Kazı çalışmaları ve keşfin boyutu:
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından duyurulan buluntu, Sivas Yıldızeli sınırlarındaki Kayalıpınar (antik Samua) kazılarında 2026 sezonunda gün ışığına çıkarılan belgelerle gündeme geldi. Bu yıl ortaya çıkarılan 131 çivi yazılı tablet ve parçası, 2025'te bulunan 53 parça ile birlikte arşivdeki belge sayısını 184'e ulaştırdı. Kazıların başında olan ekip, arşivin 21. yüzyılda bulunan en kapsamlı Hititçe kraliyet arşivi niteliğini taşıdığını değerlendiriyor.
Arkeolojik ve kurumsal bağlam:
Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle 2021’den bu yana Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü tarafından, Doç. Dr. Çiğdem Maner başkanlığındaki ekip tarafından yürütülüyor. Buluntuların tarihsel çerçevesi Kral II. Tudhaliya dönemine işaret ediyor ve belgeler Hititçe ile Hurrice kaleme alınmış olması nedeniyle dil, bürokrasi ve kâtiplik kültürüne ilişkin veri zenginliği taşıyor.
Arşivin içeriği ve sağladığı bilgiler:
Salgın kayıtları ve kraliyet kaygıları:
Arşivde dikkat çeken metinler arasında, şehirden şehre yayılan ve özellikle çocuklar ile bebekleri etkileyen yüksek ateşli bir salgına ilişkin kayıtlar yer alıyor. Tabletlerde, salgının kraliyet ailesinde yarattığı endişe; bebek ve küçük prens/prenseslerin sağlık durumlarının fal yöntemiyle izlenmesi, geleceklerinin kehanetlerle sorgulanması şeklinde belgelenmiş. Bir kayıtta, henüz anne sütüyle beslenen bir bebek prensesin hasta olduğu ve sağlık durumunun büyük bir titizlikle değerlendirildiği; başka bir metinde ise aynı prensesin yaşamını yitirdiği ve ona ilişkin cenaze ritüelinin kayda geçtiği belirtiliyor. Tabletlerin birinde hastalığın Ziulila adlı kentte başladığına dair notlar bulunuyor.
Askerî yazışmalar ve bölgesel tehditler:
Arşiv yalnızca sağlık ve dinî pratikleri yansıtmakla kalmıyor; Hitit devletinin askerî gerilimlerini de beyan ediyor. Batı Anadolu'daki generaller tarafından Amua'dan gönderildiği anlaşılan bir mektup, bölgenin düşman güçleri tarafından çevrildiğini bildiriyor. Generaller, kraldan asker, at ve savaş arabası desteği talep ederken, yardımın ulaşmaması hâlinde ordunun yok olabileceği uyarısında bulunuyor ve olası sonuçlardan sorumluluk kabul etmeyeceklerini belirtiyorlar. Bu tür yazışmalar dönemin diplomasi ve lojistik gerçeğine doğrudan ışık tutuyor.
Kehanet ve kuş falı uygulamalarına dair yeni veriler:
Arşivde yer alan kuş falı kayıtları, falcıların izledikleri güzergâhları, konakladıkları kentleri ve gözlemledikleri kuşları günlük düzeninde kaydettiğini gösteriyor. Bu belgeler, Hititlerin kehanet-pratiklerinin uygulama biçimleri ve yorum yöntemleri hakkında daha önce bilinmeyen ayrıntılar sunuyor; falcıların sahaya çıkış biçimleri ile saray arasındaki iletişim ağlarını görünür kılıyor.
Arşivin tarihî ve bilimsel önemi:
Kayalıpınar'da bulunan belgeler, yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesine tarihlenerek devlet yönetimi, askerî harekâtlar, dinî ritüeller, katiplik kültürü ve dil gelişimine dair özgün kaynak sağlıyor. Hititçe ve Hurrice metinlerin birlikte yer alması, dönemin çokdilli bürokratik yapısını ve bölgesel etkileşimleri araştıranlar için önemli veri sunuyor. Kazı ekibinin değerlendirmesi, bu arşivin 21. yüzyılda ortaya çıkarılan en kapsamlı Hititçe arşiv olduğuna işaret ediyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile kazı ekibi, bulunan tabletlerin konservasyonu, çözümlemesi ve yayımlanması sürecini sürdüreceklerini açıklıyor. Elde edilen belgelerin çözümlemesi; Hitit tarihi, dilbilimi ve dinî uygulamalar hakkında mevcut bilgilere somut katkılar yapması bekleniyor. Bu keşif, Anadolu'nun binlerce yıllık hafızasını gün yüzüne çıkarma çabalarına yeni ve zengin bir kaynak ekliyor.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY