İzmir'in yeraltında 5 bin yıllık miras: Smyrna’da planlı kent ve gümüş hazinesi

Smyrna (Bayraklı Höyüğü) kazıları, M.Ö. 7. yüzyıl ızgara kent planını, harçsız sur sistemini ve 5 bin yıllık, 406 g ağırlığındaki gümüş hazinesini ortaya koyuyor.

Yayın Tarihi: 14.10.2026 09:27
Güncelleme Tarihi: 14.10.2026 10:17

İzmir'in yeraltında 5 bin yıllık miras: Smyrna’da planlı kent ve gümüş hazinesi

Kazıların kapsamı ve tarihsel önemine genel bakış

Smyrna Antik Kenti olarak anılan Bayraklı Höyüğü'nde sürdürülen arkeolojik kazılar, İzmir'in en eski yerleşim katmanlarını aydınlatıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle Ege Üniversitesi adına yürütülen çalışmalara, İzmir Büyükşehir Belediyesi 2014'ten beri düzenli destek sağlıyor. Kazılar, yerleşimin kuruluşundan gelişmiş bir liman kentine dönüşmesine kadar uzanan süreci belgeleyerek bölgenin mimari, ekonomik ve toplumsal yapısına ilişkin önemli veriler sunuyor.

Binlerce yıllık planlı kent yaşamı

Kazılarda, milattan önce 7. yüzyıldan itibaren gelişen planlı yerleşim düzeninin izleri öne çıkıyor. Birbirini dik kesen sokaklar, yapı adaları, ayrılmış üretim ve kamu alanları ile atık su kanalları, antik Smyrna'da yalnızca konutların değil, ortak yaşamın ve altyapının da sistematik olarak tasarlandığını gösteriyor. Bu buluntular, ızgara planlı kent modelinin antik dünyadaki erken örnekleri arasında Smyrna'nın yer aldığını işaret ediyor.

Athena Caddesi ve kamu yapıları:

Antik kentin ana ulaşım akslarından biri olan Athena Caddesi, adı aynı alandaki Athena Tapınağı'ndan geliyor. Caddenin, doğudaki anıtsal giriş kapısına bağlandığı ve M.Ö. 7. yüzyıldan M.Ö. 4. yüzyıl sonlarına kadar aynı doğrultuda kullanıldığı belirlendi. Prof. Dr. Aylin Ümit Erdem, bu yapılaşmayı değerlendirirken şu görüşü aktarıyor: “Bayraklı Höyüğü’ndeki mimari verilere baktığımızda, özellikle milattan önce 7. yüzyıldan itibaren gelişmiş bir şehir planının varlığını görüyoruz. Ana caddeleri dik kesen ara sokaklardan oluşan, bugün ızgara planlı yerleşim modeli olarak tanımladığımız bir düzen söz konusu. Yollar arasında kalan alanların belirli işlevlere hizmet ettiğini, kamu ve üretim alanlarının ayrı şekilde planlandığını söyleyebiliriz.”

Savunma sistemleri ve mühendislik çözümleri

Kazılarda, savunma duvarlarının farklı evreleri tespit edildi. En erken evre M.Ö. 9. yüzyıla, ikinci evre M.Ö. 8. yüzyıla, son evre ise M.Ö. 7. yüzyıla tarihleniyor; bu katmanlar kentin zaman içinde yıkım, onarım ve yeniden inşa süreçlerinden geçtiğini gösteriyor. Smyrna'da tespit edilen savunma hattı ve anıtsal giriş kapısı mimari açıdan özgün özellikler taşıyor.

Harçsız inşa tekniği:

Prof. Dr. Erdem, savunma duvarlarıyla ilgili bulguları şöyle aktarıyor: “Savunma duvarlarına baktığımızda taş blokların arasında harç veya beton gibi bir sistem bulunmadığını görüyoruz. Duvarlar, taşların birbirine kilitlenmesiyle oluşturuluyor. Özellikle milattan önce 7. yüzyıl evresinde taşların birbirine çok daha iyi geçtiğini görüyoruz. Duvarı güçlendirmek amacıyla alt ve üst örgü arasında bir miktar eğim verilmiş.” Doğu savunma hattında, tek kuleyle desteklenen ve rampalı bir yolla bağlanan anıtsal giriş sistemi dikkat çekiyor.

