Sezai Karakoç’un izinde medeniyet, şiir ve tasavvuf tartışıldı

Esenler Belediyesi'nin 'Sezai Karakoç Konuşmaları'nda Ahmet Murat ve Mesut Koçak, Karakoç'un şiir dili, tasavvuf anlayışı ve medeniyet tasavvurunu tartıştı.

Yayın Tarihi: 21.10.2026 13:32
Güncelleme Tarihi: 21.10.2026 13:32

Sezai Karakoç’un izinde medeniyet, şiir ve tasavvuf tartışıldı

Esenler'de Sezai Karakoç'un düşünce dünyası mercek altına alındı

Esenler Belediyesi, 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu çerçevesinde başlattığı özel programlarla Sezai Karakoç'un fikir ve sanat mirasını gündeme taşımaya devam ediyor. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü'nün düzenlediği Sezai Karakoç Konuşmalarının ilk oturumu, Doç. Dr. Ahmet Murat'ın katılımı ve Doç. Dr. Mesut Koçak'ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Programda Karakoç'un şiir estetiği, tasavvufa yaklaşımı ve İslam medeniyetine dair görüşleri ele alındı.

Gelenekten beslenen ama klişelerden uzak bir şiir dili:

Doç. Dr. Mesut Koçak, Karakoç'u yalnızca bir şair olarak değil, aynı zamanda düşünür ve aksiyoner kimliğiyle tanımladı. Koçak, Karakoç'un geleneği yeniden yorumlama biçiminin dikkat çekici olduğunu, tarihî şahsiyetler ve geleneksel imajları modern şiirin imkânlarıyla kurguladığını vurguladı. Özellikle Hızırla Kırk Saat eserinin farklı İslam coğrafyalarından izler taşıyan özgün yapısına dikkat çekildi.

Konuşmada Karakoç'un Mevlânâ, Yunus Emre ve Mehmet Âkif Ersoy ile kurduğu fikrî ilişki gündeme getirildi; Koçak, şairin peygamber imajlarına verdiği önemin, onun gelenekten beslendiğini ama klişeleşmeye kapılmadığını gösterdiğini belirtti.

Şiir, tasavvuf ve çok yönlü birikim:

Doç. Dr. Ahmet Murat, Karakoç'la kişisel deneyimlerini ve eserlerle kurduğu bağı anlattı. Murat, Karakoç'u ilk olarak babasının kütüphanesindeki kitaplar ve Diriliş dergisi aracılığıyla tanıdığını, lise yıllarında okuduğu İnsanlığın Dirilişi eserinin genç yaşta bıraktığı etkiye değindi.

Murat, Karakoç'un gelenek ile modernlik arasında kurduğu ilişkinin özgünlüğünü öne çıkardı. Karakoç ve Necip Fazıl Kısakürek'in gelenekle çatışmadan modernleşebilen iki önemli şair olduğunu söyleyen Murat, Karakoç'un erken yaşlardan itibaren Farsça öğrenmesi ve üniversite yıllarında Fransızca çalışması gibi çok dilli ve çok kültürlü birikiminin şiir dünyasını beslediğini aktardı. Ayrıca Murat, Karakoç'un tasavvuf anlayışının yaşamıyla iç içe olduğunu; tasavvufun ona dışarıdan sonradan eklenmiş bir unsur olmadığını ifade etti.

İslam medeniyeti, coğrafya ve umut teması:

Programda Karakoç'un İslam medeniyetine ilişkin tasavvuru da değerlendirildi. Murat, Bağdat, Şam ve Buhara gibi şehirlerin anlatıda taşıdığı sembolik anlamın, dönemin karanlığı içinde bir arayış ve umut sunduğunu belirtti. Karakoç'un Afrika'ya şiirinde ve düşünce dünyasında yer vermesi de onun farklı coğrafyalara uzanan bakış açısının işareti olarak kaydedildi.

Konuşma boyunca, Karakoç'un tasavvuf geleneğini bireysel bir mistik bağlamda değil, geniş bir medeniyet ve kültür perspektifinde ele aldığı vurgulandı. Murat, şairin farklı düşünce geleneklerini harmanlayan özgün dilinin, bugünün tartışmaları için de referans sunabileceğini söyledi.

Programın kapanışında Esenler Belediyesi yetkilileri, Sezai Karakoç Konuşmalarının yıl boyunca her ay farklı konuklarla süreceğini ve şiirden estetiğe, gelenekten modernleşmeye, İslam dünyasından iktisat ve siyasete kadar geniş bir yelpazede Karakoç'un mirasının ele alınacağını duyurdu.

"SEZAİ KARAKOÇ KONUŞMALARI" PROGRAMININ İLK KONUĞU YAZAR DOÇ. DR. AHMET MURAT OLDU

"SEZAİ KARAKOÇ KONUŞMALARI" PROGRAMININ İLK KONUĞU YAZAR DOÇ. DR. AHMET MURAT OLDU

Yazar
EDİTÖR

Ahmet Demir

Ben Ahmet Demir, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin 'son dakika' uzmanıyım diyebilirsiniz. Kriz anları benim işim. En stresli anlarda soğukkanlılığımı korurum ve en hızlı, en doğru bilgiyi almak için uğraşırım. Pratik çözümler benden sorulur.