Tank üretiminden ekosisteme: Yeni Altay ve savunma sanayinin görünmeyen dinamikleri

OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, "Yeni Altay" kitabı bağlamında savunma sanayii ekosisteminin önemini ve tankın muharebe sahasındaki rolünü anlattı.

Yayın Tarihi: 14.10.2026 20:41
Güncelleme Tarihi: 14.10.2026 20:59

Tank üretiminden ekosisteme: Yeni Altay ve savunma sanayinin görünmeyen dinamikleri

OYAK genel müdürü Kastamonu’da öğrencilerle buluştu:

OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde MÜSİAD Kastamonu Şubesi tarafından düzenlenen "Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi" programında öğrencilerle bir araya geldi. Kastamonu Üniversitesi Merkezi Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’ndaki söyleşiye öğrenciler ve davetliler yoğun ilgi gösterdi.

Yeni Altay çalışmasının arka planı:

Yalçıntaş, kitabın ortaya çıkış sürecini anlatırken geçmiş deneyimlerine vurgu yaptı. "Bu göreve gelmeden önce Milli Savunma Üniversitesi’nde Savunma Sanayi Projeleri dersi veriyordum. İşin teorisini yapıyordum. Ondan sonra pratiğine geldim" diyen Yalçıntaş, Altay Tankı projesinde emeği geçenlerle yaptığı görüşmeleri aktardı. Kitap için yaklaşık 70 kişiyle konuştuğunu, herkesin anlattıklarını not alıp kendi yaşadıkları ve işin teorisini de ekleyerek ortaya 500 sayfalık bir eser çıkardığını söyledi.

Savunma sanayii ekosisteminin gerekliliği:

Yalçıntaş, savunma projelerinin tek bir kurumun başarısı olmadığını vurguladı: "Asıl önemli olan bir Altay tankının motorunun arkasında veya KAAN’ın en ufak bir fırlatma sisteminin arkasında veya GÖKBEY helikopterinin transmisyonunun arkasında binlerce kişinin, yüzlerce şirketin emeği vardır." Bu geniş ağa dikkat çekerek, başarılı ürünlerin ancak araştırmacısıyla, özel sektörüyle, üreticisiyle, finansmanıyla, kanun yapıcısıyla, siyasetçisiyle ve bürokratıyla bir araya gelmiş bir sistem sayesinde ortaya çıktığını ifade etti.

Yalçıntaş, bu yapının sağlanabilmesinin ardışık başarıları mümkün kıldığını belirterek şu örnekleri sıraladı: Altay, KAAN, GÖKBEY, Akıncı. "Mühim olan o ürünü ortaya çıkarmak değil, mühim olan o ekosistemi bir araya getirebilmek" sözleriyle ekosistemin sürekliliğine vurgu yaptı.

Tankın muharebe sahasındaki yeri:

Günümüz savaş konseptlerinin değişmesine rağmen platformların öneminin korunduğunu anlatan Yalçıntaş, piyadenin saha zaferindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Bir muharebe neticesinin elde edilebilmesi için piyadenin hedef bölgeye girip bayrağı dikmesi gerektiğini, bunun için ise piyadenin yanında zırhlı mekanize desteğin zorunlu olduğunu söyledi. Bu bağlamda, zırhlı araçların "ağabeyi" olarak tankın önemini şöyle özetledi: "Tank hala muharebe meydanının olmazsa olmazıdır."

Yalçıntaş, dünyada kendi tankını geliştirebilen ülke sayısının çok az olduğunu vurgulayarak, "Bugün dünyada kendi tankını geliştirebilen bir elin parmağı kadar ülke vardır, ki Türkiye de şu anda bunlardan biri olmaya çalışıyor" dedi. Ayrıca bu ülkelerin artık bir üst seviye tank geliştirme peşinde olduklarını; ABD, Almanya, Rusya, Çin ve bazı Avrupa iş birliklerinin de yeni platformlar üzerinde çalıştığını belirtti.

Konuşmasında asimetrik savaşlara ve güncel çatışma örneklerine de değinen Yalçıntaş, İran ve Ukrayna örnekleri üzerinden bombalama faaliyetlerinin tek başına netice getirmediğini; bunun nedeninin piyadenin hedefe girememesi olduğunu söyledi. Bu nedenle zırhlı araçlar ve tankların piyade hareketlerini mümkün kıldığına dikkat çekti.

Programın kapanışı ve katılımcılar:

Program sonunda Yalçıntaş’a Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ile MÜSİAD Kastamonu Şube Başkanı Mustafa Akif Özmat tarafından plaket ve hediye takdim edildi. Etkinlik, Yalçıntaş’ın "Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi" adlı kitabını katılımcılar ve öğrencilere imzalamasıyla son buldu.

MÜSİAD Kastamonu Şube Başkanı Özmat, savunma sanayisi ve gençlere düşen görevlere vurgu yaparak, "İnanıyoruz ki güçlü bir Türkiye; üreten, gelişen ve kendi teknolojisini ortaya koyan bir Türkiye’dir" ifadelerini kullandı. Söyleşiye rektör yardımcıları Prof. Dr. Ömer Küçük ve Prof. Dr. Mehmet Atalan, kamu kurumları temsilcileri, MÜSİAD üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

OYAK GENEL MÜDÜRÜ PROF. DR. MURAT YALÇINTAŞ, SON 15-20 YILDA TÜRKİYE'NİN BÜYÜK BİR HIZLA ÜRÜN...

OYAK GENEL MÜDÜRÜ PROF. DR. MURAT YALÇINTAŞ, SON 15-20 YILDA TÜRKİYE'NİN BÜYÜK BİR HIZLA ÜRÜN GELİŞTİRMESİNİN EN BÜYÜK SEBEPLERİNDEN BİR TANESİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN, BÜROKRATLARININ VE SİYASİLERİNİN ŞİRKETLERE DESTEK VEREREK SAVUNMA SANAYİSİNE PARA AYIRMAYA BAŞLAMASINDAN KAYNAKLANDIĞINI SÖYLEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.