yerlileştirme stratejisi ve kapsamı:
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma projelerinde yerlileştirme faaliyetlerinin sadece tasarımın yerelleştirilmesiyle sınırlı kalmayıp kritik malzemelerin sentezlenmesi ve üretimine kadar uzandığını açıkladı. Görgün, kara, deniz, hava ve uzay alanlarında ihtiyaç duyulan teknolojilerin tedarik kısıtlamalarına karşı dayanıklılığı artıracak şekilde teknoloji yol haritalarıyla planlandığını belirtti.
Projelerin başlangıç aşamasında özgün tasarımın içinde yerli üretim potansiyelinin değerlendirildiğini söyleyen Görgün, sistemlerin alt bileşenleri için de ayrı yerelleştirme analizleri yapıldığını ifade etti. Kullanıcı ihtiyaçları ve teslimat takvimi göz önünde bulundurularak, yerlileştirilmesi zaman alacak stratejik teknolojiler için özel geliştirme süreçleri planlanıyor.
kritik teknolojiler, insan kaynağı ve altyapı:
Görgün, teknoloji yol haritalarının kapsamının belirli ürünlerle sınırlı olmadığını, sensörler, algılayıcılar, eyleyiciler, mühimmatlar ve silah sistemlerinin de değerlendirildiğini vurguladı. Teknoloji kazanımında ihtiyaç, katma değer, insan kaynağı ve altyapı kapasitesi gibi kriterlerin belirleyici olduğuna dikkat çekti ve hiçbir alanın kapsam dışında bırakılmadığını söyledi.
Bu yaklaşım çerçevesinde kritik malzemelerin sentezlenmesi ve üretimine kadar gidebilecek yol haritaları hazırlandı; altyapı ve insan kaynağı yatırımları stratejik öncelikler arasına alındı.
teknoloji kazanımı ve proje entegrasyonu:
Görgün, Savunma Sanayii Başkanlığı'nın yüklenici firmalarla yürüttüğü takip mekanizmasına dikkat çekti. Yüklenicilerin proje kapsamındaki yerlileştirme ve teknoloji geliştirme hedeflerine yönelik çalışmalarının izlendiğini, kritik teknolojilere yatırım ve sonraki nesil geliştirmeler için sorumluluklar tanımlandığını belirtti. Üniversitelerle iş birliğinin de teknoloji geliştirme süreçlerinde aktif olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Başkanlık bünyesindeki Teknoloji ve Ürün Kazanımı (TÜK) Yükümlülüğü uygulamasının, firmaların teknoloji geliştirme, üretim, test, doğrulama ve altyapı faaliyetlerine katkı sağlamasını öngördüğü kaydedildi. Görgün, savunma platformları ve mühimmatların menzil, uçuş süresi gibi teknik özelliklerinin gereğinden fazla açıklanmasının doğru olmadığını, bu bilgilerin farklı ülkeler tarafından sistem kabiliyetlerini değerlendirmede kullanılabileceğini belirtti.
uluslararası ilgi ve stratejik hedefler:
Son 20 yılda yerlilik oranının %20 seviyelerinden %83’e yükseldiğini hatırlatan Görgün, bu gelişimin Türkiye'nin üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesine uluslararası ilgi getirdiğini söyledi. Türkiye'nin yalnızca savunma ürünleriyle değil, aynı zamanda bu ürünlerin geliştirilmesine ilişkin üretim ve teknoloji kazanım modeliyle de örnek teşkil ettiğini belirtti.
Bazı ülkelerin bu tecrübelerden yararlanmak istediğini, bilgi paylaşımı ve ortak çalışmalar için talepler geldiğini ileten Görgün, dışa bağımlılığın azaltılması, tedarik zinciri dayanıklılığı, maliyet etkin üretim ve güvenilir satış sonrası destek kapasitesinin öncelikli alanlar olduğunu vurguladı. Türk savunma sanayii şirketlerinin uluslararası rekabette daha uygun maliyetli, hızlı ve sürdürülebilir çözümler sunmasının önemine dikkat çekti.
Açık istihbarata çok mahal vermeden bazı şeyleri paylaşmak lazım diyerek, geliştirilen teknolojilerin ve kabiliyetlerin paylaşılmasında milli güvenlik hassasiyetlerinin gözetilmesi gerektiğini belirten Görgün, nihai kullanıcı kurumların ihtiyaçları doğrultusunda hareket edildiğini ve teknik bilgi paylaşımında bu kurumların güvenlik gerekçelerinin dikkate alınmasının önemini yeniden vurguladı.
SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANI HALUK GÖRGÜN, SAVUNMA PROJELERİNDE YERLİLEŞTİRME ÇALIŞMALARININ ÖZGÜN TASARIMDAN KRİTİK MALZEMELERİN ÜRETİMİNE KADAR PLANLANDIĞINI BELİRTTİ.