Çankaya açıklaması: süreç ve takvim
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Çankaya Köşkü'nde yaptığı açıklamada, "terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki aşamalarına ilişkin güncel değerlendirmeleri paylaştı. Uçum, bu sürecin merkezinde yer alan kanunun ve uygulanacak usullerin ayrıntılarını anlattı ve yakın takvime ilişkin beklentileri aktardı.
Milli Güvenlik Kurulu kararı ve altı aylık başvuru süreci:
Uçum, 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun Meclis tarafından kabul edildiğini, kanunun 10 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilip 18 Ağustos 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlandığını hatırlattı. Kanunun öngördüğü Takip ve Değerlendirme Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kuruldu ve alt komisyonların isimlendirilmesi tamamlandı.
Uçum, kanun kapsamındaki tespit, teyit ve ilan süreçleri tamamlandıktan sonra Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının beklendiğini, bununla birlikte yayımlama tarihinden itibaren altı aylık başvuru sürecinin başlayacağını belirtti. Bu başvuru döneminde kanun kapsamına giren kişiler bizzat veya vekilleri aracılığıyla yazılı başvuru yapacak, dosyalar teker teker incelenecek ve süreçte cumhuriyet savcılıkları, ilgili mahkemeler ve infaz hakimleri görev alacak.
Uçum, erteleme kurumunun bu sürecin ana hukuki unsuru olduğunu vurguladı ve MGK kararının ilan edilmesinin, söz konusu erteleme mekanizmasının devreye girmesi için gerekli şart olduğunu söyledi. Bu nedenle MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının sürecin başlaması açısından belirleyici olduğuna dikkat çekti.
MGK kararı öncesi siyasi ve hukuki tartışmalar:
Uçum, kanunun yasama sürecinde 467 milletvekilinin ortak kabulüyle geçtiğini ve bu düzeyde bir parlamenter uzlaşının nadir görülen bir örnek olduğunu ifade etti. Ayrıca MGK'nın 1982 anayasasındaki vesayet makamı şeklindeki algısıyla bugünkü MGK arasındaki farklara işaret ederek, konunun bağlamının doğru değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yeni anayasa çalışmaları ve takvim öngörüsü
Yeni anayasa meselesine ilişkin konuşan Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Meclis açılışında ortaya koyduğu hedef doğrultusunda 1 Ekim 2026 tarihinin yeni anayasanın yapım sürecinin başlangıç tarihi olarak kabul edilebileceğini söyledi. Buna göre 28. Dönemin kalan sürecinde anayasanın içeriğine ilişkin fikir düzeyinde somutlaşmaların ortaya çıkabileceği; 2028 seçimlerinden sonra oluşacak 29. Dönemde ise yeni anayasanın yüksek bir mutabakatla Meclis’ten geçirilip halkoyuna sunulmasının öngörülebileceği kaydedildi.
Hukuk Politikaları Kurulu'nun rolünün madde madde bir taslak hazırlamak olmadığını, ancak hukuki ve fikri katkılar sunmak suretiyle sürece destek verecek çalışmalar yapacaklarını belirten Uçum, geçmişte yürütülen çalıştay ve sempozyumlara atıfta bulundu. Yeni anayasa yapımında başlangıçta taslaklar yarışından ziyade anayasal mimari ve temel yaklaşımlar üzerinde taban ortaklığı oluşturmanın daha doğru bir yöntem olabileceğini ifade etti.
İş kanunu çalışması ve infaz reformu
Uçum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Adalet Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve Hukuk Politikaları Kurulu iş birliğinde yürütülen Türk iş kanunu çalışmasının büyük ölçüde tamamlandığını söyledi. Basın çalışanlarını da doğrudan ilgilendiren düzenlemeler dahil olmak üzere pek çok mevzuattaki çelişkili hükümler tek bir yapıda toplanarak uygulama birliğinin sağlanmasının hedeflendiği belirtildi. Uçum, bu alandaki düzenlemelerle çalışma süreleri ve diğer haklarda önemli iyileştirmeler beklediklerini ve yıl sonuna kadar gelişmeler olabileceğini kaydetti.
İnfaz hukuku reformu gündeminde olduğuna işaret eden Uçum, teknik çalışmaların Adalet Bakanlığı bünyesinde sürdüğünü; mağdurlar için tatminkar, mahkumlar için adil bir infaz sisteminin hedeflendiğini söyledi. Ancak 7595 sayılı kanunun özel, geçici ve rutin dışı bir düzenleme olduğunu, bu kanunun genel infaz hukuku talepleri için emsal yapılamayacağını vurguladı. Ayrıca başta FETÖ olmak üzere bazı terör örgütlerinin reform kapsamına aynı seviyede dahil edilmeyeceği, bazı suçların istisna tutulacağı belirtildi.
Abdullah Öcalan ve komisyon önerileri:
Uçum, MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından gündeme getirilen komisyon görevlendirmelerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Öcalan ile ilişkilendirilen olası bir koordinatör görevlendirmesinin hükümlü statüsünü değiştirmeyeceğini ve infaz sürecini askıya almayacağını ifade etti. Bu tür görevlendirmelerin devlet ve toplumla bütünleşme perspektifi doğrultusunda terörün tahliyesine katkı sağlamak için oluşturulan çalışma şartları olduğunu belirtti ve açık görüşme çeşitliliğinin uygun zaman geldiğinde gündeme gelebileceğini söyledi.
Uçum’un açıklamaları, terörsüz Türkiye geçişinin hukuki altyapısına ilişkin önümüzdeki aylarda somut adımların atılabileceğini işaret ediyor. Özellikle MGK kararının yayımlanması, altı aylık başvuru dönemi ve erteleme mekanizmasının devreye girmesi, sürecin gidişatını belirleyecek kilit unsurlar olarak öne çıkıyor.
Mehmet Uçum: "(Terörsüz Türkiye süreci) Bu yıl bitmeden Milli Güvenlik Kararı'nın ilanı bekleniyor"