BM temsilcisinden liderlere somut işbirliği çağrısı:
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve GKRY lideri Nikos Hristodulidis ile yürütülen temaslarda, Kıbrıs meselesinde kapsamlı bir çözümün hâlâ mümkün olduğuna inandığını vurguladı. Holguin, tarafların önce birlikte çalışabildiklerini somut uygulamalarla göstermeleri gerektiği mesajını iletti.
geçmiş müzakerelerin derlenmesi ve kullanılma amacı:
Holguin, 17 Ekim’de Rum basını Politis’te yayımlanan açıklamasında Birleşmiş Milletler’in daha önceki müzakere süreçlerinde sağlanan yakınlaşmaları derlediğini ve bu materyalin ileride kullanılmak üzere bir çalışma halinde toplandığını açıkladı. Ancak söz konusu belgenin resmi müzakereler başlamadan taraflara teslim edilmeyeceğini belirtti. Holguin, amacın geçmiş tartışmaları yeniden başlatmak değil, yeni süreçte daha önce ilerleme kaydedilen alanlardan yararlanmak olduğunu kaydetti.
Bu yaklaşım, tarafların hangi konularda geçmişte görüş alışverişi yaptığını zaten bildikleri gerçeğine dayanıyor; taraflar ilgili belgelere kendi arşivlerinden erişebiliyor. BM, bu derlemeyi müzakere zeminini hızlandırıcı bir araç olarak konumlandırıyor.
güven artırıcı önlemler ve somut adımların önemi:
Holguin, siyasi iradenin sadece sözde kalmaması gerektiğini, bunun uygulamada da görünür olması gerektiğini belirtti. Yeni geçiş noktalarının açılması, mayın temizliği, plastik kirliliğiyle mücadele gibi iki toplumun günlük yaşamını doğrudan etkileyen sahalarda ilerleme sağlanmasının, tarafların birlikte hareket etme kapasitesini göstereceğini vurguladı.
Holguin, bu tür somut işbirliklerinin gerçekleşmemesi hâlinde daha karmaşık siyasi meselelerin nasıl çözüme kavuşturulabileceği konusunda soru işaretleri doğduğunu ifade etti. Ayrıca iki toplum arasındaki mesafenin büyüdüğüne dikkat çekerek, güven artırıcı önlemlerde ilerleme sağlanmasının yeni müzakere sürecinin açılması açısından belirleyici olacağını söyledi.
Holguin, tarafların daha sınırlı ve somut alanlarda birlikte çalışabildiklerini göstermelerinin, siyasi eşitlik temelinde birlikte yaşama arayışının da önünü açacağını söyledi. Bu çerçevede güven artırıcı uygulamalarla kapsamlı müzakereler arasında doğrudan bir bağ kuruldu.
müzakere yöntemi ve kuralların önceden belirlenmesi:
BM Kişisel Temsilcisi, yeni müzakere sürecinin usul ve yönteminin önceden netleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Holguin, müzakerelerin esasının hangi konuların görüşüleceğini, metodolojinin ise bu konuların hangi yöntemle ele alınacağını belirleyeceğini hatırlattı.
Bu kapsamda, geçmişte uygulanan "Her konuda anlaşılmadan hiçbir konuda anlaşılmış sayılmaz" ilkesinin nasıl ele alınacağı, belirli uzlaşıların görüşme süreci içinde daha erken uygulamaya konup konulamayacağı, görüşmelerin gizliliği ile kamuoyunun bilgilendirilme yöntemi gibi başlıkların önceden netleştirilmesinin gerekliliğine dikkat çekildi. Holguin, bu tür kurallarda uzlaşmanın bile tarafların ciddi bir diyaloğa hazır olduğunun göstergesi olacağını belirtti.
Holguin ayrıca liderlerin müzakere yönteminde anlaşmasının onların siyasi pozisyonlarından vazgeçtikleri anlamına gelmeyeceğini, aksine sürecin işleyişini şeffaf ve öngörülebilir kılacağını vurguladı.
BM'nin rolü ve liderlerin sorumluluğu:
Holguin, Birleşmiş Milletler’in taraflara teknik ve lojistik destek vermeye hazır olduğunu, ancak kapsamlı müzakerelerin yeniden başlayıp başlamayacağına ilişkin nihai kararın Erhürman ile Hristodulidis'e ait olduğunu belirtti. BM, sürece destek olabileceğini fakat bunun tarafların siyasi irade göstermesine bağlı olduğunu yineledi.
Holguin, teknik komitelerin birlikte çalışması hâlinde somut sonuçlar elde edilebileceğini, bu ilerlemenin daha kapsamlı siyasi görüşmelere yönelik güven ortamı yaratacağını ifade etti. Kendi görev süresinin son gününe kadar liderleri uzun vadeli siyasi kararlar almaya teşvik etmeyi sürdüreceğini ekledi.
Holguin, son iki yılda adaya yaptığı ziyaretlerde her iki toplumdan çok sayıda kişiyle görüştüğünü ve bu temaslar sonucunda kapsamlı bir anlaşmaya ulaşmanın hâlâ mümkün olduğuna inandığını belirtti. Önümüzdeki günlerde Erhürman ile Hristodulidis'in yeniden bir araya gelmesi beklenirken, Holguin’in de ay sonunda Kıbrıs’a gelmesi öngörülüyor. Gözler, iki liderin yeni görüşmesinde atılacak somut adımlara çevrilmiş durumda.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM) GENEL SEKRETERİ’NİN KIBRIS KİŞİSEL TEMSİLCİSİ MARİA ANGELA HOLGUİN, KKTC CUMHURBAŞKANI TUFAN ERHÜRMAN İLE GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ (GKRY) LİDERİ NİKOS HRİSTODULİDİS’E YAPTIĞI ÇAĞRIDA, KIBRIS MESELESİNDE YAŞANAN ANLAŞMAZLIKLARA RAĞMEN KAPSAMLI BİR ÇÖZÜM İHTİMALİNİN ORTADAN KALKMADIĞINI, KAPSAMLI BİR ANLAŞMAYA ULAŞILMASININ HALA MÜMKÜN OLDUĞUNA İNANDIĞINI BELİRTTİ.