üretici ve market arasındaki farklar:
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından yayımlanan eylül raporunda, üretici ile market fiyatları arasındaki en büyük makasın limonda görüldüğü belirtildi. Rapora göre üretici ve market arasındaki fiyat farkı limonda yüzde 633,4 ile ilk sırada yer aldı; limon üreticide 7 lira iken markette 51 lira 34 kuruşa satıldı. Bu fark limonda 7,3 kat olarak ifade edildi.
Limonda görülen farkı takip eden ürünler ve fark oranları şu şekilde sıralandı: kuru incir yüzde 339,1, havuç yüzde 337,8, elma yüzde 237,9 ve maydanoz yüzde 228,3. Fiyatlara göre kuru incir üreticide 130 lira iken markette 570 lira 77 kuruş, havuç üreticide 11 lira iken markette 48 lira 16 kuruş, elma üreticide 21 lira 66 kuruş iken markette 73 lira 20 kuruş, maydanoz üreticide 7 lira 66 kuruş iken markette 25 lira 14 kuruş olarak kaydedildi.
markette ve üreticide öne çıkan fiyat hareketleri:
Markette izlenen 36 ürünün 25’inde fiyat artışı, 11’inde ise azalış görüldü. Markette fiyatı en çok artan ürün %26 ile patlıcan olurken, bunu yüzde 21,1 ile kırmızı mercimek, yüzde 18,5 ile sivri biber, yüzde 16,4 ile yeşil mercimek ve Antep fıstığı izledi. Market fiyatında en fazla düşüş ise %39,5 ile limon oldu; limondaki düşüşü yüzde 33,4 ile yeşil soğan, yüzde 21 ile kuru soğan, yüzde 18,3 ile elma ve yüzde 14,3 ile mısırözü yağı izledi.
Üreticide ise 28 üründen 16’sında fiyat artışı, 11’inde düşüş görüldü, 1 üründe değişim olmadı. Üreticide en büyük düşüş %48 ile kuru incirde kaydedilirken; kuru incirdeki düşüşü yüzde 30 ile limon, yüzde 20,7 ile patates, yüzde 14,1 ile kuru soğan ve yüzde 13,6 ile kuru üzüm takip etti. Üreticide en yüksek artış ise %62,5 ile kuru fasulyede görüldü; bunu yüzde 23,3 ile patlıcan, yüzde 15,5 ile elma, yüzde 13,1 ile kabak ve yüzde 12,1 ile yeşil mercimek izledi.
girdi maliyetleri ve değerlendirme:
Rapor, tarımsal girdi fiyatlarındaki değişimleri de detaylandırdı. Eylül ayında ağustos ayına göre DAP gübresi %9,9, ÜRE gübresi %6,7, 20.20.0 kompoze gübresi %6,6, amonyum nitrat gübresi %6,3 ve amonyum sülfat gübresi %1,4 oranında arttı. Son bir yıllık artışlarda ise amonyum nitrat gübresi %69,2, amonyum sülfat gübresi %55,6, 20.20.0 kompoze gübresi %38,6, DAP gübresi %35,9 ve ÜRE gübresi %13,7 olarak kaydedildi.
Süt yemi eylülde aylık %4,4, besi yemi aylık %4,2 artış gösterirken, son bir yılda hem besi yemi hem süt yemi %31,8 oranında yükseldi. Elektrik fiyatları yıllık %25,1, tarım ilacı fiyatları yıllık %27,7 artış gösterdi. Eylül ayında mazot fiyatı aylık %12,8, yıllık ise %70,7 oranında yükseldi.
Raporda ayrıca kuru incirde TARİŞ’in alım fiyatının henüz açıklanmamış olmasının piyasada fiyatları baskıladığı; limonda ise hasat döneminin sürmesi ve depolarda kalan ürünlerin piyasaya arzının fiyatları düşürdüğü ifade edildi. Patates ve kuru soğanda hasadın devam etmesi arzı artırarak fiyatları düşürürken, patlıcan ve kabakta olumsuz hava koşulları ile tarladan seraya geçiş döneminin arzı azalttığı ve fiyatları yukarı çektiği vurgulandı.
TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar ise hasat döneminde çeltik ithalatının durdurulması gerektiğini belirtti: "Bu dönemde alınacak kararlar, üreticimizin yalnızca bu yılki gelirini değil, gelecek yıl yeniden üretim yapıp yapamayacağını da belirleyecek. Türkiye’nin 2025 yılında 998 bin 98 ton olan çeltik üretiminin, 2026 yılı birinci tahminine göre yüzde 7,7 artarak 1 milyon 74 bin 810 tona ulaşması bekleniyor. Hasatta yerli ürün kısa sürede yoğun biçimde piyasaya çıkıyor. Aynı dönemde ithalatın sürmesi, çeltik işleyen işletmelerin yerli ürün alımını ertelemesine ve üreticiye teklif edilen fiyatlar üzerinde baskı oluşmasına yol açabilir. Gübre, mazot, tohum, ilaç, sulama, işçilik ve finansman giderlerini ödemek zorunda olan çiftçimizin ise ürününü satmak için aylarca bekleme imkanı yoktur. TMO alım fiyatını gecikmeden açıklamalıdır. Fiyat belirlenirken çiftçilerimizin gerçek üretim maliyetleri esas alınmalı, emeklerinin karşılığını almalarını sağlayacak makul bir gelir gözetilmelidir. Ayrıca, hasat döneminde çeltik ithalatı durdurulmalıdır. Alım koşulları ve takvimi önceden duyurulmalı, ihtiyaç duyulan yerlerde TMO fiilen alım yaparak piyasada üretici lehine güvence oluşturmalıdır. Çiftçimiz, maliyetinin altında satış yapmaya mecbur bırakılmamalı ve mağdur edilmemelidir. Sanayici ve çeltik işleyen işletmelerin öncelikle yerli üreticiden ürün temin etmesi teşvik edilmeli, gümrük vergileri ve ithalat uygulamaları hasat takvimi ile yerli üretimin sürdürülebilirliği gözetilerek düzenlenmelidir."
TZOB, EYLÜL AYINDA ÜRETİCİ VE MARKET FİYATLARINDAKİ FARKLILIKLARLA, GİRDİ MALİYETLERİNDE YAŞANAN DEĞİŞİMLERE İLİŞKİN HAZIRLANAN RAPORU YAYINLADI.