Program ve bakanın vurguları:
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığında düzenlenen ‘İlimle, İrfanla, Başarıyla: 75 Yıl’ temalı program ve ‘6. Başarılı Örnekler Sergisi’ne katılarak imam hatip okullarının yakın tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tekin, konuşmasında özellikle 28 Şubat dönemi uygulamaları, son yıllarda yapılan düzenlemeler ve eğitimdeki ölçülebilir gelişmelere dikkat çekti.
Bakan Tekin, imam hatip okullarının yeniden güçlenmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın belirgin bir rol oynadığını ifade ederek, "İmam hatip okullarını üçüncü kez açan kişi Recep Tayyip Erdoğan’dı. İmam hatip okullarının üçüncü kurucusu Cumhurbaşkanımızdır" dedi ve bir imam hatip mezunu olarak Cumhurbaşkanına teşekkür etti.
Tarihsel arka plan:
Tekin, imam hatip okullarının Türkiye eğitim sistemindeki değişimlerini tarihsel bağlamıyla anlattı. 1930’lu yıllarda tek parti döneminde bu okulların kapatıldığını, 1947’de CHP kurultayındaki tartışmaların ardından 1950 seçimleriyle Demokrat Parti iktidara gelince; Tevfik İleri'nin Milli Eğitim Bakanı olması ve Mahmut Celalettin Ökten'in girişimleriyle 1951'de imam hatip okullarının ikinci kez açıldığını aktardı.
Bakan, toplum talebinin okulların açılmasında belirleyici olduğunu ve 1990'ların ikinci yarısına gelindiğinde lise öğrencilerinin dağılımında meslek liselerine ve imam hatiplere yönelik kaydın belirginleştiğini söyledi: "1990’lı yılların ikinci yarısına gelindiğinde Türkiye’de yaklaşık olarak 100 lise öğrencisinin yaklaşık 40 tanesi meslek lisesine, yaklaşık 10 tanesi imam hatip okullarına gider hale gelmiştir."
28 Şubat sürecinin etkileri:
Tekin, 28 Şubat 1997 sürecinin imam hatip okullarına yönelik kısıtlamalar getirdiğini belirterek, o dönemde askeri çevrelerin eğitim politikalarına müdahalesine dikkat çekti. Bakanın aktardığına göre 1997 gecesi alınan kararlarla ortaokullar kapatılmış ve aynı dönemde katsayı engeli getirilmiştir; bu uygulamalar imam hatiplerin önünde önemli engeller oluşturmuştur.
Bakan Tekin, bu tür müdahalelerin ardından eğitim alanında yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ve izleyen yıllarda atılan adımların hem altyapı hem de akademik nitelik açısından etkili olduğunu söyledi.
Eğitimde dönüşüm ve göstergeler:
Tekin, 2014'ten itibaren imam hatip okullarında ve genel olarak tüm okullarda akademik niteliği, kaliteyi, insan kaynağını ve fiziki altyapıyı güçlendiren adımlar atıldığını belirtti. Bu çabaların ülke genelindeki eğitim sonuçlarına da yansıdığını vurguladı.
Bakan, Türkiye'nin uluslararası değerlendirmelerdeki konumuna işaret ederek, 2003 yılında OECD tarafından yapılan PISA sınavında 38 OECD üyesi ülke arasında ilk 30'a giremediğini, ancak son açıklamalarda (8 Eylül'de belirtilen sınavda) 91 ülke arasında ilk 15 içinde yer alındığını söyledi. Tekin, bu iki dönem arasındaki değişimi karşılaştırmanın Türkiye'nin eğitimde kat ettiği mesafeyi göstermede önemli olduğunu belirtti ve "2002-2003 eğitim öğretim yılında bir derse düşen öğrenci sayısı ile 2026’daki rakamları koyduğunuzda Türkiye’nin nereye geldiğini görürsünüz" şeklinde konuştu.
Tekin ayrıca Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde milli ve manevi değerlerin müfredata dahil edildiğini, çocuklarda kardeşlik ve birlik bilincinin güçlendirilmesinin amaçlandığını ve toplumsal dayanışmanın genç nesillere aktarılmasının önemini vurguladı. Konuşmasında terörsüz Türkiye hedefinin de eğitim politikalarının odağında yer aldığını belirtti.
Programa ilişkin açıklamalar, imam hatip okullarının geçmişte yaşadığı kırılmalar ve son dönemdeki toparlanma sürecine dair bakanın değerlendirmelerini bir arada sunuyor. Tekin'in sözleri, okulların sadece dini eğitim veren kurumlar olmanın ötesinde akademik altyapı ve toplumsal dayanışma açısından da yeniden yapılandırıldığını öne çıkarıyor.
BAKAN TEKİN, İMAM HATİP OKULLARININ YENİDEN AÇILIŞININ 75. YIL DÖNÜMÜ DOLAYISIYLA DÜZENLENEN ‘İLİMLE, İRFANLA, BAŞARIYLA: 75 YIL' TEMALI PROGRAMINA KATILDI.