TOBB başkanı hisarcıklıoğlu: Türkiye'nin rolü ve konferansın önemi
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde düzenlenen 4’üncü Türk-Alman Ekonomi Konferansı, "Değişen Savunma ve Güvenlik Mimarisinde Stratejik Ortaklık" temasıyla gerçekleştirildi. Paneli Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK) Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Burkhardt Hellemann yönetti. Panele, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Sorg, NATO üst düzey komutanı Tuğgeneral Thomas Lowin ve TOBB Türkiye Savunma Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Akyol katıldı.
güvenlik, ekonomi ve üretim kapasitesinin kesişimi:
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, güvenlik ile ekonominin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirterek; üretim kapasitesi, teknolojiye erişim, enerji arzı ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığının ülkelerin güvenliği için kritik olduğuna dikkat çekti. Türkiye ile Almanya arasındaki güçlü ekonomik ortaklığa vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, ikili ticaret hacminin 52 milyar doları aştığını ve bunun 60 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.
NATO çerçevesindeki taahhütlere atıfta bulunan Hisarcıklıoğlu, 2035 yılına kadar savunma ve güvenlikle bağlantılı harcamaların milli gelirin yüzde 5’ine çıkarılmasının öngörüldüğünü; bunun içinde en az yüzde 3,5’inin temel savunma ihtiyaçlarına, yüzde 1,5’e kadar olan bölümün ise kritik altyapı ve dayanıklılık yatırımlarına ayrılacağının beklendiğini hatırlattı. İş dünyasının önceliğinin, bu kaynakların üretime, teknolojiye ve sürdürülebilir sanayi kapasitesine dönüştürülmesi olduğunu vurguladı.
savunma sanayiinde yetkinlikler ve ortaklık çağrısı:
Hisarcıklıoğlu, savunma teknolojilerinde insansız sistemler, yapay zekâ, yazılım ve siber güvenliğin öne çıktığını; Türkiye’nin mühendislik altyapısı ve üretim kapasitesiyle bu dönüşümde öne çıktığını ifade etti. Savunma sanayiinde bin 400’ün üzerinde proje yürütüldüğünü, savunma ve havacılık ihracatının 10 milyar doları aştığını ve ülkenin dünyanın en büyük sekizinci silah ihracatçısı konumuna geldiğini belirtti.
Türkiye’nin yetkinlikleri ile Almanya’nın sanayi ve teknoloji birikiminin birbirini tamamlayacağına işaret eden Hisarcıklıoğlu, ortak tasarım, ortak üretim, ortak Ar-Ge ve üçüncü pazarlarda iş birliği fırsatlarının önemini vurguladı. KOBİ'lerin ve teknoloji girişimlerinin bu iş birliklerine dahil edilmesi gerektiğini, iki ülke firmalarının etrafında güçlü ve güvenilir tedarik ağları oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi.
Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Kızıldeniz’deki risklerin ticarete etkilerine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, artan savunma bütçelerinin eğitimli personel, modern teçhizat ve güçlü üretim kapasitesiyle desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Savunma sanayiinde hızın hayati olduğunu; üretim kapasitesinin artırılması ve yeni teknolojilerin daha hızlı devreye alınmasının zorunlu olduğunu belirtti.
öngörülebilirlik, kurumlar arası iş birliği ve entegrasyon talepleri:
İş dünyasının uzun vadeli yatırım kararları için açık, öngörülebilir ve istikrarlı kurallara ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ihracat izinleri, lisanslama ve sertifikasyon süreçlerinde etkin diyalog beklentisini dile getirdi. Müttefikler arasındaki savunma sanayii iş birliğinde karşılıklı güveni güçlendiren uygulamaların gerekliliğini vurguladı.
Türkiye’nin Avrupa Savunma Sanayii Programı, SAFE ve ReArm Europe gibi girişimlerde etkin şekilde yer almasının Avrupa’nın üretim kapasitesine ve tedarik güvenliğine katkı sağlayacağını belirten Hisarcıklıoğlu, "Made in Europe" yaklaşımında Türkiye’nin üretim gücünün dikkate alınmasını beklediklerini kaydetti. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, iş insanlarının vize sorunlarının çözülmesi ve taşımacılıktaki engellerin azaltılmasının ortak rekabet gücünü artıracağına dikkat çekti.
Konferansın yeni ortaklıkların kurulmasına ve somut iş birliği adımlarının belirlenmesine katkı sağlamasını beklediklerini söyleyen Hisarcıklıoğlu, Türk ve Alman iş dünyasının birlikte üretim, teknoloji geliştirme ve yeni pazarlara açılma konusunda önemli fırsatlara sahip olduğunu ifade etti.
Öne çıkan beklenti: Barış, istikrar ve öngörülebilirlik ortamının sağlanması; kaynakların sürdürülebilir sanayi, teknoloji ve nitelikli insan kaynağına dönüşmesi yoluyla savunma ve üretimde somut iş birliklerinin artırılmasıdır.
TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ(TOBB) BAŞKANI RİFAT HİSARCIKLIOĞLU