İklim değişikliğiyle mücadelede yerelden ulusala ortak çaba çağrısı

Ankara İklim Geçişi Forumu'nda Halil Hasar, emisyon azaltımı ve uyuma dayalı topyekün bir mücadele ile erken uyarı ve finans konusunda acil adım çağrısı yaptı.

Yayın Tarihi: 15.10.2026 14:43
Güncelleme Tarihi: 15.10.2026 14:49

İklim değişikliğiyle mücadelede yerelden ulusala ortak çaba çağrısı

Ankara İklim Geçişi Forumu başladı

Ankara'da iki gün sürecek İklim Geçişi Forumu, İklim Değişikliği Başkanlığı ev sahipliğinde bir otelde başladı. Foruma İklim Değişikliği Başkanlığı, Avrupa Birliği Delegasyonu, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), büyükşehir belediyeleri, uluslararası şehir ağları, finans kuruluşları, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, gençlik örgütleri, üniversiteler, TÜBİTAK ve AB Ortak Araştırma Merkezi'nden bilim insanları katıldı. Açılışta konuşan COP31 İklim Diplomasisi Baş Yetkilisi ve İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, iklim değişikliğinin artık teoriden çıkıp sahada hissedilen bir gerçek olduğunu vurguladı.

Hasar: iklim krizi artık saha gerçekleriyle konuşuluyor:

Hasar, iklim tartışmalarının geçmişte istatistiksel değerlendirmeler düzeyinde kaldığını; bugün ise belediyeler ve yerel yönetimlerin de sahada iklim krizinin etkilerini yaşayıp konuştuğunu söyledi. 1999-2001 dönemindeki konferans anısını aktaran Hasar, o dönemde birçok eleştiri olmasına rağmen bugünkü tabloda topyekûn bir hareket zorunluluğunun açığa çıktığını belirtti. Hasar konuşmasında, şehirlerin altyapı ve hizmetlerinin iklim kaynaklı risklere karşı yeniden düzenlenmesi gerektiğini; belediyelerin bu süreçte hem etkilenen hem de çözüm üreten aktörler olarak öne çıktığını ifade etti.

erken uyarı, adaptasyon ve emisyon azaltımı önceliği:

Hasar, Nepal'de yaşanan sel örneğini vererek erken uyarı sistemlerinin önemine dikkat çekti. Burada vurgulanan erken uyarının sadece teknolojik cihazlar değil, saha bilgisinin ve toplumsal koordinasyonun da içinde olduğu bir yaklaşım olduğunu belirtti. Örnek olarak bir öğretmenin 900 öğrenciyi hızlıca tahliye ederek hayat kurtarmasını aktardı ve verinin, bilimin yerel uygulamalara dökülmesinin hayati olduğunu söyledi.

Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine atıf yapan Hasar, 2015-2025 döneminin tarihin en sıcak 11 yılı olduğunu, 2026-2030 aralığında küresel ısının %90 olasılıkla 1,5 °C artabileceğini belirtti. Mevcut politikalar sürerse yüz yıl sonunda küresel ortalama sıcaklığın yaklaşık 2,8-3 °C artabileceğini, kötü senaryolarda ise 4-6 °C artışların görülebileceğini anlattı. Bu tablonun Türkiye ve Akdeniz havzası için çok daha sert etkiler anlamına geldiğini söyledi.

su rejimlerinden modelleme çözünürlüğüne:

Hasar, Türkiye özelinde 2024'ün kayıtlı tarihinin en sıcak yılı olduğunu, 2025'in ise 1964'ten bu yana en kurak yıllardan biri olabileceğini söyledi. Yağışlardaki değişkenlik ve ekstrem yağış olaylarının yeraltı suyu rejimini etkin şekilde besleyemediğini, yüzeysel akışın arttığını ve sel risklerinin yükseldiğini belirtti. Bu bağlamda iklim projeksiyonlarının çözünürlüğünü artırma ihtiyacına değindi: bugüne kadar üzerinde çalışılan 6 iklim modelinin beraber kullanıldığını, 100 kilometrekarelik hücrelere dayanan mevcut yaklaşımın belirsizlikler ürettiğini, bu belirsizlikleri azaltmak için 3 kilometre çözünürlüğe indirgenmiş ve yaklaşık 9 kilometrekare alanları tanımlayan modellemelerin geliştirilmekte olduğunu anlattı.

uyum finansmanı açığı ve COP31'de pilot uygulama:

Hasar, Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) 2025 tarihli uyum açığı raporunu gündeme getirerek, gelişmekte olan ülkelerin yıllık uyum finansman ihtiyacının 310–365 milyar dolar aralığında olduğunu, mevcut kamusal finans akışlarının ise sadece 26 milyar dolar seviyesinde kaldığını söyledi. Aradaki farkın onlarca kat olduğunu belirten Hasar, afet sonrası maliyetlerin önleyici yatırımlara kıyasla çok daha yüksek olduğunu vurguladı ve bilimsel verilerin uygulanabilir projelere dönüştürülmesinin önemine işaret etti.

Bu çerçevede Hasar, foruma katılan taraflarla adaptasyon uygulamalarını paylaşmayı ve COP31 kapsamında Antalya'da bir pilot çalışma göstererek uygulamalı çözümleri ortaya koymayı planladıklarını belirtti. Hasar, eylem gündeminin merkezinde bilim, adaptasyon ve uygulama odaklı iş birliklerinin yer aldığını söyledi.

paydaş çağrısı ve forumun gündemi:

Forumun açılış konuşmalarında UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Merino Dominguez ve Avrupa Birliği Delegasyonu İşbirliği Bölümü Başkanı Maria Louisa Wyganowski de söz aldı. Oturumlar boyunca şehir seviyesinden ulusal stratejilere, erken uyarı sistemlerinden finansman mekanizmalarına kadar kapsamlı bir gündem ele alınacak. Hasar'ın vurguladığı üzere, hem emisyon azaltımı hem de uyum kapasitesinin güçlendirilmesi eş zamanlı yürütülmezse risklerin yönetilemeyeceği ana mesajlardan biri olarak öne çıkıyor.

Forumu takip edecek kurumlar ve kent aktörleri, önümüzdeki dönemde bilimsel projeksiyonların sahaya aktarılması, finansman açığının kapatılması ve erken uyarı ile yerel kapasitenin güçlendirilmesi için somut adımlar üzerinde çalışacak. Hasar, başkanlık olarak bu sorumluluğu üstlendiklerini ve sonuç odaklı uygulamalarla mevzuat ve yatırım süreçlerine yön vermeyi hedeflediklerini ifade etti.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELEDE YEREL VE ULUSAL ADIMLARIN MASAYA YATIRILACAĞI ANKARA İKLİM GEÇİŞİ...

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELEDE YEREL VE ULUSAL ADIMLARIN MASAYA YATIRILACAĞI ANKARA İKLİM GEÇİŞİ FORUMU, ANKARA'DA BİR OTELDE BAŞLADI.

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!