Okul güvenliğinde kalıcı plan çağrısı
Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Başakşehir'de bir okulda yaşanan bıçaklı saldırının ardından okul güvenliği uygulamalarının artık günübirlik tedbirlerle geçiştirilemeyeceğini vurguladı. Miran, benzer olayların tekrarını önlemek için kapsamlı ve sürdürülebilir politikalar geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Günübirlik önlemler artık yeterli değil:
Miran, 'Artık her olaydan sonra yeni bir tedbir açıklayıp birkaç gün sonra eski düzene dönme dönemi sona ermelidir. Çocuklarımızın can güvenliği için geçici değil, kalıcı ve kesin çözümler üretmek zorundayız' ifadelerini kullandı. Okulun yalnızca ders verilen bir bina olmadığını belirten Miran, 'Bir çocuğumuzu okula gönderirken aklımızda ‘‘Acaba başına bir şey gelir mi?’’ sorusu olmamalıdır. Okul kapısı, çocuklarımızın kendilerini en güvende hissetmesi gereken yer olmalıdır' dedi.
Çözüm çok boyutlu olmalı:
Miran, okul güvenliğinin sadece kapıdaki personel sayısının artırılması ile çözülemeyeceğini belirterek çözümün birden fazla başlığı aynı anda ele alması gerektiğini anlattı. Rehberlik hizmetleri, psikososyal destek, aile eğitimi, dijital risklerle mücadele, okul çevresinde güvenlik ve erken uyarı mekanizmalarının entegre edilmesinin önemine dikkat çekti.
Şiddetin kaynağının sadece okul içi olmadığını vurgulayan Miran, 'Şiddet okulda başlamıyor. Aileden, sosyal çevreden, akran ilişkilerinden ve kontrolsüz dijital içeriklerden beslenen riskler okulun kapısından içeri giriyor. O nedenle çözüm de sadece okulun içerisinde aranamaz' dedi ve riskli davranışları erken fark edecek ulusal bir erken uyarı ve müdahale sistemi kurulmasını istedi.
Güvenlik personeli profesyonelleştirilmeli:
Okullarda görev yapan güvenlik ve bahçe personelinin istihdamının sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Miran, bu personelin yalnızca kapıda bekleyen kişiler olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. 'Bu personel düzenli eğitimlerden geçirilmeli, kriz anında ne yapacağını bilmeli, riskli davranışları fark edebilecek donanıma sahip olmalıdır. Okul güvenliği profesyonel bir alan olarak ele alınmalıdır' dedi.
Ayrıca Miran, okul çevrelerinde düzenli ve görünür kolluk devriyelerinin artırılması, giriş-çıkışların etkin denetlenmesi ve kurumlar arası bilgi paylaşımının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların çalışmalar yürüttüğünü anımsatan Miran, son olayların kapsamlı bir yol haritasına olan ihtiyacı ortaya koyduğunu söyledi.
Uygulanabilir eylem planı talebi:
Miran, 21. Milli Eğitim Şûrası'nın 'Okul Güvenliği' gündemiyle acilen toplanmasını isteyerek tüm tarafların aynı masada yer almasını teklif etti. Talep ettiği katılımcılar arasında Milli Eğitim, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Gençlik ve Spor, Sağlık ve Adalet Bakanlıkları; eğitim sendikaları, öğretmenler, veliler, öğrenciler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları bulunuyor.
Miran, bu toplantının yalnızca görüş alışverişi ile sınırlı kalmaması gerektiğini, şûradan takvimi, bütçesi, sorumluları ve denetim mekanizması belirlenmiş bir 'Okul Güvenliği Eylem Planı' çıkması gerektiğini vurguladı. Eylül ayında yedi bakanlığın katılımıyla çocukların eğitim süreçlerinin güvenliğine yönelik bir iş birliği protokolü imzalandığını hatırlatan Miran, ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını belirtti.
Konuşmasını, okul güvenliğinin tüm paydaşlarca sahiplenilmesi gerektiği çağrısıyla bitiren Miran, çocukların korunması için sürdürülebilir, profesyonel ve çok boyutlu adımlar atılmasının elzem olduğunu yineledi.
MEMUR-SEN ANTALYA TEMSİLCİSİ VE EĞİTİM-BİR-SEN ANTALYA ŞUBE BAŞKANI EYÜP BÜLENT MİRAN, BAŞAKŞEHİR’DE BİR OKULDA MEYDANA GELEN BIÇAKLI SALDIRININ ARDINDAN OKUL GÜVENLİĞİ KONUSUNDA ARTIK GÜNÜBİRLİK TEDBİRLERLE YETİNİLEMEYECEĞİNİ SÖYLEDİ.