Meme kanserinde erken tanı hayati önemde
Dünya Sağlık Örgütü'nün 2024 verilerine göre dünyada 8,2 milyon kadın meme kanseri ile yaşamını sürdürüyor. İEÜ Medical Point Hastanesi Senoloji Merkezi'nden Prof. Dr. Baha Zengel, erken tanının riskleri azaltmada ve sağkalımı iyileştirmede en önemli unsur olduğunu vurguluyor. Uzman, toplumda yaygınlaşmış bazı yanlış inanışların tanıyı geciktirdiğini ve gereksiz kaygıya yol açtığını belirtti.
Mamografiyle ilgili yanlış bilgiler:
Prof. Dr. Zengel, kadınlarda en sık rastlanan yanlış bilginin mamografinin zararlı olduğu yönünde olduğunu aktarıyor. Buna göre mamografi sırasında vücuda verilen radyasyon dozu çok düşüktür ve 40-50 yaş sonrası önerilen düzenli çekimlerin kanser riskini artırdığına dair bir kanıt yoktur. Uzman, mamografideki teorik radyasyon riskinin, erken tanının sağladığı hayat kurtarıcı fayda ve yaşam kalitesini artırma etkisine kıyasla ihmal edilebilir düzeyde olduğunu ifade etti.
Bunun yanında mamografinin meme dokusunu sıkıştırarak iyi huylu bir kitleyi kötü huylu hâle getireceği kaygısının da yanlış olduğunu söyledi. Prof. Dr. Zengel, modern mamografi cihazlarının hastanın hassasiyetine göre basıncı ayarladığını ve uygulanan basının meme dokusuna zarar vermediğini, iyi huylu bir kitlenin kötü huyluya dönüşmesine neden olmadığını belirtti.
Her kitle kötü değildir:
Memede saptanan her kitlenin kanser anlamına gelmediğini hatırlatan Prof. Dr. Zengel, birçok kadında görülen iyi huylu fibrokistik değişikliklerin bir hastalık olarak kabul edilmediğini, rutin takiplerle izlenebileceğini söyledi. Bu durumun kadınlar arasında gereksiz kaygıya yol açtığını, ancak uygun izlemin çoğu zaman yeterli olduğunu vurguladı.
Zengel ayrıca, erken tanı alan bazı hastalarda tümörün biyolojik özellikleri nedeniyle cerrahiden önce kemoterapi veya hedefe yönelik sistemik tedavilere başlanabildiğini; bunun hastanın veya yakınlarının ‘geç kalındı’ algısı oluşturduğunu, fakat bu yaklaşımın tedavi başarısını artırmaya yönelik planlı bir strateji olduğunu açıkladı.
Uzman, kadınlara kendi meme dokularını tanımalarını, değişimleri erken fark etmeleri için farkındalıklarını artırmalarını ve şüpheli bir durum olduğunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmalarını önerdi. Prof. Dr. Baha Zengel, erken tanı ve zamanında kontroller sayesinde tedavi şansının yüksek olduğunu bir kez daha hatırlattı.
İEÜ MEDİCAL POİNT HASTANESİ SENOLOJİ (MEME SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI) MERKEZİNDEN PROF. DR. BAHA ZENGEL