Sessiz ilerleyen tehlike osteoporoz kırıklara davetiye çıkarıyor

Uzmanlar, osteoporozun 'kemik erimesi' olarak sessiz ilerleyip kalça, el bileği ve bel kırıklarına yol açtığını; DEXA, hareket ve dengeli beslenme öneriyor.

Yayın Tarihi: 20.10.2026 09:33
Güncelleme Tarihi: 20.10.2026 09:33

Sessiz ilerleyen tehlike osteoporoz kırıklara davetiye çıkarıyor

Sessiz ilerleyen tehlike osteoporoz kırıklara davetiye çıkarıyor

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi ortopedi uzmanı Op. Dr. Erdal Gedikoğlu, osteoporozun en sık kalça kırıkları, el bileği kırıkları ve belde görülen kırıkların altında yatan nedenler arasında yer aldığı uyarısında bulundu. Halk arasında "kemik erimesi" olarak bilinen bu hastalık, kemik mineral yoğunluğu ve kemik kalitesindeki azalma nedeniyle basit travmalarda bile ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Osteoporozun sessiz seyri:

Gedikoğlu, osteoporozun çoğunlukla belirti vermeden ilerlediğini, hastaların genellikle ancak kırık oluştuğunda sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirtti. Bu yüzden erken tanının önemine dikkat çekerek, kırık oluşmadan önce risk taşıyan bireylerin saptanmasının gerektiğini vurguladı. Uzman, hastaların çoğunun rutinde kemik taraması yaptırdıklarının farkında olmadığını söyledi.

Tarama, tedavi ve hedef gruplar:

Dr. Gedikoğlu, özellikle menopoz sonrası kadınlar ve yaşlı popülasyon için yılda en az bir kez kemik yoğunluğu taraması (DEXA) önerdiklerini aktardı. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütünün önerilerine paralel olarak 75 yaş üzerindeki hastalar için rutin DEXA uygulamalarının sürdüğünü ifade etti. Osteoporozun sadece yaşlanmaya bağlı olmadığını, hormonal bozukluklar nedeniyle gençlerde de görülebileceğini belirtti.

Tanı konduktan sonra hastaların tedavi planlarının oluşturulduğunu ve kırık öyküsü olan tüm hastalara DEXA yapılmasının öncelikli yaklaşım olduğunu söyledi. Tedavi yalnızca cerrahi müdahale veya ilaçla sınırlı kalmayıp, fizik tedavi ve rehabilitasyon ile multidisipliner yürütülüyor.

Hareket ve yaşam tarzı önerileri:

Gedikoğlu, çağımızın getirdiği tablet, telefon ve araç kullanımına bağlı olarak sedanter bir yaşamın yaygınlaştığını; bunun kemik kalitesi üzerinde olumsuz etkileri olduğunu vurguladı. Bu nedenle hekimlerin hastalarına günde en az bir saat yürümelerini önerdiklerini, çünkü kemik kalitesinin ancak hareketle artabildiğini belirtti.

Sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmanın önemine değinen Gedikoğlu, kırık sonrası da hastaların bir an önce ayağa kalkması için fizik tedavi uzmanları ve fizyoterapistlerle koordineli çalışıldığını, ekip halinde müdahale edildiğini anlattı.

Beslenmenin önemi:

Beslenmenin kemik sağlığındaki rolüne özel dikkat çeken Gedikoğlu, fast-food ağırlıklı beslenmenin ve aşırı karbonhidrat ile yağ tüketiminin kemik kalitesini olumsuz etkilediğini söyledi. Kırıkların daha çabuk iyileşmesi için dengeli beslenmenin şart olduğunu; sadece protein ağırlıklı değil, yeşil sebzelerin vitamin ve mineralleri ile süt ve süt ürünlerindeki kalsiyum ve vitaminlerin de dengeli alınmasının gerektiğini vurguladı.

Sonuç olarak, osteoporozun genellikle sinsi ilerlediği ve kırıkla ortaya çıkabildiği hatırlatılırken, erken tarama, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve kötü alışkanlıklardan kaçınmanın hastalığın yükünü azaltmada temel adımlar olduğu mesajı verildi.

Uzmanlardan osteoporoz uyarısı: Hastalık uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor

Uzmanlardan osteoporoz uyarısı: Hastalık uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.