Kriz gelmeden ruh sağlığı desteği arayın

Dr. Fatma Arkaz, uzun süren kaygı, uyku bozukluğu ve tükenmişlik gibi sinyallerde yardım istemenin ertelenmemesi gerektiğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 09.10.2026 11:02
Güncelleme Tarihi: 09.10.2026 11:02

Kriz gelmeden ruh sağlığı desteği arayın

Dr. Fatma Arkaz'ın uyarısı

Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü vesilesiyle ruh sağlığına ilişkin önemli bir çağrıda bulundu. Arkaz, zihinsel sıkıntıların tıpkı fiziksel rahatsızlıklar gibi erken dönemde fark edilip müdahale edilmesi gerektiğini söyledi ve "Ruh sağlığı desteği insanın artık dayanamadığı noktada değil, zorlandığını fark ettiği noktada başlayabilmeli; yardım istemek için hayatın tamamen durmasını beklenmemelidir" ifadelerini kullandı.

Erken destek neden önemli:

Fiziksel bir ağrı, uzun süren halsizlik veya yüksek ateş görüldüğünde çoğu kişi hemen sağlık kuruluşuna başvuruyor. Ancak ruhsal belirtiler söz konusu olduğunda aynı refleks her zaman yaşanmıyor. Pek çok insan "Biraz zaman geçsin, düzelirim" veya "Herkes stresli" gibi düşüncelerle beklemeyi seçiyor. Arkaz, bunun tedaviye erişimi geciktirdiğini ve günlük yaşamı etkileyen sorunların ağırlaşmasına yol açtığını belirtti.

Uzman, değerlendirmenin yalnızca kriz anında değil, belirgin işlev azalması başlamadan önce yapılmasının amaçlanması gerektiğini vurguladı. Haftalardır devam eden kaygı, uyku bozukluğu, isteksizlik veya tükenmişlik gibi yakınmaların göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Belirtileri tanımak: hangi işaretler yol gösterir:

Arkaz, ruhsal sorunların her zaman dışarıdan fark edilmediğini; bir kişinin işe devam ediyor, sorumluluklarını yerine getiriyor ya da sosyal hayatını sürdürüyor olmasının iyi durumda olduğu anlamına gelmeyebileceğini hatırlattı. Uzun süredir devam eden değişimleri normal kabul etme eğiliminin yardım aramayı geciktirdiğini belirtti ve şu tür belirtilerin değerlendirme için önemli olduğunu aktardı: uzun süren yoğun kaygı, belirgin isteksizlik, uyku sorunları, zihinsel yorgunluk, dikkat ve odaklanma güçlüğü, sosyal hayattan uzaklaşma ve günlük işlevlerde zorluk.

Dinlemenin değerini kabul eden Arkaz, bunun tek başına yeterli olmadığını; deneyimin sağlık hizmetlerinin planlanmasına ve sunulan desteğin niteliğine yansıtılması gerektiğini söyledi. Ruh sağlığı hizmetlerinin merkezinde yalnızca hastalık değil, o hastalığı yaşayan insanın olduğunu vurguladı.

Çevresel etkenler ve toplumsal yaklaşım:

Uzm. Dr. Arkaz ayrıca ruh sağlığı konusunda toplumsal söylemlere dikkat çekti. "Stres yapma" veya sadece bireyi güçsüzleştiren yaklaşımların sorunu küçümseyebileceğini; bunun yerine çalışma şartları, ekonomik baskılar, yalnızlık ve sosyal destek eksikliği gibi faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Özellikle kronik iş yükü, belirsizlik ve sürekli ulaşılabilir olma beklentisinin ruhsal iyilik halini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Sonuç olarak Arkaz, ruh sağlığının korunmasının yalnızca bireye yeni baş etme becerileri kazandırmakla sınırlı kalmaması, aynı zamanda çevrenin, çalışma koşullarının ve destek mekanizmalarının da iyileştirilmesini gerektirdiğini belirtti. Erken başvurunun amacı her sıkıntıyı hastalık olarak damgalamak değil, yaşanan güçlüğün doğru değerlendirilip gerektiğinde zamanında destek sunulmasını sağlamaktır.

MEMORİAL ANTALYA HASTANESİ PSİKİYATRİ BÖLÜMÜ’NDEN UZMAN DR. FATMA ARKAZ

MEMORİAL ANTALYA HASTANESİ PSİKİYATRİ BÖLÜMÜ’NDEN UZMAN DR. FATMA ARKAZ

Yazar
EDİTÖR

Ahmet Demir

Ben Ahmet Demir, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin 'son dakika' uzmanıyım diyebilirsiniz. Kriz anları benim işim. En stresli anlarda soğukkanlılığımı korurum ve en hızlı, en doğru bilgiyi almak için uğraşırım. Pratik çözümler benden sorulur.