Sessiz reflü sesinizi değiştirebilir: boğazdaki belirtilere dikkat

Mide asidinin boğaza yükselmesiyle gelişen laringofarengeal reflü, kronik ses kısıklığı, öksürük ve boğazda takılma hissiyle yaşam kalitesini bozar.

Yayın Tarihi: 09.10.2026 09:54
Güncelleme Tarihi: 09.10.2026 09:54

Sessiz reflü sesinizi değiştirebilir: boğazdaki belirtilere dikkat

Sessiz reflü nedir ve neden fark edilmez?

Acıbadem Kent Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mustafa Yalçın, birçok kişinin reflüyü yalnızca göğüste yanma ve ekşime ile ilişkilendirdiğini, oysa midenin asidinin yemek borusunu aşarak boğaz ve gırtlağa ulaşmasıyla ortaya çıkan laringofarengeal reflü (boğaz reflüsü)nün farklı ve sıklıkla sessiz belirtilerle seyrettiğini söylüyor. Bu durum, klasik mide yanması olmadan ilerleyebildiği için hastaların gerçek nedeni uzun süre fark edememesine neden oluyor.

Kapakçık bozukluğu ve risk faktörleri:

Dr. Yalçın, hastalığın kökeninde genellikle yemek borusundaki alt ve üst kapakçıkların işlevini tam yapamaması olduğunu belirtiyor. Kapakçıkların gevşemesiyle mide içeriği kolayca yukarı kaçabiliyor ve asit gırtlak mukozasını tahriş ederek ses tellerinde hasara yol açabiliyor. Risk faktörleri arasında fazla kilo, yağlı ve baharatlı beslenme, sigara ve alkol kullanımı, yemekten hemen sonra uzanma, geç saatlerde yemek yeme, kronik stres ve gebelik yer alıyor.

Belirti ve tanı süreci:

Boğaz reflüsünde belirtiler genelde sabahları daha belirgin hale geliyor. Dr. Yalçın, hastalarda sık görülen yakınmaları şöyle sıralıyor: kronik ses kısıklığı, seste kalınlaşma veya çatallaşma, geçmeyen öksürük, boğazda takılma hissi, sürekli boğaz temizleme ihtiyacı, yutma güçlüğü, ağız kokusu, geniz akıntısı ve kulakta dolgunluk hissi. Bu semptomlar hafife alınmamalı; çünkü ses kaybı ve sürekli rahatsızlık yaşam kalitesini düşürebiliyor.

Tanı koyarken sadece şikâyetlere bakmanın yeterli olmadığını vurgulayan Dr. Yalçın, muayene ve gerektiğinde özel testlerin gerektiğini belirtiyor. Tedavi yaklaşımı çok yönlü olup ilaç tedavisinin yanı sıra yaşam tarzı değişiklikleri de büyük önem taşıyor.

Tedaviyi destekleyen öneriler arasında yemekten sonra en az iki-üç saat uzanmamak, akşam yemeklerini erken ve hafif tüketmek, yağlı ve baharatlı yiyecekleri azaltmak, sigara ve alkolü bırakmak ve yatarken başın hafif yüksekte tutulması bulunuyor. Bu önlemler asidin boğaza ulaşmasını azaltarak şikâyetlerde iyileşme sağlayabiliyor.

Dr. Yalçın son olarak, boğaz reflüsünün gastroözofageal reflü (mide reflüsü) ile sıkça karıştırıldığını belirterek aradaki farkı şöyle özetliyor: mide reflüsünde asit yemek borusuna kadar yükseldiğinde göğüste yanma öne çıkar; boğaz reflüsünde asit gırtlak ve yutak bölgesine ulaştığından ses kısıklığı, kronik öksürük ve boğazda takılma hissi gibi farklı belirtiler görülür. Bu ayrım, doğru tanı ve tedavi için kritik önem taşıyor.

ACIBADEM KENT HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ UZMANI DR. MFUSTAFA YALÇIN,

ACIBADEM KENT HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ UZMANI DR. MFUSTAFA YALÇIN,

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!