ve babası arasındaki uyuşmazlığın tarafı olmak zorunda bırakılmamalıdır." Çocuğun üstün yararının hem hukuki ilke hem de devletin geleceğe karşı taşıdığı sorumluluğun somut ifadesi olduğunu söyledi.
Konuşmalar, adli destek müdürlüklerinin, adli görüşme odalarının ve ihtisaslaşmış aile danışmanlığı birimlerinin, mahkemelerin iş yükünü azaltmaya, uyuşmazlıkları daha kalıcı çözmeye ve çocukların korunmasını sağlamaya katkı sunacak tamamlayıcı uygulamalar olarak görülmesi gerektiğini ortaya koydu. Gürlek sözlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ederek tamamladı.
Gözlem: Çalıştay, yargı ve sosyal hizmetleri aynı çatı altında değerlendiren, süreçleri hızlandırmaya ve mağdurlar ile çocukları korumaya yönelik uygulamaların yaygınlaştırılmasını amaçlayan bir politika adımı olarak sunuldu.
ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK