Sigortacılığın yeni rotası: prim değil, Türkiye'nin koruma açığını kapatmak

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, İstanbul'daki 18. Sigortacılık Konferansı'nda asıl hedefin prim artışı değil Türkiye'nin koruma açığını azaltmak olduğunu söyledi.

Yayın Tarihi: 07.10.2026 15:07
Güncelleme Tarihi: 07.10.2026 15:20

Sigortacılığın yeni rotası: prim değil, Türkiye'nin koruma açığını kapatmak

18. Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı:

Sigorta Tatbikatçıları Derneği (STD) tarafından Eureko Sigorta Konferans Salonu'nda düzenlenen 18’inci Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı, sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Konferansta küresel iklim krizi ile finans ve sigorta ilişkileri, yapay zeka destekli risk yönetimi ve iklim değişikliğine dayanıklı şehir tasarımları gibi güncel başlıklar ele alındı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, sektörün iklim değişikliği, doğal afetler ve küresel risk yönetiminde üstlendiği kritik role dikkat çekti ve COP31 sürecine kadar bu gündemin taşınacağını belirtti.

sigortacılığın dönüşümü ve teknoloji odaklı risk yönetimi:

Yaşar, sigortacılığın geleneksel 'hasarı ödeyen' rolünden uzaklaşıp riski gören, ölçen, azaltan ve dayanıklılığı güçlendiren bir sektöre dönüştüğünü vurguladı. Gelişen teknoloji ve veri analitiğinin riskleri daha etkin yönetmeye imkân verdiğini söyleyen Yaşar, sektörün iklim değişikliğine uyum sürecinde öncü olması gerektiğini ifade etti.

Konuşmada ayrıca yapay zeka ve veri analitiğinin risk parametrelerini analiz etmede sağladığı avantajlara dikkat çekildi; bu araçların sigorta ürünlerinin tasarımında, fiyatlamasında ve katastrofik risklere karşı hazırlıkta kritik rol oynadığı vurgulandı.

koruma açığı, prim verileri ve sektörün hedefleri:

Yaşar, sektörel büyüklük ve koruma açığına ilişkin somut veriler paylaştı. 2024 yılını 838 milyar lira prim üretimiyle kapattıklarını, 2025'te 1.2 trilyon lira prim büyüklüğüne ulaşılarak toplamda yüzde 46 büyüme kaydedildiğini, 2026 Ağustos itibarıyla ise sektör üretiminin 1 trilyon liraya yaklaştığını ve yıllık bazda yüzde 28 büyüme görüldüğünü aktardı.

Yaşar, sektörün birincil hedefinin "Asıl hedefimiz prim üretimini artırmak değil, Türkiye’nin koruma açığını azaltmak" olduğunu ifade ederek, prim üretimini yalnızca ciro olarak görmediklerini; sigortanın uzun vadeli tasarruf, yatırım ve ekonomik istikrar için önemli bir unsur olduğunu belirtti. Ayrıca sigortacılığın topladığı primlerle oluşturduğu fonların, finansal derinlik ve yatırımlar için kaynak sağladığına dikkat çekti ve sektördeki uzun dönemli katkıya işaret etti: 3.6 trilyon liralık bir ekonomiye sağlanan uzun dönemli kaynak vurgulandı.

STD Başkanı Fahri Altıngöz de organizasyonun 18 yıldır sürdüğünü, yerli ve yabancı sigorta-reasürans şirketleri ile brokerların katılımıyla güncel konu başlıklarının değerlendirildiğini söyledi. Altıngöz, Türkiye'deki sigorta penetrasyonunun yaklaşık yüzde 2,7 olduğunu; OECD ortalamasına ulaşmanın en az iki katı büyüme anlamına geldiğini ve bunun 50-55 milyar dolar seviyelerinde prim üretimine tekabül edeceğini belirtti.

Altıngöz ayrıca sektörün belirli alanlardaki sigortalanma oranlarına dikkat çekti: zorunlu sigortalarda oranın yüzde 80-85, kaskoda yüzde 25-30 ve zorunlu deprem sigortasında yüzde 55-60 seviyelerinde olduğunu; bu açıkların kapatılmasıyla kamunun olası afet yükünün hafifleyeceğini ve risklerin global reasürans piyasasıyla paylaşılabileceğini ifade etti.

Konferans boyunca iklim ilişkili riskler, yeni ürün yelpazeleri ve dünyadaki en iyi uygulamalar karşılıklı olarak değerlendirildi; katılımcılar iklim değişikliği, siber riskler ve katastrofik risklerin artan çeşitliliği karşısında ortak çözümler aradı.

KONFERANSIN AÇILIŞINDA KONUŞAN TÜRKİYE SİGORTA BİRLİĞİ (TSB) BAŞKANI AHMET YAŞAR, İKLİM...

KONFERANSIN AÇILIŞINDA KONUŞAN TÜRKİYE SİGORTA BİRLİĞİ (TSB) BAŞKANI AHMET YAŞAR, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, DOĞAL AFETLER VE KÜRESEL RİSK YÖNETİMİ KONULARINDA SİGORTA SEKTÖRÜNÜN ÜSTLENDİĞİ KRİTİK ROLE DİKKAT ÇEKTİ.

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.