Pankreas kanserini işaret eden altı belirtiye dikkat: erken tanı ve tedavi seçenekleri

Pankreas kanseri sessiz ilerleyebilir; sarılık, kilo kaybı, karın-sırt ağrısı, sindirim sorunları, halsizlik ve kan şekeri bozuklukları önemlidir.

Yayın Tarihi: 19.10.2026 09:22
Güncelleme Tarihi: 19.10.2026 09:22

Pankreas kanserini işaret eden altı belirtiye dikkat: erken tanı ve tedavi seçenekleri

Pankreasın rolü ve tümörlerin sınıflandırılması:

Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Prof. Dr. Emin Köse, pankreasın hem sindirim enzimleri üretimi hem de kan şekeri dengesinin sağlanmasında önemli bir orgân olduğunu hatırlatıyor. Pankreasın dış salgı hücreleri enzim üretirken, iç salgı hücreleri insülin ve glukagon gibi hormonları salgılıyor. Pankreasta gelişen tümörler hücre kökenlerine göre ayrılıyor; özellikle ekzokrin kaynaklı tümörler pankreas kanserlerinin büyük bölümünü oluşturuyor.

Pankreas kanserinde dikkat edilmesi gereken belirtiler:

Pankreas karın boşluğunun derininde yer aldığı ve erken dönem belirtilerinin sinsi olabildiği için birçok hasta farklı bir nedenle doktora başvurduğunda tanı alabiliyor. Prof. Dr. Köse, pankreas tümörlerinde öne çıkan altı temel belirtinin önemine dikkat çekiyor:

1. Sarılık: Cilt ve göz aklarında sararma, idrarın koyulaşıp dışkının açılması ve kaşıntı; özellikle pankreasın baş kısmındaki tümörlerin safra kanalına baskısı ile ortaya çıkabilir.

2. Karın ve sırt ağrısı: Üst karında başlayan, sırta yayılan ve zamanla devamlılaşabilen ya da artan ağrılar görülebilir.

3. İstem dışı kilo kaybı: Beslenme düzeninde belirgin değişiklik olmaksızın görülen kilo kaybı ve iştahsızlık önemli uyarılardır.

4. Sindirim sorunları: Şişkinlik, bulantı, hazımsızlık ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklikler ortaya çıkabilir.

5. Halsizlik ve yorgunluk: Metabolik değişiklikler ve beslenme bozuklukları günlük yaşamı etkileyebilir.

6. Kan şekeri değişiklikleri: Daha önce diyabeti olmayanlarda yeni başlayan diyabet veya mevcut diyabette kontrolün bozulması, özellikle diğer belirtilerle birlikte değerlendirilmelidir.

Tanı, risk faktörleri ve tedavi yaklaşımları:

Prof. Dr. Köse, pankreas tümörlerinde risk faktörleri olarak genetik yatkınlık, ileri yaş, sigara kullanımı, kronik pankreatit, obezite ve diyabeti sıralıyor. Tanı ve tedavi planlamasında hastanın öyküsü, fizik muayene ve kan testlerinin ardından gerekli görüldüğünde bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve endoskopik ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılıyor. Karaciğer ve safra yollarının durumunu gösteren kan testleri ile CA 19-9 gibi tümör belirteçleri destekleyici bilgi sağlayabiliyor; ancak bu belirteçler tek başına kanser tanısı koymak için yeterli değil. Gerekli durumlarda endoskopik ultrasonografi eşliğinde biyopsi ile doku örneği alınabiliyor.

Tümörün türü, büyüklüğü, çevre damarlarla ilişkisi ve uzak organlara yayılımı değerlendirildikten sonra tedavi planı oluşturuluyor. Cerrahi, birçok hastada temel hedef olup tümörün yerine göre farklı operasyonlar uygulanabiliyor: pankreas başındaki tümörlerde Whipple ameliyatı, gövde veya kuyrukta distal pankreatektomi, bazı özel durumlarda ise total pankreatektomi söz konusu olabiliyor. Total pankreatektomi sonrası hastanın ömür boyu insülin ve sindirim enzimi desteğine ihtiyaç duyacağı da planlamada dikkate alınıyor. Bazı olgularda çevre damarlarla ilişki nedeniyle doğrudan cerrahi mümkün olmayabilir; bu hastalarda onkolojik tedaviler sonrası yeniden değerlendirme yapılabiliyor.

Geleneksel açık cerrahiye ek olarak uygun vakalarda laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemleri de kullanılıyor. Robotik cerrahi, uygun hastalarda daha küçük kesiler, daha az ameliyat sonrası ağrı ve daha hızlı iyileşme gibi konfor sağlayabiliyor; ancak bu yöntem her tümör ve merkez için uygun değil. Operasyonun güvenliği, tümörün tamamen çıkarılabilmesi ve cerrahi ekibin deneyimi, yöntem seçiminde belirleyici oluyor. Dünyada seçkin merkezlerde uygulanan robotik pankreas ameliyatları ülkemizde de tecrübeli ekiplerce yapılabiliyor ve olumlu sonuçlar elde edilebiliyor.

Prof. Dr. Emin Köse'nin vurguladığı üzere, pankreas tümörlerinde erken tanı tedavide belirleyici fark yaratabiliyor; belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesi almak önem taşıyor.

PROF. DR. EMİN KÖSE

PROF. DR. EMİN KÖSE

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.