kekova açıklarında 4 bin yıllık batığın sırları gün yüzüne çıkıyor

Kekova açıklarında bulunan 4 bin 400-4 bin 700 yıllık amforalar, Anadolu'nun deniz ticaretini ve denizcilerin gündelik yaşamını bulgularıyla aydınlatıyor.

Yayın Tarihi: 14.10.2026 10:32
Güncelleme Tarihi: 14.10.2026 10:32

kekova açıklarında 4 bin yıllık batığın sırları gün yüzüne çıkıyor

Kekova kazılarında bulunan amforalar Anadolu denizciliğine yeni pencere açtı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'nın Kekova Adası açıklarında yürütülen su altı kazılarında ortaya çıkarılan amforaların, dünyanın en eski batığına ait izler taşıdığını belirtti. Bakanlığın ve araştırma ekibinin devam eden çalışmaları, Doğu Akdeniz'deki erken dönem deniz ticaret ağlarının daha net anlaşılmasına olanak sağlıyor.

2026 yılında, Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında ve bilimsel sorumluluğu Doç. Dr. Hakan Öniz tarafından yürütülen kazılarda çıkarılan örnekler, amforaların yaklaşık 4 bin 400-4 bin 700 yıllık olduğunu gösterdi. Bu buluntular, Anadolu'nun denizcilik tarihine ilişkin çok katmanlı veriler sunuyor.

Köken ve ticari bağların göstergeleri:

Kabların üzerinde yapılan kil analizleri, üretim yerinin muhtemelen Ürdün Vadisi'ndeki atölyeler olduğunu işaret ediyor. Benzer amforalara Giza, Saqqara ve Abusir çevresinde, Troya ve Girit'te de rastlanması, dönemin limanları arasında yoğun bir mal dolaşımı olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, batığın bir Levant limanından hareket ederek Troya veya Girit yönüne ilerlemiş olabileceği ihtimalini değerlendiriyor.

Günlük yaşamı gösteren küçük ama önemli izler:

Kazılarda öne çıkan buluntulardan biri, üzerinde dokuz ayrı işaret bulunan ve gövdesinde iki delik yer alan bir amfora oldu. Bu kabın, peynir veya tereyağı yapımında kullanılan bir yayık işlevi görmüş olabileceği düşünülüyor. Böyle bir kullanım, denizcilerin uzun seferlerde gemide keçi bulundurup süt sağdıklarını ve kendi süt ürünlerini ürettiklerini düşündürüyor.

Bu bulgu, batığı sadece ticari yükler taşıyan bir araç olarak görmekten öte, denizcilerin beslenme biçimleri ve seyahat koşullarına dair doğrudan kanıt sağlıyor. Amforaların taşıdığı izler, dönemin lojistiği, depolama biçimleri ve kültürel etkileşimlerine dair somut veriler sunuyor.

Bakanlık ve kazı ekibi, su altındaki kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü vurguladı. Araştırmayı yürüten ekip, buluntuların analizini derinleştirerek bölgesel ticaret ağlarının haritalanması için ek veriler elde etmeyi hedefliyor.

Kekova'da ortaya çıkan bu batık, Doğu Akdeniz'in erken dönem denizciliğini, ticari bağlantılarını ve denizcilerin gündelik yaşam pratiklerini bir arada gösteren nadir örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Araştırmalar ilerledikçe, amforaların üretim merkezleri, rota izleri ve taşınan ürünlerin niteliği hakkında daha ayrıntılı sonuçlar bekleniyor.

DÜNYANIN EN ESKİ BATIĞI KEKOVA'DA BULUNDU

DÜNYANIN EN ESKİ BATIĞI KEKOVA'DA BULUNDU

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.