Gaziantep’te laboratuvardan temizlik sektörüne: küçük bir başlangıcın büyüyen etkisi
Gaziantep’te özel hastanede laboratuvar teknisyeni olarak çalışan Seval Kutsal, kamuya atanamayınca mesleğini bırakıp kendi yolunu çizdi. Yanına aldığı iki pantolon ve bir gömlekle başladığı serüven bugün bir temizlik şirketinin yönetimine, sabit 15 çalışanla sürdürdüğü bir girişime dönüştü. Kutsal, sınırlı sermayeyle yola çıkarken proje hazırladı, çeşitli eğitimlere katıldı ve devletin sunduğu desteklerden faydalandı.
Sektör değişikliği ve devlet desteğinin rolü:
Kutsal, sağlık sektöründeki geçmişini arkada bırakarak hizmet sektörüne yöneldi. Başlangıçta dışarıdan şaşkınlık ve önyargılarla karşılaşsa da, pes etmedi. Kendi anlatımıyla, "iki pantolon, bir gömlek ütüleyerek çıktığım bu yolda yüzlerce, binlerce daire teslim ettik, ütü yaptık, kuru temizleme yaptık." Devlet destekleri sayesinde makinelerini yenileme ve işini ölçeklendirme imkânı buldu; proje yazarak her yıl verilen destekleri kullanması işin büyümesinde belirleyici oldu.
Kutsal, sektöre girerken karşılaştığı zorlukları saklamıyor: "Bana bu işi yapamazsın diyen çok fazla oldu. Çünkü benim de çok zorlandığım dönemler oldu. Fakat pes etmedim." Bu sürecin sonunda şirket, bugüne kadar yaklaşık 7 bin anahtar teslimi iş yaptıklarını belirtiyor; ayrıca kendi ilaçlarını üretme izni de alarak hizmet yelpazesini genişletti.
İstihdam ve kadınların ekonomik hayata katılımı:
Şirketin istihdam politikası da kuruluş amaçlarının önemli bir parçası. Kutsal, şu anki kadrosunun birçoğunu kadın sığınma evlerinden alıyor ve sabahları çalışanları alıp akşam bırakacak şekilde bir düzen kurduğunu aktarıyor. "Şu an sabit 15 mesai arkadaşım var. Bunların birçoğu kadın sığınma evlerinden geliyor. Bundan sonraki hedeflerim şubelerimi artırmak, istihdamı daha da çoğaltmak," diyor.
Çalışanların hayatlarında somut etkiler gözle görülür: Necla Kara, yedi yıldır şirkette çalıştığını, inşaat sonrası temizlik, dolap silme gibi işleri yaptığını ve kazancıyla oğlunu ve kızını evlendirdiğini, ev aldığını belirterek "Ayaklarımın üstünde duruyorum. Çok mutluyum. Seval Hanım’la biz anne-kız gibi geçiniyoruz," diyor.
Kübra Güler ise dört yıldır kuru temizleme bölümünde çalışıyor. Evlerden çıkarılamayan lekelerin, çarşaf, masa örtüsü ve perdelerin temizlendiğini anlatan Güler, "Çok sevimli, çok tatlı, çok vicdanlı ve merhametli bir patronumuz var. Ben tek başımayım, bir oğlum var. Buradan kazandığım parayla ona bakıyorum ve geçimimi sağlıyorum," diye konuşuyor.
Seval Kutsal’ın öyküsü, atanamamış bir sağlık çalışanının fırsatları değerlendirerek nasıl girişimciye dönüştüğünün örneğini sunuyor. Küçük bir başlangıç ve kararlı bir çabayla, hem kendi ayakları üzerinde duran bir işletme kuruldu hem de dar bir çevrenin ötesine geçip yüzlerce kadına iş imkânı sağlandı. Kutsal, yolculuğunu, "Başarı da zaten zordan geçiyor," sözleriyle özetliyor ve daha fazla şube ve istihdam hedefleriyle ilerlemeye devam ediyor.
KÜBRA GÜLER (SOLDA) VE SEVAL KUTSAL (SAĞDA)