Tahran görüşmesi ve stratejik ortaklık:
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Tahran’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yapılan görüşme, iki ülke ilişkilerinin yeni bir aşamaya geçtiğinin işareti olarak değerlendirildi. Arakçi, görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, iki ülke arasındaki Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinin ilişkileri resmen derinleştirdiğini ve ekonomik, ticari, siyasi ile kültürel alanlarda somut adımların ele alındığını belirtti.
Arakçi, ekonomik iş birliğinin olumlu seyrettiğini ve bu iş birliğinin geliştirilmesinin önünde ciddi bir engel olmadığını söyledi. Görüşmelerde Tahran ile Moskova arasındaki koordinasyonun BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği gibi platformlarda da sürdürüleceği vurgulandı.
Bölgesel gerginlikler, güvenlik ve diplomasi:
Arakçi, Lavrov ile Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı, Kafkasya ve Avrupa’daki gelişmelerin yanı sıra İran ile ABD arasındaki müzakereler ve Ukrayna’daki son durumun ele alındığını söyledi. Arakçi, İran, Rusya ve bazı diğer ülkelerin ortak görüşünün, bölgesel sorunların askeri yollarla çözülemeyeceği; bunun yerine diplomasi ve siyasi mekanizmalarla çözüm aranması gerektiği yönünde olduğunu belirtti.
Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ndeki güvensizliğin kaynağı olarak ABD ve İsrail’in hareketleri işaret edildi. Arakçi, bu güvensizliğin 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatıldığını söyledikleri askeri saldırılar ve çeşitli biçimlerde süren operasyonların sonucu olduğunu savundu.
Hazar Denizi'ndeki saldırılar ve deniz güvenliği:
İran ile Rusya arasında ele alınan bir diğer başlık Hazar Denizi’ndeki güvenlik olayları oldu. Arakçi, son dönemde İran ve Rusya’ya ait ticari gemilere ve liman altyapılarına düzenlenen saldırıların bölgesel barış ve güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu, bu eylemlerin Hazar’ın hassas ekosistemine telafisi güç zararlar verdiğini ifade etti.
Avrupa eleştirisi ve çok taraflılık çağrısı:
Arakçi, Avrupa ülkelerinin politikalarını eleştirerek bunların birçok savaşın uzamasına ve bölgesel krizlere katkıda bulunduğunu savundu. Ukrayna ve Filistin politikalarını hedef alan eleştiride, İsrail’e verilen şartsız desteğin Gazze’de 80 binden fazla kişinin yaşamını yitirmesine neden olduğu iddiası yeniden dile getirildi. Ayrıca Arakçi, Avrupa’nın İran’a yönelik saldırılarda rol oynadığını ve bu yüzden “bu savaşın ortağı” olduğunu belirtti.
Avrupa’nın ve NATO müttefiklerinin rolüne ilişkin olarak Arakçi, NATO Genel Sekreteri’nin açıklamasına atıfta bulunarak 5 binden fazla ABD savaş uçağının Avrupa’daki hava üslerinden havalandığını ve bazı Fransız yetkililerin Trump’a yazdıkları mektupta İran’a karşı destek sunacaklarını bildirdiklerini öne sürdü. Arakçi, Avrupa ülkelerini çifte standartlardan vazgeçmeye ve diplomatik, akılcı bir yol izlemeye çağırdı.
Lavrov'un değerlendirmesi ve Rusya'nın desteği:
Sergey Lavrov da iki ülke ilişkilerinin istikrarlı şekilde sürdüğünü ve temel anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle Tahran-Moskova hattının resmi olarak kapsamlı stratejik ortaklık düzeyinde tanımlandığını söyledi. Lavrov, Rusya’nın bu anlaşma kapsamındaki taahhütlerine bağlı olduğunu somut adımlarla gösterdiğini ve ilişkilerin geleceği için sağlam bir temel oluşturulduğunu vurguladı.
Lavrov ayrıca Birleşmiş Milletler’de yürütülen çalışmalara değinerek, İran’a yönelik saldırıları meşrulaştırma girişimlerine karşı ilkeli bir tutum sergilediklerini ve bu çabaların sonuç vermesini engellediklerini aktardı. Rus bakan, ayrıca İran halkına ilaç ve gıda dahil insani yardım gönderildiğini bildirdi.
İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ABBAS ARAKÇİ, RESMİ TEMASLARDA BULUNMAK ÜZERE TAHRAN'A GELEN RUSYA DIŞİŞLERİ BAKANI SERGEY LAVROV İLE BİR ARAYA GELDİ.