Akçakoca'nın coğrafi işaretli lezzetini aile sürdürüyor
Orta Asya'dan göç eden Manav Türkleri geleneğinin önemli bir parçası olan Melengüççeği, Düzce'nin Akçakoca ilçesinde iki kız kardeş ve eşlerinin ellerinde yaşatılıyor. Emeklilik dönemini üretimle değerlendiren aile, coğrafi işaretli tatlının yanı sıra mancarlı pide, mancarlı gözleme, mancarlı börek ve dartılı gözleme gibi yöresel ürünleri de müşterilerine sunuyor.
Aile içinde belirlenen görev dağılımına göre kadınlar mutfakta ürünleri hazırlarken, erkekler gelen misafirlere servis ve hizmetle ilgileniyor. Zaman zaman yoğunluğun renkli anlara sahne olduğu işletmede iş bölümü geleneğin korunmasını sağlıyor.
Tatlının hazırlanışı:
65 yaşındaki iki çocuk annesi Zuhal Ay, Melengüççeği'nin geçmişinin yaklaşık 600 yıllık olduğu söylenildiğini aktarıyor: "Melengüççeği tatlısı Akçakoca’nın coğrafi işaret almış bir tatlısıdır. 600 yıllık geçmişi olduğu söyleniyor. Osmanlı döneminde saraylarda yapılıyormuş. O günden bugüne kadar gelmiş. Biz de o tarihi burada yaşatmaya çalışıyoruz."
Hazırlık sürecinde kullanılan temel malzemelerin baklava hamuruyla benzerlik gösterdiğini belirten Ay, tatlıyı farklı kılan unsurun özel sos olduğunu anlatıyor: "Malzemeleri ise bildiğimiz baklava malzemelerinden oluşuyor. Yumurta, süt, yoğurt gibi malzemeleri var. İlk başta hamuru katmer gibi açıyoruz. Katmer şeklinde katlanıyor ve içine özel bir sos var. Onu kullanıyoruz. Tatlının özelliği zaten o sostan geliyor. Özel sos ise kaymağın kavrularak yapılışından geliyor. Bir tür yağ elde ediliyor kaymak kavrulunca. O yağı sos olarak kullanıyoruz. Katlayarak kızartıyoruz ve son olarak ballanıp sunuma hazırlıyoruz."
Sunumda tatlı genellikle kaymak veya dondurma ile servis ediliyor; işletme, müşterinin damak zevkine göre tercih sunuyor. Ay, müşteri geri dönüşlerinin olumlu olduğunu ve "Şu güne kadar tatlıyı beğenmedim diyeni görmedim" dediğini ekliyor.
Emeklilikten üretime, çarşıdan ekonomiye:
69 yaşındaki iki çocuk babası Can Ay, emeklilik sonrası eşi, bacanağı ve baldızıyla birlikte çalıştıklarını ve işin hem dinlendirici hem de sosyal olduğunu söylüyor: "Emekliyim, işletmeyi yaptık. Eşim, bacanağım ve baldızımla beraber çalışmaya çalışıyoruz. Eşim ve baldızım yemekleri yapıyor, biz de erkekler olarak gelen misafirlerimize hizmet ediyoruz. İş zamanında onlar da yoruluyor, biz de yoruluyoruz. Hem erkekler hem kadınlar olarak aynı yorgunluk içerisinde oluyoruz." Ayrıca bu işin haftada iki gün olması nedeniyle kendilerini pek yormadığını ve eğlenceli olduğunu belirtiyor.
58 yaşındaki Nurgül Baş ise Akçakoca’ya özgü eski lezzetleri yaşatmaya çalıştıklarını ifade ediyor. Baş, çarşıdaki ürün çeşitliliğini şu sözlerle özetliyor: "Eski Akçakoca’ya özgü olan yöresel ürünleri yapmaya çalışıyoruz. Bunun yanında alternatif başka şeylerimiz de var. Bu yöresel çarşımızın mancarlı pidesi var. Mancarlı gözleme, mancarlı böreğimiz var. Coğrafi işaretli Melengüççeği tatlımız var. Dartılı gözlememiz var." Dartıyı ise "kavrulmuş kaymak" olarak tanımlıyor ve "bir şekilde saf tereyağı gibi düşünülebilir" diyerek tatlının lezzet kaynağını öne çıkarıyor.
Baş, yöresel lezzetlere olan ilginin arttığını, ancak ilk kez görenlerin başlangıçta ön yargılı olabildiğini, tattıktan sonra ise memnun kaldıklarını belirtiyor: "Bir kere bunu deneyen buraya bilerek geliyor. Ama bunu bilmeden gelen de önce ön yargı ile yaklaşıyor. Hani hamur kızartması gibi düşünüyorlar. Ama yedikleri zaman farklı bir tat ile karşılaştıklarını görüyorlar. Yedikten sonra tiryakilik ve hayranlık oluyor."
Çarşıdaki üretimin özellikle kadınlar açısından ev ekonomisine katkı sağladığını vurgulayan Baş, tanıtım eksikliğine dikkat çekiyor: "Biz burada ev ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Çarşımızda birçok esnafımız kadındır. Kadınların üretimi olan el emeği malzemeler, el işleri, çantalar vardır. Gözlemeciler ve tatlıcılar var burada. Hepsi ev ekonomisine katkı oluyor." Tanıtımın artmasının müşteri sayısını ve esnafın ekonomik gücünü olumlu etkileyeceğini, pandeminin araya girmesiyle çarşının yeni yeni eski canlılığına kavuşturmaya çalışıldığını ekliyor.
İki kardeş ve ailelerinin sürdürdüğü bu üretim, hem coğrafi işaretli bir tatlının tarifini yaşatıyor hem de yerel ekonomiye, özellikle kadınların emeğine katkı sunuyor.
AKÇAKOCA İLÇESİNE YERLEŞEN MANAV TÜRKLERİ'NİN COĞRAFİ İŞARETLİ TATLISI 'MELENGÜÇÇEĞİ' İKİ KIZ KARDEŞ VE EŞLERİNİN ELLERİNDE YAŞATILMAYA ÇALIŞILIYOR.