Kayseri'nin tarihsel deprem belleği ve bilinmeyen enerji dağılımları

Prof. Dr. Hüsnü Serdar Akyüz, 1717 ve 1835 depremlerinin faylardaki enerji boşalımının kesin olarak tespit edilemediğini ve kapsamlı araştırma gerektiğini söyledi.

Yayın Tarihi: 09.10.2026 20:19
Güncelleme Tarihi: 09.10.2026 20:19

Kayseri'nin tarihsel deprem belleği ve bilinmeyen enerji dağılımları

panelde ortaya konan veriler ve tarihsel izler:

TMMOB Kayseri İl Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen Kayseri Deprem Paneli, Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Panelde deprem bilimciler kentteki depremsellik ve tarihsel hasar izlerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Prof. Dr. Hüsnü Serdar Akyüz, Kayseri’nin çok eski bir yerleşim olduğunu, kentteki tarihi yapıların geçmiş depremlerden etkilendiğini ve özellikle Ulu Cami ile Gülük Camii gibi yapılar üzerinde bu izlerin görüldüğünü belirtti.

Akyüz, Ulu Cami ve Gülük Camii’ne ilişkin kayıtların 1205 yılı depremine atıf yaptığını, Gülük Camii’nin 1335 depreminde kısmen yıkılıp sonra onarıldığını aktardı. Ancak hangi fayın bu olaylara neden olduğunun kesin olarak tespit edilemediğini vurguladı.

1717 ve 1835 depremlerine dair belirsizlikler:

Prof. Dr. Akyüz, 1717 ve 1835 yıllarında Kayseri’yi etkileyen büyük depremlerin tarihsel kayıtlarda yer aldığını, ancak bu olayların büyüklüğü ve fayların ne ölçüde kırıldığı konusunda önemli soru işaretleri bulunduğunu söyledi. 1717 depremine ilişkin farklı kaynaklarda 5 bin ile 8 bin arasında can kaybı rakamları olduğu, 13 Ağustos 1835 depreminde ise can kaybının 600 ile 1.064 arasında aktarıldığı bilgileri paylaşıldı.

Akyüz, dönemin tasvirlerinde "Erkilet Fayı kırıldı" gibi ifadeler ile Erciyes Dağı’ndan blokların düştüğüne ve dumanların gökyüzünü kapladığına dair betimlemeler bulunduğunu ancak tarihi kayıtlarda yüzey kırığına ilişkin net bir bilgi yer almadığını belirtti: "Eğer bir yüzey kırığı olsaydı, o kırığı da bize söylerlerdi. Bu da bize şunu söylüyor; burada bir deprem oldu fakat yüzeyi kıracak şekilde bir deprem değildi."

Bu nedenle Akyüz, 1717 ve 1835 depremlerinin ardından faylardaki enerjinin tamamının boşalıp boşalmadığının bilinmediğini vurgulayarak, "Hem 1717 hem de 1835 depremleri için bu soruların cevaplanması gerekir. Şu an için bu sorunun cevabını veremiyoruz" dedi.

fay zonu hızı ve bölgesel deprem karakteri:

Panelde Erciyes ve Erkilet faylarının Orta Anadolu Fay Zonu içinde değerlendirilmesi gerektiği, bu zonun Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fayları kadar hızlı hareket etmediği ifade edildi. Akyüz, Orta Anadolu Fay Zonu'ndaki yıllık hareketlerin yaklaşık 1 milimetre civarında olduğunu, bunun Kuzey Anadolu Fayı’nın yaklaşık 20 katı kadar yavaş kaldığını belirterek, bu yüzden bölgede sık depremler beklenmediğini kaydetti.

Geçmiş depremlerin ayrıntılı araştırılmasının önemine dikkat çeken Akyüz, fayların düzenli ya da düzensiz aralıklarla kırılıp kırılmadığının, tekrarlanma aralıklarının ve tetikleme mekanizmalarının bilimsel yöntemlerle belirlenmesi gerektiğini söyledi.

bilimsel veri eksikliği ve toplumun algısı:

Depremin doğal bir olay olduğunu, engellenemeyeceğini belirten Prof. Dr. Akyüz, bilimsel veriler olmadan yapılan tahminlerin bilgi kirliliğine neden olduğunu vurguladı: "Muhtemel bir depremin büyüklüğünü, zamanını bilimsel verilerle söyleyebiliriz. ’Ben böyle tahmin ediyorum’ demekle hiçbir yere varamayız."

Akyüz ayrıca günümüzde çok sayıda kişinin bilimsel dayanağı olmayan öngörülerde bulunduğuna dikkat çekerek, "Ama günümüzde maalesef herkes deprem uzmanı oldu ve her yer için bir tahminde bulunuyor" ifadelerini kullandı.

TMMOB Kayseri İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şube Başkanı Süleyman Varol, mücadelenin depremin kendisiyle değil, deprem karşısındaki kırılganlıkla olması gerektiğini belirtti. Varol, 6 Şubat 2023 depremlerinin ağır bir ders olduğunu, risklerin belirlenmesi ve bilimsel verilerin ortaya konmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ise küresel ve bölgesel fay hareketlerine değinerek, zemin şartları ve yapı kalitesinin afet sonuçlarını belirlediğini, bunun için şehirlerin "dirençli" hale getirilmesinin önemini sözlerine ekledi. Vali Yardımcısı Ömer Tekeş de çalıştayın önemine işaret ederek emeği geçenlere teşekkür etti.

DEPREM BİLİMCİ PROF. DR. HÜSNÜ SERDAR AKYÜZ; KAYSERİ’NİN TARİH BOYUNCA ÖNEMLİ DEPREMLERDEN...

DEPREM BİLİMCİ PROF. DR. HÜSNÜ SERDAR AKYÜZ; KAYSERİ’NİN TARİH BOYUNCA ÖNEMLİ DEPREMLERDEN ETKİLENDİĞİNİ BELİRTEREK, 1717 VE 1835 YILLARINDA MEYDANA GELEN DEPREMLERİN ARDINDAN FAYLARIN NE KADAR ENERJİ BOŞALTTIĞININ HENÜZ NET OLARAK ORTAYA KONULAMADIĞINI SÖYLEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!