Sonbahar şikayetleri grip değil, alerji olabilir

Sonbaharda artan hapşırma, burun akıntısı ve göz kaşıntısı alerji kaynaklı olabilir; uzun süren ya da tekrarlayan şikâyetlerde uzman değerlendirmesi gereklidir.

Yayın Tarihi: 07.10.2026 09:54
Güncelleme Tarihi: 07.10.2026 09:54

Sonbahar şikayetleri grip değil, alerji olabilir

Sonbaharda artan hapşırma ve burun akıntısına dikkat

Yazın bitmesiyle birlikte hava sıcaklıkları düşerken, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması ve bitki örtüsündeki değişimler bazı kişilerin solunum yollarında yeniden rahatsızlık oluşturabiliyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatime Yavuz sonbahar döneminde ortaya çıkan burun akıntısı, sık hapşırma, burun tıkanıklığı ve göz kaşıntısının sıklıkla alerjiye bağlı olabileceğini belirtiyor. Bu yakınmalar bazen soğuk algınlığı veya griple karıştırılabildiği için doğru ayırıcı tanı önem kazanıyor.

Sonbahar alerjenleri ve ortamın rolü:

Polen alerjisinin sadece ilkbahara özgü olduğu düşüncesi doğru değil. Bölgeye ve bitki örtüsüne bağlı olarak bazı yabani otların polenleri sonbaharda da şikâyetleri tetikleyebilir. Buna ek olarak yağış ve artan nem, dış ortamda küf oluşumunu hızlandırırken evlerde yetersiz havalandırma iç ortam alerjenlerine maruziyeti yükseltiyor. Ev tozu akarları, küf ve mantar sporları ile evcil hayvanların deri döküntüleri sonbaharda özellikle yatak odası ve kapalı ortamlarda sorun yaratabiliyor.

Dr. Yavuz, iç ortam alerjenlerinin etkisini azaltmak için düzenli temizlik, uygun havalandırma ve nem kontrolünün önemini vurguluyor. Yatak ve tekstil ürünlerinin temiz tutulması ile küf oluşumunun önlenmesi, semptomların azalmasına yardımcı olabiliyor.

Alerji mi yoksa enfeksiyon mu: ayırıcı belirtiler

Alerjilerle soğuk algınlığı veya grip arasındaki belirtiler örtüşebilir ancak bazı farklılıklar tanıda yol gösterir. Alerjide genellikle hapşırma nöbetleri, burun ve göz kaşıntısı, sulu burun akıntısı ve tekrarlayan yakınmalar ön plandadır; yüksek ateş tipik değildir. Soğuk algınlığında boğaz ağrısı ve halsizlik daha belirgin olabilirken, gripte yüksek ateş, kas-eklem ağrıları ve belirgin halsizlik öne çıkar. Ancak belirtiler tek başına kesin tanı koydurmaz; özellikle uzun süren veya tekrarlayan yakınmalarda hekim değerlendirmesi şarttır.

Çocuklarda alerji bazen aralıklı nezle atakları, gece öksürüğü, uyku kalitesinde bozulma ve ağızdan nefes alma şeklinde kendini gösterebilir. Böyle durumlarda alerjik nedenler göz önünde bulundurulmalıdır.

Alerji ile astım ilişkisi ve takip edilmesi gereken bulgular:

Alerjik rinit ve astım arasında kuvvetli bir ilişki bulunuyor. Polen, küf ve ev tozu akarları gibi tetikleyiciler duyarlı kişilerde solunum yollarındaki inflamasyonu artırarak astım belirtilerini tetikleyebilir. Astım hastalarının sonbaharda öksürük, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma veya nefes darlığında artış olup olmadığını takip etmesi gerekiyor. Gece uykudan uyandıran öksürük veya nefes darlığı acil değerlendirme gerektirebilecek uyarılardır.

Eğer kişinin günlük yaşamı, uyku düzeni, iş veya okul performansı etkileniyorsa ya da önlemlere rağmen şikâyetler devam ediyorsa uzman desteği alınmalıdır. Nefes darlığı, dudaklarda morarma veya ciddi solunum güçlüğü gibi belirtiler görülüyorsa beklenmemeli ve acil tıbbi yardım aranmalıdır.

Maruziyeti azaltma, tanı ve tedavi yaklaşımı:

Alerjisi bilinen kişiler sonbaharda tetikleyicilerden mümkün olduğunca uzak durmalı. Dışarıdan eve gelindiğinde kıyafet değiştirmek ve yüzü yıkamak polen temasını azaltmaya yardımcı olur. Polen yoğunluğunun yüksek olduğu dönemlerde açık havada geçirilen süre ve aktiviteler buna göre planlanabilir. Ev içinde düzenli havalandırma, nem kontrolü ve yatak odasının tozdan arındırılması temel önlemler arasında yer alıyor.

Tedavi gereksinimi olanlarda antihistaminikler veya burun içi kortikosteroidler gibi ilaçlar kullanılabilir ancak hangi ilacın, hangi dozda ve ne kadar süreyle kullanılacağı kişiye özel belirlenmelidir. Uzun süreli ve kontrolsüz burun açıcı kullanımının farklı sorunlara yol açabileceği unutulmamalıdır.

Alerji testleri her burun akıntısı yaşayan kişiye rutin uygulanmaz. Belirtilerin nedeni belli değilse, yakınmalar uzun sürüyorsa, belirli bir alerjen şüphesi varsa veya tedavi planlaması için tetikleyicinin saptanması yararlı olacaksa hekim deri prik testi veya kanda spesifik IgE ölçümü gibi yöntemleri değerlendirebilir.

Dr. Fatime Yavuz son olarak, sonbaharda başlayan burun akıntısı ve hapşırmanın basitçe mevsim nezlesi olarak geçiştirilmemesi gerektiğini; belirtilerin başladığı zamanı, hangi ortamlarda arttığını ve ateş, göz kaşıntısı veya nefes darlığı gibi eşlik eden bulguları takip etmenin doğru tanıya ulaşmada yardımcı olacağını belirtiyor.

GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI DR. FATİME YAVUZ

GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI DR. FATİME YAVUZ

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.