Altyapı, üretim ve günlük yaşam

Smyrna'da kent planının altyapı ile birlikte düşünüldüğü; evlerin içinden geçen atık su kanalları ve anıtsal giriş kapısının altında yer alan büyük su kanalının bunun kanıtları olduğu belirtildi. Doğu kesimdeki teras duvarlarının su yönetimi ve taşkın önleme amacıyla düzenlenmiş olabileceği değerlendiriliyor. Bu altyapı çözümleri, yerleşimin arazi koşullarına ve su kaynaklarına yönelik mühendislik yaklaşımlarını gösteriyor.

Gündelik yaşama dair veriler de yoğun: kazılarda bulunan buğday, arpa, öğütme taşları, depolama kapları ve hayvan kemikleri tarım ve hayvancılığın önemini vurguluyor. Ayrıca ocaklarda ve küllü alanlarda rastlanan yanmış deniz kabukları, deniz ürünlerinin antik Smyrna sofralarında yer aldığını ortaya koyuyor.

Ekonomi, zanaat ve ticaretin izleri

Smyrna'da dokumacılık, metal işçiliği ve ticaretin güçlü izleri bulunuyor. Pişmiş toprak ve taştan ağırşaklar ile dokuma ağırlıkları, dokumacılığın üretimde önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor. Prof. Dr. Erdem'in vurguladığı gibi, arkeolojik veriler Bayraklı'nın tarım, hayvancılık ve hem kara hem deniz ticaretinde önemli bir merkez olduğuna işaret ediyor ve kentin Anadolu içleri, Kıta Yunanistan, Ege adaları, Balkanlar ile Levant kıyılarıyla ilişkilerini destekliyor.

2019 gümüş takı hazinesi:

Smyrna kazılarının belki de en çarpıcı buluntusu, 2019'da Erken Tunç Çağı tabakalarında bir çömleğin içine yerleştirilmiş olarak bulunan yaklaşık 406 gram ağırlığındaki gümüş takı topluluğu oldu. İçinde spiral yüzükler, alın bantları ve granül tekniğiyle yapılmış örneklerin yer aldığı bu hazine, dönemin değerli maden işçiliği, temini ve dağıtımına dair ipuçları sunuyor. Prof. Dr. Erdem, buluntunun Bayraklı'nın erken dönem ekonomik ilişkilerini ve üretim kapasitesini anlamada çok önemli olduğunu belirtiyor: “Gümüşün temin edilmesi, işlenmesi ve dağıtılması, gelişmiş bir üretim faaliyetinin varlığına işaret ediyor.”

Homeros bağlantısı ve 2026 hedefleri

Antik kaynaklarda Homeros'un M.Ö. 8. yüzyılda Smyrna'da yaşadığına dair aktarımlar bulunuyor; bu olası ilişki, Bayraklı Höyüğü'nün o dönemdeki kent konumunu vurguluyor. Prof. Dr. Erdem, ziyaretçilerin burada Homeros'un kentin sokaklarında dolaştığını hayal edebileceğini söylüyor.

2026 kazı çalışmaları, yerleşimin kuruluş tarihine ve savunma sisteminin evrelerine dair yeni veriler elde etmeyi amaçlıyor. Erdem, son yıllardaki kazılarla Erken Tunç Çağı tabakalarında daha derine inildiğini ve önce iki evreli olduğu düşünülen yerleşimin altı evreli bir mimari süreç içerdiğinin ortaya konduğunu aktarıyor. 2026 sezonunda Tunç Çağı tabakaları, M.Ö. 4. yüzyıla tarihlenen büyük bir kamu yapısı ve kentin kuzey savunma hattında yoğunlaşılacak; hedef, kentin sınırlarını ve savunma hatlarının kronolojisini netleştirmek. Kazılardan elde edilen bulgular, İzmir’in binlerce yıllık geçmişinin restorasyonuna ve yorumlanmasına katkı sunmaya devam ediyor.

SMYRNA ANTİK KENTİ’NDE YÜRÜTÜLEN KAZILAR, 2 BİN 700 YIL ÖNCEKİ PLANLI ŞEHİR YAŞAMINI VE YAKLAŞIK 5...

SMYRNA ANTİK KENTİ’NDE YÜRÜTÜLEN KAZILAR, 2 BİN 700 YIL ÖNCEKİ PLANLI ŞEHİR YAŞAMINI VE YAKLAŞIK 5 BİN YILLIK GÜMÜŞ TAKI HAZİNESİNİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARIYOR.

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.