Sultan Köşkü'nde anılar korunuyor:
Afşin ilçesinde yaşayan Sultan Kızıldağ, işinden arta kalan zamanlarda ailesinden miras kalan ve çevresindeki vatandaşların bağışladığı eşyaları toparlayarak bir koleksiyon oluşturdu. Koleksiyon, Kızıldağ'ın babası, annesi, dedesi ve ninesinden kalan hatıralarla başladı; daha sonra komşuların ve tanıdıkların verdiği parçalarla genişledi. Ortaya çıkan birikim, yaklaşık iki asrı aşan döneme ait eserlerden oluşuyor.
Koleksiyonun oluşumu ve sergiye dönüşümü:
Kızıldağ, topladığı eşyalar için Sultan Köşkü adını verdiği bir mekan hazırladı ve parçalara büyük titizlikle yaklaşıyor. Her eserin kim tarafından verildiğini ve taşıdığı hikâyeyi bildiğini belirtiyor. Bu nedenle eserlerin korunmasına büyük önem veriyor ve şu anda ne kadar para teklif edilirse edilsin, asla bir tane dahi eser veremem diyerek maddi değerin ötesinde manevi değere vurgu yapıyor.
İşçilik, malzeme ve vefa anlayışı:
Kızıldağ, eski eşyaların işçiliği ve kullanılan malzemelerin geçmişteki yaşam kültürünü gözler önüne serdiğini ifade ediyor. Tüm yokluklara rağmen ecdadımızın ne kadar zevkli ve kaliteli işler yaptığını görüyoruz, diyen Kızıldağ, ince işçilik ve kaliteli malzeme kullanımı sayesinde ortaya çıkan eserlerin sadece estetik değil, aynı zamanda kültürel değer taşıdığını vurguluyor. Geçmişten kalan eşyalara sahip çıkmanın bir vefa örneği olduğunu belirterek, vefanın yalnızca insana değil eşyaya karşı da olması gerektiğini düşünüyor.
Sultan Köşkü, Afşin'de yerel belleğin ve aile yadigârlarının korunmasına somut bir örnek teşkil ediyor; Kızıldağ'ın çabası, geçmişin izlerini koruyarak bugüne taşıyor ve toplumsal hafızayı canlı tutuyor.
KAHRAMANMARAŞ’IN AFŞİN İLÇESİNDE YAŞAYAN SULTAN KIZILDAĞ, AİLESİNDEN MİRAS KALAN VE VATANDAŞLARIN BAĞIŞLADIĞI YAKLAŞIK İKİ ASIRLIK EŞYALARI BİR ARAYA GETİREREK GEÇMİŞİN İZLERİNİ GÜNÜMÜZE TAŞIYOR.