Türkiye uzay iletişiminde yeni dönem: Astralink ile 198 uyduluk ağ hedefi
Antalya'da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol tarafından açıklanan Astralink projesi, alçak Dünya yörüngesinde birbirine bağlı bir uydu takımyıldızı kurmayı hedefliyor. Proje, Türkiye ve müttefik ülkelere güvenli, dayanıklı haberleşme hizmeti sağlama amacıyla geliştiriliyor.
astralink projesinin kapsamı:
Akyol'un verdiği bilgiye göre, Astralink adı verilen sistem alçak Dünya yörüngesinde birbirine bağlı 198 uydu içerecek. ASELSAN, sistemin karasal haberleşme altyapılarıyla entegre çalışacağını ve hâlihazırda 1 milyondan fazla son kullanıcı terminali bulunduğunu belirtti. Projenin, milli ekosistemi kullanarak Türkiye'den uluslararası pazara hizmet sunmayı amaçladığı vurgulandı.
ASELSAN yetkilileri sistemde kendi geliştirdikleri teknolojilere yer vereceklerini; kendi dalga biçimlerini, kendi çiplerini ve ekosistem içindeki alt sistemleri kullanacaklarını açıkladı. Kurulacak ağın bağımsız, ölçeklenebilir ve dayanıklı olmasına öncelik verileceği ifade edildi.
takvim ve teknoloji:
Akyol, projenin zamanlamasına ilişkin net hedefleri paylaştı: ilk uyduyun 2 yıl içinde fırlatılması amaçlanıyor. ASELSAN, 50 yıllık tecrübesini referans göstererek LEO takımyıldızı çözümü sunma yönünde ilerlediklerini belirtti ve projenin tamamen yerli teknolojilerle ilerleyeceğini dile getirdi.
Proje; uydu ağlarının yönetimi, karasal ve uzay tabanlı altyapıların eşgüdümü, ayrıca son kullanıcı terminalleri ekosistemiyle birlikte işletilmesini kapsıyor. ASELSAN, bu kapasiteyi oluşturup ağlarını karasal ağlarla entegre ederek birlikte yönetmeyi planladığını kaydetti.
diğer ulusal ve özel sektör girişimleri:
Kongrede konuşan diğer paydaşlar da Türkiye'nin uzay alanındaki genişleyen faaliyetlerini aktardı. TUA Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu, coğrafi kısıtlar nedeniyle Türkiye'den yapılan fırlatmalarda bazı sınırlamalar olduğunu ve bu eksikliği gidermek üzere Somali'de kurulacak uzay limanının stratejik bir avantaj sağlayacağını söyledi. Karabeyoğlu, bu tesisin yalnızca fırlatma üssü değil, uluslararası kullanıma açık bir uzay merkezi haline gelmesinin hedeflendiğini belirtti.
Özel sektör temsilcileri de aktif bir rol oynuyor. Fergani Space yöneticisi Hasan Hüseyin Ertok, şirketin konumlama, seyrüsefer ve zamanlama hizmeti sunacak bir takımyıldızı geliştirdiğini anlattı. Ertok, bugüne kadar 3 test uydusu fırlattıklarını, yaklaşık iki hafta içinde 150 kilogram ağırlığındaki FRG-100 B4 adlı yeni test uydusunu göndereceklerini ve 2028'in ikinci yarısından itibaren seri üretime başlayıp 2031'de hizmet vermeyi hedeflediklerini aktardı. Ayrıca şirketin bin 200 kilometre irtifaya 200'den fazla uydu göndermeyi planladığı belirtildi.
ay programı ve yerlilik oranı:
TÜBİTAK Uzay Enstitü Müdürü Mehmet Nefes ise Türkiye'nin Ay Araştırma Programı'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nefes, söz konusu uzay aracının bir uydu olmadığını, derin uzay koşullarına uygun mühendislik ve sistem tasarımlarının gerekeceğini vurgulayarak projenin ülke çapında bilimsel ve sanayi kabiliyetlerini bir araya getirdiğini söyledi. Nefes, görevdeki yerli paydaş sayısının ondan fazla olduğunu ve 100'ün üzerinde genç mühendisin projede çalıştığını aktardı.
TÜBİTAK UZAY'ın bilgisine göre Ay aracının yerlilik oranı yüzde 80'in üzerinde ve bu oran TÜRKSAT 6A'daki yerlilik oranından daha yüksek olarak ifade edildi. Nefes, derin uzay görevlerinin getirdiği zorluklara dikkat çekerek bu tecrübenin gelecekteki uydu ve uzay görevleri için önemli kazanımlar sağlayacağını belirtti.
uluslararası iş birliği ve ticari istasyonlar:
Oturumda Axiom Space astronotu Michael Lpez-Alegra da konuştu. Lpez-Alegra, uluslararası iş birliğinin ve ticari ulaşımların artacağı bir döneme girildiğini, Axiom Station'ın ilk modülünün 2028'de fırlatılmasının planlandığını ve bu modülün ISS'e otonom yaklaşarak robotik sistemlerle bağlanacağını aktardı. Lpez-Alegra, Axiom'un özel astronot görevleriyle farklı ülkelerden bilimsel çalışmalar yürüttüğünü ve Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı'yı uzaya götürmüş olmaktan gurur duyduklarını belirtti.
Uzay faaliyetlerindeki bu çeşitlenme, devlet kurumları, savunma sanayi, üniversiteler ve yerli girişimler arasındaki iş birliğini derinleştiriyor. Kongrede paylaşılan hedefler, Türkiye'nin hem alçak Dünya yörüngesi hem de derin uzay alanlarında artan bir varlık göstermeyi planladığını ortaya koydu.
ASELSAN'ın Astralink projesi, Somali'deki fırlatma kapasite planları, özel şirketlerin takımyıldızı projeleri ve Ay programındaki yerlilik hedefleri bir arada değerlendirildiğinde, Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda uydu üretimi, uzay ağları entegrasyonu ve uluslararası iş birliklerinde somut adımlar atmayı hedeflediği görülüyor.
AHMET AKYOL