Türkiye'nin Gümrük Birliği avantajı korunmalı: Gaziantep sanayisinden 'Made in EU' uyarısı

GSO Başkanı Adnan Ünverdi, AB'nin 'Made in EU' düzenlemelerinde Türkiye'nin Gümrük Birliği ortaklığı ve üretim entegrasyonunun eşdeğer kabul edilmesini talep etti.

Yayın Tarihi: 22.10.2026 11:02
Güncelleme Tarihi: 22.10.2026 11:02

Türkiye'nin Gümrük Birliği avantajı korunmalı: Gaziantep sanayisinden 'Made in EU' uyarısı

GSO Başkanı Adnan Ünverdi'den uyarı

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Avrupa Birliği'nin Sanayi Hızlandırma Yasası ve 'Made in EU' yaklaşımına ilişkin endişelerini paylaştı. Ünverdi, Türkiye'nin Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinden koparılmaması gerektiğini vurgulayarak, bu süreçte Gümrük Birliği'nin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

gümrük birliği ve entegrasyonun önemi:

Ünverdi, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yaklaşık 30 yıldır yürürlükte olan Gümrük Birliğinin sanayi ürünleri ticaretini ve karşılıklı yatırımları geliştirerek güçlü üretim ve tedarik zincirleri oluşturduğunu hatırlattı. Ünverdi, 'Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticari ilişkiler yalnızca ihracat ve ithalattan ibaret değildir' ifadesiyle, üretimden ara mala ve yatırıma kadar uzanan uzun süreli ekonomik entegrasyonun altını çizdi.

AB'nin kendi coğrafyasında üretimi güçlendirmeye yönelik politikalarının, özellikle menşe kuralları ve ticari avantajlara ilişkin değişikliklerin, Türkiye sanayisi açısından doğrudan sonuçlar doğurabileceğini belirten Ünverdi, bu sürecin yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.

Gaziantep'in ihracat yapısı ve olası etkiler:

Ünverdi, Gaziantep'in ihracatının yaklaşık %50'sinin AB pazarına gerçekleştirildiğini vurguladı. Gaziantep'in üretim kapasitesi, ihracat performansı ve sektörler arası güçlü altyapısının Türkiye ekonomisine katkısına dikkat çekti. İhracatın yaklaşık yarısının AB'ye olması, kent için AB pazarındaki rekabet şartlarının önemini artırıyor.

Ünverdi, 'Made in EU' kapsamında AB menşeli ürünlere sağlanacak teşvikler, vergi avantajları ve kamu alımlarında öncelik gibi uygulamaların hayata geçirilmesi halinde, Türkiye'de üretilen ürünlerin bu avantajların dışında kalmasının sanayiciler için dezavantaj yaratabileceğini ifade etti. Bu durumun hem ihracat pazarlarında rekabet gücünü zayıflatabileceğini hem de yatırımlar üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceğini belirtti.

çözüm önerileri ve beklentiler:

Türkiye'nin olası düzenlemelerin dışında kalmaması için diplomatik, hukuki ve ticari girişimlerin eş zamanlı yürütülmesini öneren Ünverdi, ilgili bakanlıklar, meslek kuruluşları, diplomatik temsilcilikler ve iş dünyası arasında güçlü bir koordinasyonun önemine işaret etti. Talebin özeti olarak, Türkiye'de üretilen ürünlerin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamındaki menşe ve destek şartlarında AB ürünleriyle eşdeğer muamele görmesi gerektiğini belirtti.

Ünverdi, ayrıca Türkiye'ye 'eşdeğer ortak statüsü' tanınması için hukuki ve diplomatik zeminde girişimlerde bulunulması; Avrupa'daki iş ortaklarıyla ortak çıkarlar temelinde bir diyalog geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın, hem Türkiye'nin hem de Avrupa sanayisinin sürdürülebilir rekabet gücü açısından kritik olduğunu vurguladı.

Sonuç olarak Ünverdi, Türkiye'nin Avrupa üretim ekosistemindeki konumunun korunmasının önemine dikkati çekerek, Gümrük Birliği ortaklığı ve yıllar içinde oluşmuş üretim entegrasyonunun yeni düzenlemelerde mutlaka dikkate alınmasını istedi.

GSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ADNAN ÜNVERDİ

GSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ADNAN ÜNVERDİ

Yazar
EDİTÖR

Hasan Polat

Selam, ben Hasan Polat. 24 yaşındayım, Ankara'dan yazıyorum. aksiyon.com.tr Finans ekibindeyim. Ben yeni nesil finans uzmanıyım; kripto paralar, borsa ve girişimcilik üzerine yoğunlaştım. Risk almayı severim, hızlı düşünürüm ve genç yatırımcılara hitap ederim.