Kentlerin güvenliği yapılaşmadan önce belirlenir

DAİMFED Genel Başkan Vekili Tarkan Tüzmen, sel sonrası uyarıyor: yapı güvenliği projeye değil yer seçimine, zemin ve havza planlamasına bağlıdır.

Yayın Tarihi: 20.10.2026 12:21
Güncelleme Tarihi: 20.10.2026 12:21

Kentlerin güvenliği yapılaşmadan önce belirlenir

afet riskinin sınırları parsel ile çizilemez:

İstanbul’da yaşanan sel felaketi sonrası kentleşme ve yapı güvenliği tartışmaları yeniden alevlendi. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkan Vekili ve İstanbul Şube Başkanı Tarkan Tüzmen, afet kaynaklı kayıpların yalnızca binaların fiziksel dayanıklılığı üzerinden okunamayacağını vurguluyor. Tüzmen’e göre doğru yer seçimi, zemin özellikleri ve bütüncül şehir planlaması afetlerle mücadelede ilk belirleyiciler.

yapı güvenliği temel kazılmadan önce başlar:

Tüzmen, yapı güvenliğinin sadece beton kalitesi, demir donatı veya inşaat denetimiyle sınırlı olmadığını belirtiyor. Sürecin inşaat başlamadan önce bilimsel verilerle şekillenmesi gerektiğini söyleyen Tüzmen, yanlış yer seçimi, yetersiz zemin araştırması ve etkisiz denetimin bir araya gelmesiyle doğal risklerin büyük felaketlere dönüştüğünü ifade etti. Bu nedenle zemin etütlerinin ruhsat formalitesi olmaktan çıkarılması ve araştırma sonuçlarının projelere tam yansıtılması gerektiği üzerinde duruyor.

sel riskine karşı bütüncül havza planlaması şart:

Dere yatakları ve doğal su akış güzergahlarındaki hatalı yapılaşma kararlarının tüm çevreyi tehdit ettiğini vurgulayan Tüzmen, dere yataklarının daraltılması, yetersiz köprü ve menfezler ile hatalı dolguların taşkın riskini yükselttiğini belirtiyor. Sel güvenliğinin yalnızca inşaat parseli sınırlarında değerlendirilemeyeceğini; suyun toplandığı üst havzaların, arazi eğiminin, betonlaşmanın yüzey akışına etkisinin ve suyun izlediği doğal rotanın bütüncül bir yaklaşımla incelenmesi gerektiğini ifade ediyor.

kamu yararı, ekonomik kazancın önünde tutulmalı:

Tüzmen, inşaat sektöründe rant ve yüksek getiri düşüncesinin bilimsel verilerin ve kamu yararının önüne geçmemesi gerektiğini belirtiyor. Mühendislik disiplini farklı zemin şartlarında güvenli çözümler sunabileceğini ancak bunun her arazinin her yoğunlukta yapılaşmaya uygun olduğu anlamına gelmediğini söylüyor. Bazı kritik bölgelerde yapılaşmanın sınırlandırılması veya alanın tamamen açık bırakılmasının; taşkın alanlarının park, su tutma alanı veya yeşil koridor olarak korunmasının hem ekonomik hem de toplumsal açıdan değer taşıdığını belirtiyor.

Sonuç olarak Tüzmen, afetlere dirençli kentlerin ancak yer seçimi, zemin etüdü, havza temelli planlama ve sıkı denetimle mümkün olacağını; bu bilinçle hareket edilmezse benzer felaketlerin tekrar edebileceğini uyarıyor.

Tarkan Tüzmen — DAİMFED Genel Başkan Vekili ve İstanbul Şube Başkanı.

DOĞU AKDENİZ İNŞAAT MÜTEAHHİT BİRLİKLERİ FEDERASYONU (DAİMFED) GENEL BAŞKAN VEKİLİ VE İSTANBUL...

DOĞU AKDENİZ İNŞAAT MÜTEAHHİT BİRLİKLERİ FEDERASYONU (DAİMFED) GENEL BAŞKAN VEKİLİ VE İSTANBUL ŞUBE BAŞKANI TARKAN TÜZMEN, "HER ARAZİ YAPILAŞMAK ZORUNDA DEĞİL" DEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Hasan Polat

Selam, ben Hasan Polat. 24 yaşındayım, Ankara'dan yazıyorum. aksiyon.com.tr Finans ekibindeyim. Ben yeni nesil finans uzmanıyım; kripto paralar, borsa ve girişimcilik üzerine yoğunlaştım. Risk almayı severim, hızlı düşünürüm ve genç yatırımcılara hitap ederim.