Hafriyat yönetiminde yeni yaklaşım
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentte oluşan hafriyat toprağının kontrolsüz şekilde doğaya bırakılmasını engellemek ve kullanım ömrünü tamamlayan döküm sahalarını yeniden kazanmak için kapsamlı bir yönetim sistemi uyguluyor. Egeşehir AŞ Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmada, hafriyatın kayıtlı, kontrollü ve denetimli sahalara taşınması sağlanıyor. Bu yaklaşımın temel hedefleri; görüntü ve çevre kirliliğini azaltmak, toprak ve su kaynaklarının kirlenmesini önlemek ve şehir ölçeğinde veri tabanlı bir yönetim kurmak olarak öne çıkıyor.
taşıma ve denetim süreçleri:
Taşıma süreci Hafriyat Yönetim Bilgi Sistemi üzerinden yürütülüyor. Hafriyat üreticileri ve nakliyeciler sisteme kayıt yaptırıyor; taşınacak malzemenin kaynağı, ada-parsel bilgisi, miktarı ve kullanılacak araçlar sisteme işleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri belgeleri kontrol ettikten sonra taşıma işlemi başlatılıyor. Sistem, plaka tanıma teknolojisiyle belge numaralarını araçlarla eşleştiriyor ve kantar üzerindeki kameralarla kamyonların taşıdığı malzeme denetleniyor. Dorseler açılarak yükün niteliği inceleniyor; sahaya uygunsuz veya sakıncalı malzeme tespit edildiğinde kamyon sahadan çıkmadan içerik iş makineleriyle ayrıştırılarak geri gönderiliyor. Böylece depolama sahalarına yalnızca uygun nitelikteki hafriyat kabul ediliyor.
kemalpaşa sütçüler sahası ve giriş verileri:
Orman Genel Müdürlüğü'nden 5 yıllığına devralınan Kemalpaşa Sütçüler Hafriyat Toprağı Depolama Sahası, İzmir’in en geniş ve en aktif kullanılan deposu olarak öne çıkıyor. 154 bin 743 metrekare kapasiteye sahip bu sahaya Kasım 2025’ten bu yana 1 milyon 86 bin 300 ton hafriyat kabul edildi ve sahaya 42 bin 263 araç giriş yaptı. Günlük ortalama 250 ila 400 aracın giriş yaptığı alanda denetim, araç alana ulaşmadan başlıyor; böylece kontrolsüz dökümlerin önüne geçilmesi hedefleniyor.
kaçak dökümlerin riskleri ve amaçlanan sonuçlar:
Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Sinem Çok, alan kapasitesinin 5 milyon metreküpün üzerinde olduğunu ve kapasitenin yaklaşık yarısının kullanıldığını belirtirken, çalışmanın iki temel amacını şu sözlerle özetliyor: "Bu sahalar oldukça önemli. Amacımız kaçak dökümleri engellemek, vatandaşı yasal sahalara yönlendirmek. İkincisi dijital veri altlığı hazırlamak istiyoruz. Şehrin hangi bölgesinden ne kadar miktarda geliyor, bunu belirleyebilmek istiyoruz. Kurumsal bellek oluşturmak istiyoruz."
Çok, kaçak dökümün çoğunlukla yalnızca görüntü kirliliği olarak değerlendirildiğine dikkat çekerek sorunun boyutlarını genişletiyor: "Bu atıklar önce dere yataklarına, orman alanlarına veya kullanılmayan tarım arazilerine dökülüyor. Başta görüntü kirliliği ve çevre kirliliği oluşturuyor. Bu sadece hafriyat toprağı değil, inşaat yıkıntı atığı, asbest sıkıntısı var. Karışık malzeme geldiğinde yer altı sularına, dolayısıyla günlük kullandığımız şebeke suyuna, deniz sularına varana kadar her şeyi etkileyebilecek durumda. Dolayısıyla kaçak döküm kentler açısından büyük bir sıkıntı. Kaçak döküm konusunda hepimizin bilinçli olması gerekiyor."
saha rehabilitasyonu ve ağaçlandırma:
Sütçüler sahasında yürütülen işlemlerin önemli bir ayağı da kullanım süresi dolan sahaların yeniden doğaya kazandırılması. Çok, Sütçüler sahasının geçmişte taş ve maden ocağı olarak kullanıldığını belirterek, sahaların dolum sonrasında bahçe toprağıyla kaplanıp ağaçlandırılarak Orman Bölge Müdürlüğü’ne orman alanı olarak teslim edileceğini vurguluyor: "Zaten koca bir obruk halinde devralıyoruz biz burayı. Orası eski haline geri dönsün diye oradayız. Dolumlar da Orman Bölge Müdürlüğü’nden aldığımız izinler doğrultusunda yapılıyor. Nihayetinde obruk gibi açılmış, muhteviyatı bozulmuş alanı biz tekrar ağaçlandırarak halkın, vatandaşın kullanımına geri sunmuş oluyoruz."
şehir çapında depolama ağı ve ağaçlandırma verileri:
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sütçüler’in yanı sıra ilçelerdeki diğer depolama sahalarını da etkin kullanıma aldı. Menderes Küner sahası 73 bin metrekare, Ataköy 24 bin 750 metrekare, Dikili Deliktaş 16 bin metrekare kapasiteye sahip olup, Dikili Deliktaş sahası 4 Mayıs 2026 tarihinde aktif hale getirildi. Ayrıca Bergama'da 122 bin metrekarelik bir alan bulunuyor. Bu depolama ağının etkin işletilmesiyle hem hafriyatın güvenli yönetimi sağlanıyor hem de kontrolsüz dökümlerin çevreye vereceği zararlar azaltılıyor.
Belediyenin ağaçlandırma çalışmaları da paralel yürütülüyor. Kullanım ömrünü tamamlayan döküm sahaları, ağaçlandırılarak yeniden yeşil alanlara dönüştürülüyor. Kent genelinde bugüne kadar toplam 963 bin 624 metrekarelik alanda 106 bin 390 fidan toprakla buluşturuldu. Ağaçlandırma çalışmaları Kasım 2012'de Evka-7 Döküm Sahası'nda başlayıp farklı sahalarda genişleyen bir programla sürdü. Örnek olarak; Bornova Gökdere sahasında 189 bin 205 metrekareye 18 bin 325 fidan, Şeytanderesi'nde 281 bin 865 metrekareye 46 bin 947 fidan dikildi, ve Şubat 2026'da Yelki Çalıca Tepe sahasında 125 bin 203 metrekareye 19 bin 792 fidan dikimi gerçekleştirildi.
Uygulanan kayıt, denetim ve rehabilitasyon mekanizmaları, hafriyatla ilgili riskleri azaltmaya ve kentte sürdürülebilir yeşil alanları artırmaya odaklanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin modeli, hem teknik denetime dayanan lojistik çözümler hem de kullanım ömrü tamamlanan sahaların ekosisteme geri kazandırılması yönüyle kent ölçeğinde bütünsel bir müdahale örneği sunuyor.
İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI CEMİL TUGAY